İbrahim Karagül

İbrahim Karagül

Yeni Şafak
Gündem 147 yazı 6 takipçi

Erdoğan İsrail'i neden bu kadar korkutuyor Koro halinde saldırıyorlar. Sen 3 bin yılı unutmadın, biz yüzyılı mı unutacağız!

İsrailli yetkililer ısrarla; "Türkiye'nin İsrail'i yok etmek istediğini" söylüyor. Hemen her açıklamada, eski ve yeni siyasetçilerin tamamında, güvenlik çevrelerinin her ifadesinde, Netanyahu'nun sözlerinin hepsinde açık ya da gizli mesaj, cümle bu. Bunu da Cumhurbaşkanı Erdoğan'a bağlıyorlar, "Türkiye ile iyi geçiniriz ama Erdoğan tehdit" mesajı y

2028 Cumhurbaşkanlığı seçimi bin yıllık hesaptır. Türkiye iç barışının, coğrafya barışının, küresel sistemin kilit ismi Erdoğan'dır.

2017 yılından bu yana; dünyanın "Güçlü Liderler, Patron Devletler" dönemine girdiğini, İkinci Dünya Savaşı sonrası düzenin bittiğini, o dönemin ezberleri ile geleceğin dünyasını tahmin etmenin imkânsız olacağını, "güç tanımı"nın esas olduğunu, bu yüzden ülkelerin alabildiğine güce yatırım yapacağını yazıyorum. Bu dönemde bütün devletlerin merkezi i

Türkiye "Patron Devlet"tir, NATO ile sınırlandırılamaz! Ankara'daki zirve ittifakın "son büyük zirvesi"

Türkiye, ABD'den sonra ittifakın en büyük askeri gücü olarak bu zirveye çok büyük önem veriyor. Ankara'da neredeyse olağanüstü durum ilan edildi. Zirvenin Türkiye ve ittifak üyeleri için önemi, "zamanlama"ya ve dünyaya bakınca net biçimde ortaya çıkıyor. Sadece ev sahibi Türkiye için değil, bütün üyeler için bu zirve, bir dönüm noktası olarak tarih

ABD-İran barışı olsun ya da olmasın, "İsrail garnizonu" tasfiye edilecektir. "Yeni coğrafya"yı anlamayan

ABD ve İran arasında İsviçre'deki görüşmelerde gerçek bir anlaşmaya varırsa, coğrafyada nasıl bir güç haritası oluşacak Savaşla zayıflatılmış ve bölgesel gücü kırılmış İran'ın gücü artar mı, daha zayıflamış, kendi anakarasına sıkışmış bir devlet olarak mı kalır Ya da "ABD'ye karşı zafer kazanmış" bir devlet edası mı pazarlanır Ağır İran saldırıları

Trump İsrail'e direnebilir mi İsrail dışında ABD aklı var mı ABD-İsrail ilişkileri ayrışır mı Coğrafyanın sahipleri harekete

ABD ve Avrupa'nın İsrail için bu coğrafyaya ödettiği bedel bin yıl unutulmaz. Zarar vermedikleri tek bir devlet, canını yakmadıkları tek bir millet kalmamıştır. Coğrafyamızın son iki yüz yılda yaşadığı iki büyük yıkım vardır: Biri Birinci Dünya Savaşı ve sonrasının yıkımı. Diğeri 1950'lerden sonra İsrail için yeniden başlatılan ikinci yıkımdır. Dol

Trump İran'la barış ilan etti. Peki bu savaşı kim kazandı İsrail bu anlaşmayı sabote edecek. Çünkü bölgesel savaş planı

Savaş ilan etmenin de, barış anlaşması yapmanın da makul, ciddi sebepleri kalmadı. Söz konusu İsrail olunca, onu koruyan ABD olunca, sebepsiz savaşlar ilan edilebiliyor, dünyanın birçok ülkesi bu savaşa mahkûm edilebiliyor, savaşın acılarına katlanıyor. İran'a yönelik İsrail saldırısının hiçbir gerekçesi yoktu. Ortada bir sebep yoktu. Gazze'de soyk

