İbrahim Karagül

İbrahim Karagül

Yeni Şafak
Gündem 147 yazı 6 takipçi

İsrail'in kaç ülkede daha gizli askeri üssü bulunuyor Yarın "kimliği belirsiz füzeler" Adalar Denizi'nde

İsrail, ABD'nin Irak'taki gücünü paravan olarak kullanıyor, istediği yerde istediği gibi hareket ediyordu. Olayın asıl bu tarafı vahimdi. Coğrafyanın tamamına yayılan ABD üsleri ya da ABD askeri varlığı, İsrail'i coğrafyanın tamamında operasyonel hale getirecek bir altyapı sunuyordu.Öyleyse İsrail, ABD'nin olduğu her yerdeydi. Bunu biz zaten biliyo

Türkiye Yıldırımhan füzesini niye yaptı Bölgeden kıtaya, denizden okyanusa... Yeni test alanı Ege, Kıbrıs olacaktır! Türkiye

Artık tehditler sınırlarımızın sıfır noktasından gelmiyor. Onu yaşadık. On yıllarca hem içeride hem sınırlarımızın sıfır noktasında tehditlerle yüzleştik. Bunun en bariz örneği Suriye oldu, Irak oldu. Komşulardan gelen tehdit içeriye servis edildi. İçeride üretilen tehdit komşu topraklarda üslendi. Türkiye çok büyük bedeleler ödedi. Yıllarca, "kesi

İsrail "Türk-Avrupa" savaşı planlıyor. Yunanistan'ı da "cephe"ye sürüyor. Türkiye'ye saldırı

İsrail ve Yunanistan, hemen her gün Türkiye'yi hedef alan "tehdit ve saldırı cümleleri" kuruyor. Kıbrıs'ta, Adalar Denizi'nde, Trakya'da, Doğu Akdeniz'de "Türkiye'yi düşmanlaştırma, korku üretme", ABD ve Avrupa'yı bu yeni tehdide karşı harekete geçme planları uyguluyor. Rum Kesimi de bu cephe içinde. O da İsrail'i ve bütün Avrupa'yı Ada'ya taşıyor.

Peki bunlar neyin hazırlığı Onlar "cephe" kurarken biz Kudüs'ü kurtaracağız.. Sözlerimiz can yakacak.Tarih

İsrail, Yunanistan ve Rum Kesimi, son zamanlarda Fransa'yı da yanlarına alarak, Türkiye'nin batısında bir şeylere hazırlanırken, Doğu Akdeniz ve Ege'de Türkiye'ye kaşı savaş hazırlıkları yaparken, Türkiye çok daha geniş kapsamlı bir çalışma içinde. Onlar, Kıbrıs, Girit, Ege boyunca Türkiye karşıtı cephe kurmaya çalışırken Türkiye, Libya'dan Mısır'a

Macron Türkiye'yi "nükleer saldırı" ile mi tehdit ediyor! Öyleyse biz de Ege'de sınırları yeniden çizeriz.

Macron'un nükleer tehdit dilini kullanan Fransa, Türkiye'nin Batı'daki sınırlarını yeniden çizme gerekçesi mi sundu?

Hürmüz'e bak, Boğazlar'ı düşün. Ege ve adalardaki askeri yığınağı İstanbul Boğazı için yapıyorlar! Öyleyse: Batı

İsrail ve ABD, Yunanistan ile Boğazlar'ı ablukaya almak için hazırlık yapıyor iddiası nereden çıkıyor, bunu destekleyen somut kanıtlar neler?

Coğrafyamızda kaç tane Hürmüz var, bir düşünün. Bu denizler bizim. Bu boğazlar bizim. Türkiye'nin jeopolitik aklı her

Türkiye'nin jeopolitik gücü sayesinde Atlantik-Pasifik arasını 'Süper Kuşak'a dönüştürebiliriz iddia ediliyor; ancak bu coğrafya birliğini sağlamanın ekonomik ve siyasi pratikteki adımları ne olabilir?

İsrail "devletle mücadele" değil, "terörle mücadele" meselesidir. Tasfiye zamanı gelmiştir. Örgüt üyeleri,

Yazar İsrail'i 'terör örgütü' olarak tanımlayıp tasfiyesini çağırırken, devletler arası ilişkilerin kurallı düzeni mi yoksa tehdit algısı mı yönlendiriyor?

Peki şimdi ne olacak Bugün Hürmüz, yarın "Boğazlar" diyecekler. "Savunmada" kalan intihar eder. Şehirler

İsrail'i geleneksel yöntemlerle durdurmak imkânsız hâle geldi diyerek yazılı uyarı veriliyor; peki hangi "olağandışı yöntemler" tehlikeli bir barut fıçısını ateşlemeyi haklılaştırabilir?

Hep bir medeniyet imhası, hep bir soykırım cümlesi. Bütün Batı bir Bağdat etmez, bir Şam etmez. O kadar bile yaşınız yok...

Trump'ın 'medeniyeti yok edeceğiz' tehdidi karşısında Erdoğan'ın 'sadece kendi gücümüze güveniriz' çıkışı, acaba Türkiye gerçekten bölgenin gücü merkezi midir?

Her idamın bedelini bir İsrailli ödemeli. Artık "kısasa kısas" dönemine geçilmeli. İsrail'e karşı önleyici

Yazı, İsrail'e karşı bölge genelinde silahlı mücadeleyi ve ekonomik kuşatmayı şart koşarken, bu çatışmaların tamamını İsrail'in kurgusu olarak sunuyor; peki bu analiz, bölgedeki diğer aktörlerin kendi çıkarları ve stratejilerini göz ardı etmiyor mu?

İkinci adım İran. Üçüncü, dördüncü adım neresi Bir "kızıl düve" için dünyayı yakacak bu barbarları coğrafyada boğabiliriz.

Netanyahu'nun 'şeytanlaşan' bir kabilenin kötülüğü olarak sunulan bu savaş, gerçekten tüm bölgeyi yok edecek kadar kontrolsüz müdür, yoksa yazarın kötümserliği abartılı mıdır?