Ayşe Emel Mesci

Ayşe Emel Mesci

Cumhuriyet
Kültür-Sanat 59 yazı 1 takipçi

Gülsen Tuncer'in ardından...

Son zamanlarda hep "ardından..." yazıları yazmaya başladığımı fark ettim. Hiç dinmeyen bir eksilme duygusu var içimde. En son çok değerli ve çok yönlü bir sanatçıyı, bir mücadele insanını, bir 68'liyi, sevgili dostum, güzel insan Gülsen Tuncer'i yitirdik. Gülsen Tuncer ile altmış yıllık bir mazimiz var. 1967'de Gülriz Sururi-Engin Cezzar Tiyatrosu'

Şükran Soner'in ardından...

1 Eylül'de sevgili Şükran Soner'i yitirdik. Hem Cumhuriyet gazetesi hem Türkiye işçi sınıfı, emek mücadelesi, hem de 68 kuşağı için büyük bir kayıp bu. BİR RUH HALİ Bence 68 her şeyden önce bir "ruh hali"ydi. "68'liler" diye adlandırılan kuşağın birtakım ortak özellikleri vardı: Gerçek bir insanlık ve yurt sevgisine sahiptiler; aşkın bir amaç uğru

Bu halk onu unutmuyor

Değerli araştırmacı ve yazar Sabahattin Selek'in yerleştirdiği kavramla, "Anadolu İhtilali"nin en önemli ve belirleyici aşamalarından biri, 26 Ağustos'ta Büyük Taarruz'la başlayıp 30 Ağustos'ta Başkomutanlık Meydan Muharebesi'nde zaferle noktalanan harekâttır. Yurdumuzun askeri işgali fiilen bu tarihte sona ermiş, bu zaferi çeşitli kentlerimizin ku

Bir şarkının peşinden

"İnsan nice yollardan geçecek insan oluncaya dek./ Kuşlar nice denizler aşacak bir kumsal buluncaya dek./ Nice insanlar daha ölecek top tüfek susuncaya dek./ Esen yeller bilir bunu dost, bunu esen yellere sor." Hepimiz o güzel sesi ve ilk defa duyduğumuz şarkının çarpıcı sözlerini dinliyoruz. İlk defa derken, şarkının orijinalini, İngilizcesini de

Bir şampiyonluğun ardından

Futbola hiç yakınlık duymadım. Aslında dedemlerin Maçka'daki ahşap konağında, o geniş aile ortamında futbol önemli konulardan biriydi ve ailenin erkekleri farklı farklı takımları tutarlardı. Anne tarafımda Sinan dayım (Güzaltan) hem tam bir Beşiktaşlıydı hem de kulüp üyesiydi. Küçük dayım Engin Güzaltan ise fanatik bir Fenerbahçe taraftarıydı. Fene

Ferhangi Şeyler

31 Ağustos 2021 tarihinde, bence çok erken yitirdiğimiz Ferhan Şensoy, Türk tiyatrosunun yetiştirdiği en özgün sanatçılardan biriydi. ağına tanıklık etme gereğini "komik-i şehir" geleneğiyle bütünleştiren Ferhan, suya sabuna dokunmayı görev bilmiş bir "kavuklu"ydu. 2015'te Ferhan'ın "Ferhangi Şeyler" oyununu topluca izlemeye giden hukuk fakültesi

Denize varmaktır amacı nehrin

Yine bir 2 Temmuz geldi ve geçti. Türkiye yakın tarihinin en canavarca katliamlarından biri olan ve 2 Temmuz 1993'te Sivas'ta memleketimizin yetiştirdiği çok değerli şairlerin, sanatçıların, aydınların, gençlerin gerici bir güruh tarafından yakılarak katledilmesi ve bunun, dönemin iktidarı başta olmak üzere herkes tarafından seyredilmesi tarihe "Si

Yine gündönümü

Yine bir gündönümü geldi. 21 Haziran... 2010'dan bu yana on altı yıl geçmiş. İlhan Selçuk'u, aynı yılın 11 Mart'ında yitirdiğimiz ağabeyi, çizgilerin efendisi Turhan Selçuk ile birlikte Hacı Bektaş'a uğurlayalı tam on altı yıl olmuş. İKİ KONAK Hayatımda iz bırakmış iki konak var. Birincisi, doğduğum ve bütün çocukluğumun geçtiği, 1890'larda büyükde

Antroposen çağı

2000 yılında katıldığı bir konferansta, meslektaşlarının içinde bulunulan dönemi hâlâ Holosen diye adlandırmakta ısrar etmelerine tepki gösteren Nobel ödüllü atmosfer kimyacısı Paul Crutzen, artık o dönemin geride kaldığını vurgulayarak "Antroposen çağındayız!" dedi. Holosen yaklaşık 12 bin yıl önce son buzul çağının sona ermesiyle başlayan ve günü

Hızlanan bir çağda tiyatro

Tiyatro oyunlarının süreleri epey zamandır tartışılan, iletişim araçlarındaki inanılmaz dönüşümle birlikte iyice gündemi işgal eden bir konu: "Oyun keşke bu kadar uzun olmasaydı", "Tek perdelik oyun idealdir" ya da "Hızlanan çağımızda seyircinin ilgisi ancak belirli bir süre canlı kalıyor, sonra siliniyor" gibi cümlelerle çok sık karşılaşılıyor. Bu

Feyha Çelenk'in ardından

Benim tiyatro yaşamımda Bursa'nın özel bir yeri vardır. 2000-2005 yılları arasında, biri Bursa Şehir Tiyatrosu (o zamanki adıyla Bursa Kültür, Turizm ve Sanat Vakfı Tiyatrosu), biri Nilüfer Belediyesi Tiyatrosu, beşi de Bursa Devlet Tiyatrosu'nda olmak üzere yedi oyun sahneledim bu güzel kentte: "İyi Geceler Anne", "Kadın Oyunları", "Troya: At Doğu

İşte insan

Cumhuriyet kuşağının birikiminden kopan yeni nesil, sadece ideolojik muhalefet mi kaybediyor, yoksa kendi entelektüel derinliğini mi?