Haksızlığa engel ol, faillerine hesap sor

Birleşmiş Milletler (BM) tarafından soykırım olarak kabul edilen Srebrenitsa katliamının üzerinden 31 yıl geçti.

Katliam Bosna Savaşı (1992-1995) sırasında düzenlendi. Eski Yugoslavya'nın dağılması sonrası ülkede Sırplar, Müslümanlar (Boşnaklar) ve Hırvatlar savaşıyordu. Bosnalı Sırplar, 11-22 Temmuz 1995'te iki haftadan kısa süre içinde BM koruması altındaki Srebrenitsa kasabasında 8 binden fazla Boşnağı sistematik şekilde katletti. Yaklaşık 1000 kişinin ya cesetleri hâlâ kayıp ya da kimlikleri tespit edilememiş halde. BM 2024'te, katliamın başladığı gün olan 11 Temmuz'u "Soykırım Kurbanlarını Anma Günü" ilan etti. (bbc.com, 11 Temmuz 2026)

BM'nin ilan ettiği "Soykırım Kurbanlarını Anma Günü" ülkemizde de hatırlandı, ama "yabancı ülkeler"de yapılan anmalar da dikkat çekici. Kanada hükümeti de, 1995'te Srebrenitsa'da Sırp güçlerince gerçekleştirilen soykırımın 31. yılında katledilenleri anarak adalet ve kalıcı barış çağrısı yapmış. (aa, 12 Temmuz 2026) Kanada Küresel İşler Bakanlığının açıklamasında, Avrupa'da gerçekleştirilen katliamın mağdurları anılmış ve kalıcı barışın sağlanması yönündeki çabaların sürdürülmesi istenmiş. Açıklamada, Kanada'nın Barış Uygulama Konseyi Yürütme Kurulundaki rolü de dahil olmak üzere, 1995 Dayton Barış Antlaşması'nın tam uygulanması yönünde Bosna-Hersek hükümeti ve uluslararası ortaklarla çalışmaya devam ettiği hatırlatılmış. Aynı açıklamada, "Adalet, uzlaşı ve kalıcı barışı sağlamak için Srebrenitsa'dakine benzer soykırımları tanımalı, anmalı ve faillerden hesap sormalıyız" değerlendirmesinde bulunulmuş.

Hollanda'da da Srebrenitsa mağdurları unutulmamış ve bir tören düzenlenmiş. Lahey Belediye Başkanı Jan van Zanen, törende yaptığı konuşmada şöyle demiş: "Aradan 31 yıl geçmiş olsa da bu gerçek değişmedi ve gelecek yıllarca da değişmeyecek. Bu soykırım, hem doğrudan mağdurların hem de sonraki nesillerin hayatında derin izler bıraktı. ünkü hayatını kaybedenlerin, yakınlarının ve Srebrenitsa cehennemini yaşayan herkesin hikayeleri ortak hafızamızın ayrılmaz bir parçası olmalıdır."