Faruk Çakır

Faruk Çakır

Yeni Asya
Gündem 718 yazı 0 takipçi

Abdullah Eraçıkbaş Abimizi de uğurladık

Bir mesai abimizi de, Abdullah Eraçıkbaş'ı da ebedî âleme uğurladık.1982 yılında Yeni Asya bünyesinde yayınlanan Can Kardeş dergisinde çalışmaya başlamış. Biz de 1990 öncesi dergilerde çalıştığımız için o yıllar beri hemen her gün iş icabı görüşür, işleri birlikte yürütürdük. eyrek asrı aşan mesai arkadaşlığı sebebiyle anlatılacak çok şey var. Anc

Adaleti kim koruyacak

Dünya, bir bakıma savaş taraftarlarıyla barış taraftarlarının 'kavga'sına sahne oluyor.Esasında sulhun, barışın esas olduğu ve barış şartlarında İslâm'ın daha iyi tanınıp yayıldığına dünya tarihi de şahittir. Bu bakımdan Müslümanların umumî anlamda barıştan yana olması icap eder ve beklenir. Buna rağmen "savaş taraftarı" olan dindarlar da vardır. O

Küresel uyanış ne zaman

Neredeyse 21. asrı da yarılamış olacağız, ama dünyanın pek çok yerinde haksızlık ve adaletsizlikler sürüp gidiyor.Bütün haksızlık ve hukuksuzlukların sora ermesi "insanlığın uyanışına" ve zulümlere karşı itirazına bağlı. Bu yönde güzel haberler duyuluyor olsa da tam uyanışın henüz gerçekleşmediği belli. Zulmün zirve yaptığı yerlerden biri de Filist

14 Mayıs 1950'yi hatırlamak...

Tek partili hayattan çok partili hayata geçişin sembolü olan 14 Mayıs 1950 seçimlerini ve sonrasında yaşananları hatırlamak Türkiye siyasî tarihi bakımından önemlidir.Bu tarihten önce de çok partili hayata geçiş denemeleri olmuş ancak bu denemeler netice vermemişti. Gerek dünya şartları ve gerekse Türkiye'nin sosyal yapısı ülkemizi 1950'deki "Yeter

Hukuka dön, krizi aş!

Türkiye'yi idare edenler yapılması istenen "iyi şeyler" için yeterli para ve maddî imkân olmadığını ileri sürerek bu yöndeki talepleri erteliyorlar. Geçinmekte zorlanan emekliler daha fazla para istese, "Bütçe imkânlarımız buna izin vermiyor" derler.İdarecilerin öne sürdükleri bahaneler kâğıt üstünde haklı olduklarını gösterir. Bütçenin gelir ve gi

İş dünyasının AB imtihanı

Türkiye'nin Avrupa Birliği üyesi olması uzun dönem bakımından en başta iş dünyasının menfaatine olduğu halde temsilcileri vasıtasıyla bu noktada idarecileri teşvik edici adımlar attıkları söylenemez.Elbette AB üyesi olmanın maliyetleri de vardır. En başta kaliteli mal üretmek ve ürettiği mal ve hizmete her yerde sahip çıkmak icap eder. Kısa dönem k

Keşke 'adalet'te önde olsaydık!

Paris merkezli uluslararası bir kuruluş olan Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü'nün (OECD) yayımladığı Mart 2026 dönemi tüketici fiyat endeksi bilgileri, enerji fiyatlarındaki sert yükselişin küresel enflasyon görünümünü yeniden yukarı çevirdiğini ortaya koymuşu.OECD, Türkiye'nin de kurucu üye olduğu dünya genelinde ekonomik olarak gelişmiş ve y

Ekonomi kötü de hukuk iyi mi

Açıklanan enflasyon rakamları ve diğer rakamlar, Türkiye ekonomisinin iyi idare edilmediğini gösteriyor. İlgili bakanlar daha önce yaptıkları iddialı açıklamalarda 2025'in ilk aylarında yılık enflasyonun yüzde 20'lere düşeceğini müjdelemişlerdi.Şubat 2026 tarihli habere göre kamuoyu ile paylaşılan resmî açıklama şöyle olmuş: "Türkiye Cumhuriyet Mer

"İslâm dünyası" Filistin'i unuttu mu

İsrail'in Filistin'de yaptığı zulmün haddi ve hesabı olmadığı halde, İslâm dünyası sanki bölgede hayat normale dönmüş gibi davranıyor. Oysa Avrupa'daki vicdanlı insanlar İsrail zulmünü unutturmamak ve itiraz etmek için konuyu sürekli gündeme taşıyorlar.Gelen haberlere göre aralarında eski bakanlar, büyükelçiler ve üst düzey yetkililerin de bulunduğ

Başkası yapıyor, biz de yapalım!

Dünyada enflasyonu mağlup eden bir ülke varsa, o ülkenin Türkiye olması için bir mani var mıdırHer hangi bir ülke fiyat artışlarını kontrol altına alabiliyorsa, vatandaşını zamlardan koruyabiliyorsa bu ülkenin Türkiye olması mümkün değil mi Mümkündür, olabilir ve de olmalıdır. Bilindiği üzere fiyat artışları, zamlar ve yüksek enflasyon ülkemizin en

Yeni Anayasa olsun mu

Hem yeni adalet bakanı, hem de giden adalet bakanı hatta bakanları Türkiye'ye, ülkemize "yeni bir anayasa lâzım" dedi ve demeye de devam ettiler. Gerçekten ülkemize yeni bir anayasa mı lâzım yoksa "yeni bir anlayış" mı lâzım, bunu iyi tartışmak faydalı olur.En başta ifade etmekte fayda var ki yapılacak olan her "iyi"liğe taraftar olmak icap eder ve

Basın hür olamazsa...

Hadiseleri insanlara doğru dürüst anlatabilen bir medya sistemi olmadığında bütün dünyanın 'çıkmaz sokaklar"a sürüklendiğine en iyi delil, günümüzde yaşananlardır. Asya'da Avrupa'ya nerede olursa olsun medya hür bir şekilde yayın yapabiliyorsa orada umumiyetle haksızlık da olmaz, yolsuzluk da. Çünkü hem haksızlık hem de yolsuzluk yapmak isteyenler