Faruk Çakır

Faruk Çakır

Yeni Asya
Gündem 761 yazı 0 takipçi

Keşke bu konuşmalar hayata geçse...

Gel de "Beni bu güzel havalar mahvetti" diyen şairi hatırlama.Türkiye'yi idare edenlerin çoğu, ekseriyetle "güzel konuşuyor" ama iş bu konuşmaları hayata geçirmeye geldiğinde ne hikmetse yollarını şaşırıyorlar. Ekonomiden dış politikaya, eğitimden sağlığa kadar "çok güzel konuşmalar" dinliyoruz ama bunların hayata geçtiğine şahit olunmuyor. Anayasa

Pusulamız hukuk mu

Dünyadaki gelişmeler pusula ve hatta parolanın "hukuk" olması gerektiğini gösteriyor. Her ne kadar bir süreliğine "hukuk tanımayan idareciler"in dedikleri hayata geçmiş olsa da uzun dönemde dünya barışının yolu "hak, hukuk ve adalet" yolundan geçer.Kendi içinde tartışmalar yaşanmakla birlikte Avrupa Birliği idarecileri de mecburen "hukuk" hatırlatm

Emekli mi, dertli mi

Ülkemiz öyle bir hâle geldi ki sadece emekliler değil, çalışanlar da geçim zorluğu çekiyor.Türk-İş'in Haziran ayı açlık ve yoksulluk sınırı araştırmasına göre dört kişilik bir ailenin açlık sınırı 35 bin liraya, yoksulluk sınırı ise 116 bin liraya yükselmiş durumda. Böyle bir tablo karşısında asgarî ücretle çalışan ya da emekli olanlar rahat bir şe

Filistin için birlik çağrısı

Ortadoğu'da, dolayısı ile dünyada kalıcı barışı temin etmenin ilk adımı, Filistin'de barışı sağlamakla mümkün olacak.Daha doğrusu 'hür dünya'nın İsrail'in saldırganlığına dur demesiyle bu mümkün olabilir. İsrail'in yaptığının yanında kar kaldığı bir sistemde barışın kalıcı olması mümkün değil. 22 Eylül 2025 itibarıyla Birleşmiş Milletler'in 193 üye

Hep güzel haberler olsa...

Ümit ve şevk veren haberleri duymak ve duyurmak isteriz. Böyle haberler de geliyor, ancak ekonomik sıkıntıların artması neticesinde sevilmeyen haberlerde gözle görülür bir artış olduğu anlaşılıyor.Bir günde duyulan bazı haberleri kısaca özetlemek bile "hal ve gidiş"in iyi olmadığını akla getiriyor. Mesela, Birleşik Emekliler Sendikası, emekli maaş

Çelişkiler dünyası

Hemen her hadise, dünyanın çelişkiler dünyası olduğunu hatırlatıyor.Güzel bir haber duyunca haklı olarak seviniyor ve "İnsanlık ölmedi" diyoruz, sonra insanlıktan uzak olanların yaptıkları işleri duyunca da "İnsanlık öldü mü" şeklinde hayretimizi ifade etmek durumunda kalıyoruz. Hatırlanacağı üzere her savaş bölgesinde en ağır faturayı çocuklar, ka

BM, zulme engel olsun

İsrail acımasız bir şekilde Gazze'yi yakıp yıktı, ama netice olarak kendi imajını da yerle bir oldu. Gazze'deki katliam, İsrail'in gerçek yüzünün dünya insanlarında görülmesine vesile oldu denilse yanlış olmaz.O kadar ki, İsrail'in her dediğini yapan Amerika bile bir yönüyle İsrail'den şikayet eder hale geldi. Kimileri bunu danışıklı dövüş olarak g

Keşke biz örnek olabilseydik...

Artık konuşmalardan ziyade icraat ve fiillerin dikkate alındığına dünya şahittir. Bazı liderle "çok güzel konuşuyor" ama sıra iş yapmaya ve icraata geldiğinde yollarını şaşırıyorlar.Türkiye'de yaşayanların günde beş defa kınadığı Avrupa'dan gelen bazı haberler, Avrupa'da yaşayan "duyarlı ve insaflı insanlar"ın güzel işler yaptığını ve dolasıyı ile

Çay var, dert de var!

Her ne kadar "sanayi ülkesi" olmak istesek de ülkemiz bir yönüyle de tarım ülkesidir. Geniş coğrafyamızda çok çeşitli ürünler yetişen bereketli ovalar ve tarlalarımız var. Sahip olduğumuz bu zenginliğin kıymetini bildiğimizi söylemek ise mümkün değil.Hemen her gün bir tarım ürünü ile ilgili olarak üreticilerden şikayetler duyuluyor. Bir gün buğday

Hak, hukuk ve reform çağrısı

Türkiye'nin "daha iyi" olabilmesinin hak, hukuk, adalet yolunun açılmasından geçtiği ve bunun için de reformlar yapılması icap ettiği her geçen gün biraz daha iyi anlaşılıyor. Bu yöndeki çağrıların hem içerden hem de dışarıdan gelmesi de bunu gösteriyor.Nitekim Türkiye İş İnsanları Derneği (TÜSİAD) Yüksek İstişare Konseyi (YİK) Başkanı Ömer Aras ve

Korku nerelere sindi

Bir dönem "korku dağlara sindi" denilirdi, şimdi ise korku en başta medya olmak üzere "en çok konuşması gerekenlere" sinmiş durumda. Medyanın konuşmadığı, koktuğu ve sustuğu bir vasatta, başkaları ne ölçüde konuşabilir kiGazeteciler Cemiyeti'nin ev sahipliğinde, AB desteğiyle düzenlenen "Gazeteciliğin Küresel Krizi" konferansında da "korku" gündeme

Çay var mı çay

Türkiye kişi başına en çok çay tüketen ülke konumunda. Üretimde dünya 5'incisi olmakla birlikte yerli üretim kendisine yeten bir ülkedir. Türkiye çay da ithal ediyor, ancak bu ihtiyacın yerli üretimle karşılanmamasından ziyade çeşit, fiyat ve kalite meselesidir.Ülkemizde çay üretimi, Ziraat Mühendisi Zihni Derin'in öncülüğünde 1924 yılında çıkarıla