ABD ve İran arasında İsviçre'deki görüşmelerde gerçek bir anlaşmaya varırsa, coğrafyada nasıl bir güç haritası oluşacak
Savaşla zayıflatılmış ve bölgesel gücü kırılmış İran'ın gücü artar mı, daha zayıflamış, kendi anakarasına sıkışmış bir devlet olarak mı kalır Ya da "ABD'ye karşı zafer kazanmış" bir devlet edası mı pazarlanır
Ağır İran saldırılarına maruz kalan Körfez ülkeleri ile İran arasındaki ilişki bundan sonra ne olur Körfez Arap devletleri, ABD'nin kendilerini korumayacağının, kendi askeri üslerini bile koruyamadığının, İsrail ile barışın sadece ve sadece İsrail'in gücünü artırmak için dizayn edildiğinin idrakine varır ve şu an işaretlerini gördüğümüz yeni bir güç ortaklığına tam anlamıyla yönelir mi
ABD VE AVRUPA'NIN "İSRAİL YÜKÜ"NÜ TAŞIMASI "İNTİHAR" ANLAMINA GELECEK.
İsrail'in alanı daralır mı yoksa Filistin, Lübnan ve Suriye'ye saldırıları artar mı Ya da, ABD ve Avrupa, İsrail'i besledikleri müddetçe coğrafyayı kaybedeceklerinin, bunun kendileri için intihar anlamına geleceğinin idrakine varır mı
Türkiye ve bölge ülkelerinin, İsrail'in alanını sınırlamaya dönük adımları, ABD ve Avrupa'ya bir şeyler anlatmaya yeter mi Yoksa "İsrail yükü"nü taşımaya devam ederek, dünyayı kaybedecek o körlüğe saplanıp kalırlar mı
İsrail üzerinden bölgeyi dizayn etmenin artık mümkün olmadığını kavrayan bir ABD, Türkiye öncülüğünde bir coğrafya haritasını kendi çıkarlarına daha uygun olduğunu görüp buna yönelir mi İsrail ile birlikte "dar alana sıkışmış ülke" görüntüsünden kurtulabilir mi İdeolojik bağnazlıktan sıyrılabilir mi
YENİ BÖLGESEL ORTAKLIK UMUT OLUR MU
Türkiye-Suriye-Irak-Suudi Arabistan-Mısır-Pakistan gibi ülkeler arasındaki güvenlik ortaklığı bölgeyi, bölgeye dışarıdan müdahil olanları yeni bir gerçekliğe zorlar mı Gönülden istemeseler bile, dünyanın yeni gerçekliğinin bu olduğunu görüp bu yönde adımlar atmaya başlarlar mı
ABD ve İsrail'in İran'a saldırısından, coğrafyada yepyeni gerçekler oluştu. Bütün ülkelerin pozisyonu yeniden tanımlanıyor. Bütün ülkelerin ABD ve Avrupa ile ilişkileri yeniden belirlenecek. İsrail'in alanını daraltmak bütün ülkeler için birinci öncelik haline geldi.
O STATÜKO ÇÖKTÜ. İSRAL'İN ÖNCELİKLİ BÖLGESEL DİZAYN PLANLARI ÇÖKTÜ.
ABD ve Avrupa şunu bilmeli: Birinci ve İkinci Dünya Savaşları sonrası belirlenen bölgesel statüko çöktü. Avrupa, ABD ve İsrail üstünlüğüne göre dizayn edilen güç haritası çöktü.
Batı'ya duyulan eziklik ve kompleks bitti. Coğrafya eski gücüne kavuşuyor ve dışarıdan dizayn edilmeyi kesinlikle reddeden bir zemine dönüyor.
ABD ve Avrupa şunu bilmeli: İsrail ile korkutup rejimleri, ülkeleri dize getirme, boyun eğdirme dönemi bitti. İsrail saldırganlığına karşı "Aman ABD ve Avrupa ne der" korkusu aşıldı. ABD-Avrupa silahıyla ülkeler işgal etme, bölme, terör örgütleri ile terbiye etme tarihi bitti.
ABD ve Avrupa'nın Türkiye ve bölge ülkeleri ile, İsrail üzerinden ilişki kurma, İsrail öncelikli bölgesel dizayn oluşturma tarihi bitti. Bu yönde bir caydırıcılık artık kalmadı. Bu saatten sonra İsrail var olduğu sürece bedelini ABD ve Avrupa ödeyecek ve bu fatura gerçekten çok yüksek olacak.
TÜRKİYE İLE MASAYA OTURMAK ZORUNDA! İSRAİL'İN OLDUĞU BÜTÜN MASALAR DAĞILDI.
Artık bölgede var olmak istiyorlarsa Türkiye ile, Arap ülkeleri ile İran ile masaya oturmak zorundalar. Onları yok sayıp İsrail ile masalar kurmaya devam ederlerse sonsuza dek kaybedecekler. Sadece coğrafyanın değil, dünyanın da artık "İsrail fazlalığı"ndan muzdarip olduğu bir çağda, bu "Garnizon"un kapatılması herkesin ortak çıkarı haline gelmiştir.
