Faruk Çakır

Faruk Çakır

Yeni Asya
Gündem 718 yazı 0 takipçi

Niçin vize alamıyoruz

Hayat böyle işte. Kimileri şehirlerarası yolculuk yapma imkânı bulamaz, kimileri de vize alıp yurt dışına gidemediği için dertlenir.Kimse kızmasın ama biz de "vize alamayanlar listesi"nde bulunuyoruz. Daha doğrusu aylar önce müracaat etmemize rağmen Alman Başkonsolosluğu'ndan (İstanbul) "vize randevusu" alamıyoruz ve Avrupa seyahati niyetimizi de e

Belçika'da olan, bizde olmayan...

Avrupa ülkelerinin Filistin konusunda bize ve bütün İslâm âlemine örnek olacak şekilde adımlar atması, kampanyalar başlatması dikkat çekici bir güzellik değil mi "Yabancı"ların yapabildiği kampanyaları acaba biz niçin yapamıyoruz Bu meselenin iyice tartışılması icap etmez miBelçika'dan gelen "güzel haber"e göre 4 bin 500'den fazla akademisyen ve öğ

"Alın teri"nin kıymeti...

Dünyadaki gerginliklerin belki de en büyüğü "işçi ile işveren" arasındaki anlaşmazlıklardır.İşçiler haklarının verilmediğini düşünürken; "patronlar" da işçilerin az çalışarak çok para kazanmak istediğini düşünür. Elbette böyle düşünmeyenler de var, ancak umumî anlamda tartışmaların temelinde böyle bir çekişme yatar. Esasında işçi haklarına riayet e

Mescid-i Aksa'ya sahip çık!

Bilindiği üzere yeryüzündeki en önemli 3 mescitten biri de Kudüs'teki Mescid-i Aksa'dır.Mescid-i Aksa, Mekke'deki Kabe-i Muazzama ve Medine-i Münevvere'deki Mescid-i Nebevî'den sonra gelen üçüncü önemli mescittir. Yine hatırlanacağı üzere Mescid-i Aksa, Müslümanların Kabe'den önceki kıbleleridir. Ebu Hureyre'den (ra) aktarıldığına göre; Peygamberi

Bu tabloyu değiştirmek şart

Gençler belki hatırlamaz, eskiden TV'lerde tekrarlanan "kamu spot"ları olurdu. Bunlardan biri vatandaşları "satış fişi" almaya teşvik eder ve "Sizlerden alınan bu vergiler, yine size elektrik, yol ve su olarak dönecek" denilirdi.Esasında olması gereken de buydu. Ne var ki bazıları "yol, su, elektrik" meselesini her halde "yolsuzluk" olarak anlamış

Derelerden adalet aksın!

Tekraren ifade etmek gerekir ki ülkemizin esas meselesi petrol ya da zengin maden kaynaklarının olup olması değildir.Esas mesele, hak, hukuk ve adaletin tam olarak tecelli etmemiş olması ve belki de adaletin tecelli etmesi yönünde ciddi bir talebin olmamasıdır. Ne zaman ki milyonlarca insan, siz, biz, hepimiz; "ekmekten önce adalet isteriz" diyecek

Küresel adalet için

Sadece ülkemizde değil, bütün dünyada "hak, hukuk ve adalet"e ihtiyaç duyuluyor. Bu bakımdan adalet çağrılarını ülkelerle sınırlı tutmayıp bütün dünya için tekrarlamakta fayda vardır.İtalya, Fransa, Almanya ve İngiltere'den Filistin toprağı Batı Şeria için ortak açıklama yapılmış olması, adalet ihtiyacının ülkelerle sınırlı olmadığını düşündürüyor.

Siyasete dizayn mı

Belki sloganlaşmış bir cümle olarak görülebilir, ama siyasî partileri milletin kurduğu ve icap ettiğinde yine milletin kapattığına yakın tarihimiz şahittir.Bu bakımdan hangi parti olursa olsun hukukî müdahalelerle devre dışı bırakılmak istenmesi çoğunlukla aksi tesir yapar. Türkiye bir bakıma 'kapatılmış siyasî partiler'le doludur. Fakat milletin o

Kâğıt kaleme dönüş

Dünya ülkeleri "daha iyi bir eğitim" için projeler geliştirmeye çalışıyor.Dolayısı ile bu mesele sadece ülkemiz için değil dünya için hayat memat meselesi. Bir dönem hızlı bir şekilde "dijital"e geçilmesi savunulmuş olsa da son zamanlarda yapılan çağrılar, "kitap ve kaleme dönüş" olarak yorumlanabilir. Örnek olması bakımından İsveç hükümeti sınıfla

İtalya kadar olamadık mı

Dünyadaki kriz bölgelerinin ekseriyetinin İslâm dünyasında olması her halde kaderin bir cilvesidir.2 milyar Müslümanın yaşadığı ve aynı zamanda bazı "çok zengin İslâm ülkeleri" olduğu halde Müslümanların hem ekonomik hem de siyasî sıkıntılarla boğuşması hakikaten ibretlik bir durum. Bu tablonun iç ve dış sebepleri vardır, ama esas sebebin "cehalet"

Çok oku, az konuş

Bir TV programında dil üzerinde görüşlerini beyan eden uzmanlar özet olarak "Az okuyor, çok konuşuyoruz" demişler.Bu tesbiti dile getirmekte çok haklılar, çünkü hem anketler hem de rakamlar gösteriyor ki her geçen gün hem kitap satışları azalıyor hem de gazete ve dergiler daha az takip ediliyor. Gerçi Türkiye genelinde açılan onlarca, belki de yüzl

Doğru yöne, akıllıca yürü

Bütün dünya işlerini doğru yapmak için gayret sarf ederken bazı ülkeler de "hızlı iş yapmak"la övünür. Nitekim bir dönem dışişleri bakanlığı yapan bir siyasetçi, Avrupa Birliği'ni yavaş kararlar verdiğinden bahisle, "Biz bir iki kişi, bir iki saatte karar alıyoruz. Onlar ise bir haftada kararlar alamıyor" diyerek güya onları tenkit etmişti.İlk bakı