İki dünyanın çarpışması: Batı'nın "Coğrafya imhası", Türkiye'nin "Coğrafya inşası." İki yüz yıl

Önceki gün, Türkiye ile Suudi Arabistan arasında; Türkiye, Suriye, Ürdün ve Suudi Arabistan'ı birbirine bağlayacak bir demiryolu mutabakatı imzalandı. Oldukça kapsamlı, Suriye'nin yeniden inşasını da içeren bun anlaşma, beş yüz milyar dolarlık bir ticaret potansiyelini barındırmanın ötesinde, çok daha kalıcı olan, coğrafya entegrasyonu için dev bir

Kudüs'e "Vali" atayacak mıyız "Valilik" ne ki.. Tarih nasıl akacak ona bak sen!

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi'nin; "İçten içe büyüttüğüm niyazım şuydu: Rabbim bana bir gün de olsa Kudüs Valiliğini nasip et" mesajı bu coğrafyanın ülküsünü, kalbindeki hasreti, akli ve vicdani hedefi yansıtır. 1917'de "Kudüs'ün düşmesi"nin yol açtığı travma, Gazze'de yapılan soykırım ile bir kez daha canlandı. Emperyalizmin Osmanlı'yı dağıtıp ül

Türkiye-İsrail savaşı çoktan başladı. Afrika, D. Akdeniz, Ege'den sonra Adriyatik ve Orta Asya'da. Arnavutluk'ta

Biz son yüzyılda çok ağır travmalar yaşadık. O kadar da büyük dersler çıkardık. "Bir milletin imhası", bir vatanın yok edilmesi, suskunlukla içimize gömdüğümüz milyonların soykırımı, büyük coğrafyanın her yerinde ödediğimiz bedeller, ihanetler ve içeriden saldırılar, yüz yıl boyunca kontrol altında tutulma hali, Anadolu'ya hapsedilmeler gibi...Altı

İmamoğlu projesi, "yeni nesil vesayet rejimi" denemesiydi. Önce İstanbul'u sonra Türkiye'yi alacaklardı.

Ekrem İmamoğlu Projesi, Türkiye için "yeni nesil" bir vesayet rejimi denemesiydi. Eskiyen vesayet kadro ve planlarının etkisizliği, tükenmişliği ortaya çıkmıştı. Bu proje bu yüzen; Ortadoğu ve Doğu Avrupa modeli lider üretme, popüler eğilimlerle besleme, bu lideri bayraklaştıracak kadrolar üretme, sonrasında da Türkiye'yi ABD-Avrupa ekseninde yenid

Bütün Batı'nın İsrailleştiğini göreceksiniz. Büyük savaşlar çıkaracaklar: Ukrayna-Rusya gibi, Yunanistan-Türkiye, Japonya-Çin

Bu kibirle, insanlık ailesini küçümseyerek, yeryüzünün kaynaklarına tek yanlı hakimiyet üzerinden bir kurgu yaptılar. Milletleri, devletleri, kültürleri yok saydılar. Tarihi yok saydılar. Güçlerinden o kadar emindiler ki, tarihin sonuna kadar bunun böyle devam edeceğini düşündüler. Ama imparatorluk coğrafyası, büyük güçler coğrafyası, şaşırtıcı bir

Artık vatan kavramı değişti. "Bize ait olan" iade edilmeli. Denizlere sahip çıkma zamanı. D. Akdeniz, Adalar Denizi

"Vatan" kavramı artık kara sınırlarıyla tanımlanmıyor. Bir ülkenin egemenlik alanı, kara sınırları ile ölçülmüyor. "Milli sınırlar" dediğimiz, çoğu zaman "ulus-devlet" ölçekli "ülke" tanımı bu yüzyılda ayakta kalmak için yetmiyor. Bu yüzden Türkiye, bu yüzyıla dönük güvenlik konseptini ihtiyaçlara göre yeniden belirledi. "Vatan" kavramını yeniden t