Hangi yöntemi denerlerse denesinler, yola İsrail ile devam ettikleri müddetçe kaybedecekler. Bu kaçınılmaz. Türkiye'nin uyanışı, coğrafyanın uyanışı Atlantik kıyılarından Pasifik kıyılarına kadar yeryüzünün ekseninde büyük bir fırtınaya dönüşürken onların "eski masallar"da ısrar etmeleri belki de Batı küresel üstünlüğüne en ağır darbe olacak.
GERİLEME, VESAYET, YIKIM DÖNEMİ BİTTİ ARTIK HARİTALARI ONLAR ÇİZEMEYECEK...
Coğrafyamız için yıkım dönemi, gerileme dönemi, vesayet dönemi artık bitti. Liderler, rejimler satın alarak ülkelere boyun eğdirme dönemi artık bitti. Silahla korkutarak, İsrail ile korkutarak sindirme dönemi bitti.
Coğrafyanın kaynaklarına, zenginliklerine, rejimlerine, topraklarına çökme dönemi artık bitti. Batı medeniyetinin iki yüz yıldır devam eden hükümranlık dönemi bitti. Gücün, savunmanın, bağımsızlığın, egemenliğin, ulusal sınırların Batı tarafından belirlendiği tarihin sonuna gelindi.
"YENİ ŞEYLER" BİZDE FİLİZLENİYOR.ONLAR "ESKİ DÜNYA"YI TEMSİL EDİYOR.
Bizler yeni bir dünyaya uyandık. Ama onlar uyanamadı. Bizler yeni bir güce adandık ama onlar güç kaybetmeye başladı. Bizler büyük coğrafya haritası üzerinde kafa yormaya başladık, onlar hâlâ eski haritalar üzerinde tepiniyor.
Bizler beş yüz yıl sonra dünyanın yeni güç haritasının merkezine yerleşmeye çalışıyoruz, onlar ellerindekini kaybetmemeye çalışıyor. Yeni olan şeyler bizde filizleniyor onlar eskimiş dünyayı temsil ediyor. İnsanlık Atlantik egemenliğinin yüzyıllara dayanan yıkımına bayrak açtı, onlar her geçen gün daha da kendi içlerine çekiliyor.
Sadece Türkiye'yi anlayabilseler yetecekti. Kibirlerine, silahlarına, zenginliklerine, teknolojilerine güvenerek bir güç zehirlenmesi içinde yuvarlanıp durmaya başladılar.
Türkiye'yi küçümsediler, oysa Türkiye coğrafya formatlayan bir siyasi genetikti. Yüz yıldır Türkiye'yi avuçlarında tutmaya alıştılar, oysa Türkiye, Çin Seddi'nden Viyana'ya uzanan bir güç haritasının mirasçısıydı.
TÜRKİYE'Yİ DURDURAMADILAR. YAKINDA DURMAYI DENEYECEKLER.
İşte o Türkiye şu an, yüz yıl sonra bir kez daha kendi haritasına döndü. Kendi tarihine, siyasi genetiğine döndü. Tarih şunu söyler: Bizim bir kez geri dönüşümüz yüzyılları şekillendirir. Bunu hamaset sananlar imparatorluklar tarihini hatırlamamıştır.
İşte şu an tarihin o dönüşüne tanık oluyoruz. Sadece biz değil, Avrupa da ABD de tanık oluyor. Son yirmi yıl "Türkiye'yi durdurma"ya dönük içeriden ve dışarıdan saldırılarla geçti. Başaramadılar.
Başaramadıkları gibi Türkiye'nin hızını da yavaşlatamadılar. Öyleyse geriye tek bir şey kalıyor: Türkiye'ye yakın durmak. Bence ABD de Avrupa da bundan sonra Türkiye'ye yakın durmayı öncelikli politika olarak belirleyecek.
Ve bu coğrafyada, Türkiye'nin öncelikleri, coğrafyaya ve tarihe bakışı, kurmaya çalıştığı ortaklıklar haritası esas olacak. Kimsenin bunu engellemeye gücü yetmeyecek. Engellemek isteyenler kaybedecek, Türkiye ile yürüyenler güç kazanacak.
"İSRAİL GARNİZONU" TASFİYE EDİLECEK, SAVAŞLAR "COĞRAFYA DIŞINA" İTİLECEK.
Bizim yeni coğrafyamızda "İsrail Garnizonu" bir tehdittir, tasfiye edilmelidir. Terör organizasyonlarının tamamı İsrail ve Batı kaynaklıdır, hepsi tasfiye edilmelidir.
Ülke istila etme, toprak işgal etme dönemi kapatılacaktır. Savaşlar ve çatışmalar kesinlikle coğrafya dışına itilecektir. Mezhep ve etnik farklılıkların savaşlara dönüşmesine yönelik bütün kapılar kapatılacaktır.

14