Faruk Çakır

Faruk Çakır

Yeni Asya
Gündem 761 yazı 0 takipçi

Kaybet ve kaybet

Türkiye'yi idare edenler aksini söylese de değişik cemaatlere operasyonlar yapıldığı görülüyor. Bu operasyonlar ancak "kaybet ve kaybet" olarak yorumlanabilir. Çünkü burada kaybeden sadece operasyona muhatap olan cemaat ya da kişiler değil, bir bütün olarak "İslâmî camia" kaybetmiş oluyor.Muhtemelen "Ne alakası var, Müslümanlar niçin kaybetsin" diy

Demokrasinin yolu nereden geçer

En başta ifade etmekte fayda var ki, demokrasinin yolu nereden geçerse geçsin; o yolda "hak, hukuk ve adalet" yoksa o demokrasi sadece isimden ve resimden ibaret bir demokrasi olmuş olur.Demokrasi basit ifadesiyle milletin kendini yönetmesi ya da yöneticilerini hür zeminlerde seçmesi anlamına gelir. Ülkemizde seçimler var ve millet vekillerini, dol

Hangi kriter daha iyi

İktidar partisi ve idarecilerinin, Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne üyeliği noktasındaki kanaatlere "hava durumu" kadar değişkenlik arz ediyor. Bir gün "AB'ye üyelik önceliğimiz" derken bir başka gün "AB üyeliği önceliğimiz değil" diyebiliyorlar. Hepsinden daha dikkat çekici olan ise, iktidar partisi taraftarlarının her iki beyanı da heyecanla alkışla

İsrail zulmü bitmeli

İnsanlığın bütün itiraz ve çabalarına rağmen İsrail, Filistinlilere zulmetmeye devam ediyor. İsrail'in zalimliğini yine İsrailli bir insan hakları kuruluşu olan B'Tselem haber vermiş.İsrail'in Filistinlilere yönelik yerleşim saldırılarının arttığını duyuran B'Tselem, Filistin topraklarını gasp eden İsraillilerin Filistinli aileleri evlerinden çıkar

Hangi deprem daha yıkıcı

1999 yılında 16 Ağustos'u 17 Ağustos'a bağlayan gece meydana gelen 7,4 büyüklüğündeki yer sarsıntısı, Türkiye tarihinin en büyük ikinci depremi olarak kayıtlara geçti.Bundan 27 yıl önce 17 Ağustos tarihinde saatler 03.02'yi gösterdiğinde merkez üssü Kocaeli'nin Gölcük ilçesi olan deprem, geride binlerce yıkılmış bina, enkaz altında kalan hayatlar v

Suları tersine akıtın!

Sular tersine akmaz, ama her dönem bunu deneyenler olmuştur. Günümüzde de fıtrata aykırı taleplere bulunan siyasetçi ya da idarecilere rastlanıyor.İslâm dünyasının, Türkiye'nin ve dolayısı ile dünyanın bir gerçeği olan "cemaat"lere karşı kimi insanların takındığı tavır bir bakıma "suları tersine akıtma arzusu"na benziyor. İlk defa değil, ama bir de

Millete kulak verdiniz mi

Bilindiği üzere "güzel kanun"ların olması tek başına hukuk sisteminin iyi işlediğine delil olmaz.Mesela, "yalan haberi yayma" kanunlara göre suçtur, ama uygulamada çok farklı hadiselere şahit olunuyor. "Yalan haber"i paylaşan bir vatandaş olunca ceza alması mümkün olurken, benzer hareketi yapan kişi meşhur bir isim ise ona hesap soran olmuyor. Huku

Biri yer biri bakarsa...

Dünyanın nimetleri ve imkanları adaletli bir şekilde paylaşılmış olsa hiç kimse aç ve açıkta kalmış olmazdı.Ne yazık ki "Asya münafıkları ve Avrupa'nın dessas zalimleri" dünyanın neresinde olursa olsun haksızlıklara imza atıyor ve ülkelerin imkanlarını bir bakıma gasp ediyorlar. Neticede bir kısım insanlar lüks içine yaşarken öte yanda bazıları da

Bizde olmayan nedir

Medenî ülkelerde hak arama yolları da açık olur. Bir ülkede hak arayanlar kınanırsa, o ülkenin düzlüğe çıkması pek de mümkün olmaz. Ne yazık ki ülkemizde hak arama kavramı pek gelişmemiş.Haksızlığa maruz kalanlar "Biri çıksa da benim hakkımı savunsa" diye düşünür, ama en başta kendi hakkını savunmanın vazife olduğu pek hatıra gelmez. Bu yanlış anl

Güç kimde

Her ülke güçlü olmak ister ama her ülkenin "en güçlü" olması mümkün değil. Dolayısı ile bir sıralama yapılması icap eder.Esasında güçlü ülkeler günde beş defa "Biz güçlüyüz" deme ihtiyacı da hissetmez. Dolayısı ile "Biz çok güçlüyüz" diye övünenlerin çok da güçlü olmadığını anlamak gerekir. Bununla ilgili şöyle bir benzetme yapılır: Dünyada en sevi

Anlaştık mı

Risale-i Nur'daki mühim ölçülerden biri de şu olsa gerektir: "Mübâlâğa zemm-i zımnîdir. Hangi şeyi vasfetsen, olduğu gibi vasfet. Medhin mübâlâğası bence zemm-i zımnîdir. İhsan-ı İlâhîden fazla ihsan, ihsan değildir..." (Sözler, Lemaat, s. 1165, eski s. 658)Bu özlü söz, şöyle anlaşılabilir: Bir şeyi överken onu olduğu gibi yani abartmadan övmek ica

Terör nasıl biter

Belki de "Terör nasıl biter"den önce, "Terör nasıl bitmez"in cevabını aramak lâzım. Çünkü geçmişte yapılan pek çok icraat, sanki "terör bitmesin diye" yapıldı. Rüzgâr ekenin, fırtına beklememesi eşyanın tabiatına aykırı olmaz mı Hem rüzgâr ek hem de 'meltemli bir hava' bekle, bu mümkün olur muHer ülkenin kendine has şartları, kendine has dinamikler