Faruk Çakır

Faruk Çakır

Yeni Asya
Gündem 718 yazı 0 takipçi

Keşke biz örnek olabilseydik...

Artık konuşmalardan ziyade icraat ve fiillerin dikkate alındığına dünya şahittir. Bazı liderle "çok güzel konuşuyor" ama sıra iş yapmaya ve icraata geldiğinde yollarını şaşırıyorlar.Türkiye'de yaşayanların günde beş defa kınadığı Avrupa'dan gelen bazı haberler, Avrupa'da yaşayan "duyarlı ve insaflı insanlar"ın güzel işler yaptığını ve dolasıyı ile

Çay var, dert de var!

Her ne kadar "sanayi ülkesi" olmak istesek de ülkemiz bir yönüyle de tarım ülkesidir. Geniş coğrafyamızda çok çeşitli ürünler yetişen bereketli ovalar ve tarlalarımız var. Sahip olduğumuz bu zenginliğin kıymetini bildiğimizi söylemek ise mümkün değil.Hemen her gün bir tarım ürünü ile ilgili olarak üreticilerden şikayetler duyuluyor. Bir gün buğday

Hak, hukuk ve reform çağrısı

Türkiye'nin "daha iyi" olabilmesinin hak, hukuk, adalet yolunun açılmasından geçtiği ve bunun için de reformlar yapılması icap ettiği her geçen gün biraz daha iyi anlaşılıyor. Bu yöndeki çağrıların hem içerden hem de dışarıdan gelmesi de bunu gösteriyor.Nitekim Türkiye İş İnsanları Derneği (TÜSİAD) Yüksek İstişare Konseyi (YİK) Başkanı Ömer Aras ve

Korku nerelere sindi

Bir dönem "korku dağlara sindi" denilirdi, şimdi ise korku en başta medya olmak üzere "en çok konuşması gerekenlere" sinmiş durumda. Medyanın konuşmadığı, koktuğu ve sustuğu bir vasatta, başkaları ne ölçüde konuşabilir kiGazeteciler Cemiyeti'nin ev sahipliğinde, AB desteğiyle düzenlenen "Gazeteciliğin Küresel Krizi" konferansında da "korku" gündeme

Çay var mı çay

Türkiye kişi başına en çok çay tüketen ülke konumunda. Üretimde dünya 5'incisi olmakla birlikte yerli üretim kendisine yeten bir ülkedir. Türkiye çay da ithal ediyor, ancak bu ihtiyacın yerli üretimle karşılanmamasından ziyade çeşit, fiyat ve kalite meselesidir.Ülkemizde çay üretimi, Ziraat Mühendisi Zihni Derin'in öncülüğünde 1924 yılında çıkarıla

Ne kadar adalet, o kadar ekonomi

Ekonomi ile "hak, hukuk ve adalet" arasındaki ilişki ne hikmetse ülkemizde pek de gündeme gelmiyor.Türkiye'yi idare edenlere göre bunların arasında doğrudan bir irtibat yok. Aksini düşünmüş olsalar ekonomiyi düzeltmek için önce "hak, hukuk ve adalet"i tesis ederek işe başlamaları icap etmez miydi Almanya'da yapılan bir araştırmaya göre ise, iş düny

Zalimlerden kaçış

Dünya geneline bakıldığında "doğu"dan "batı"ya doğru bir göç, bir iltica, bir mülteci hareketi yaşandığı dikkat çeker.oğu kişi de haklı olarak "Niçin insanlar hep batı ülkelerine göç ediyor" diye sorar ve bu tartışma epey de taraftar bulur. Türkiye uzun bir dönem az sayıda göçmenin yaşadığı bir ülkeydi. Son yıllarda çok değişik ülkelerden insanlar

Niçin savaştınız

Son dakika bir değişiklik olmazsa Amerika ile İran arasındaki savaş anlaşmayla neticelenecek gibi görünüyor.İhtiyatlı olmak mecburiyeti var, çünkü ABD Başkanı Donald Trump günün her saatinde birbiriyle çelişen açıklamalar yapmayı seviyor. Esasında bu savaş, İsrail'in komşularına karşı başlattığı savaş olarak görülmeli. ünkü İsrail hem İran'a hem Lü

Hukuk ve adalet dünyanın da talebi

İnsanlar için ihtiyaçlarını dile getirmek ve onları temine çalışmak kadar tabiî bir durum yoktur.Bütün dünyada ülkeler ve milletler "hak, hukuk ve adalet" talep ettiğine göre bunların eksikliğinin hissedildiği anlaşılır. Gerçek anlamda adalet tecelli etmiş olsaydı "adalet istiyoruz" diye insanlar meydana çıkar mıydı Birleşmiş Milletler (BM) İnsan H

Gençlere kim el uzatacak

Gençlerin evliliği konusundaki bir haber hepimizin ama en başta da Türkiye'yi idare edenlerin ellerini başları arasına alıp düşünmesi gerektiğini ortaya koyuyor.Haberi şöylece özetlemek mümkün: "Yaz aylarının başlamasıyla düğün sezonu hareketlenirken, evlilik hazırlıklarında birçok kalemde artan maliyetler dikkat çekiyor. Gelinlikten düğün salonuna

Adalet çağrıları duyulsun

Tabiî ki dünyada adaletin tam olarak tecelli etmesi kolay değil, belki de mümkün değil. Fakat her adımda adaletin tecelli etmesini istemek ve bunun için çalışmak insanlara ve insanlığa yakışan bir tavır olur.Hak, hukuk ve adalet talebi her zaman vardı ve fakat son zamanlarda bu ihtiyaç daha fazla hissedildi. Nitekim milattan önce (M.Ö. 535 yılı) ya

Gençlere tuzak kuran kim

Gençlik, aile, çocuk ve tabiî ki eğitim meselesini her gün konuşsak yine de az sayılır. Çünkü bu meseleler hem birbirini tamamlayan hem de biri birinden ayrı düşünülemeyecek konulardır.Uzmanlar sanal kumar ve bahis konusunda hem aileleri hem de idarecileri uyarıp, "kazandıran tuzak"lara dikkat çekmişler. "Sanal âlem"de gençlere kurulan tuzak basitç