31 Ağustos 2021 tarihinde, bence çok erken yitirdiğimiz Ferhan Şensoy, Türk tiyatrosunun yetiştirdiği en özgün sanatçılardan biriydi. ağına tanıklık etme gereğini "komik-i şehir" geleneğiyle bütünleştiren Ferhan, suya sabuna dokunmayı görev bilmiş bir "kavuklu"ydu.
2015'te Ferhan'ın "Ferhangi Şeyler" oyununu topluca izlemeye giden hukuk fakültesi öğrencileri içinden bir grup, temsil bittikten sonra sanata hiç saygı duymayan bir protesto yapmışlar, ben de o tarihlerde bir yazı kaleme almıştım. Bugün bu yazının bazı bölümlerini sizinle tekrar paylaşmak, mizah tarihimizin en sivri kalemlerinden, en keskin nüktedanlarından Ferhan'ı bugün bir kez daha hatırlamak istedim. Mizah herkese iyi gelir...
MUZIR MUHALİF"O, yüzyılların içinden süzülüp gelmiş bir geleneği –hem de tam soluğu kesilmişken– kendine özgü üslubu, inanılmaz kıvrak kalemi ve söz oyunlarıyla yeniden ve yepyeni bir biçimde var etmeyi bilmiş bir sanatçımızdır. Aslında bu memlekette 'gelenek' adına konuşanların sahip çıkması, en azından saygı duyması gereken bir iştir Ferhan'ın yaptığı, başardığı...
Ama aynı zamanda müzmin ve muzır muhaliftir Ferhan Şensoy. Bu yönüyle çeşitli iktidarların hışmına da uğramış ama bildiğini söylemekten, gördüğünü yazmaktan ve çok güzel yazmaktan hiç geri durmamıştır. Kusura bakmayın ama mizah da bu değil midir zaten Topraklarımızdaki mizah geleneği, en azından o hüzünlü Karagöz söylencesinden bu yana böyle şekillenmemiş midir
Ferhan Şensoy'un otuz yıla yaklaşan bir süredir oynadığı 'Ferhangi Şeyler'in bir grup hukuk fakültesi öğrencisi tarafından protesto edildiğini, üstelik aynı grubun tekrar salona dönerek tehditkâr bir üslupla sanatçıya yeniden saldırdıklarını anlatan haberi okuyunca bunları düşündüm. Öyle bir olay ki neresinden tutsanız elinizde kalacak. Ferhan biraz uğraşsa bundan yeni bir oyun bile çıkarır. Geleneği sözde savunanların gelenekten haberi yok, karşılarında 'Son Kavuklu'nun durduğunu bilmiyorlar, belki 12 Eylül'den sonra Münir Özkul'un kavuğunu Ferhan Şensoy'a devrettiğinden haberleri bile yok. (...) Diğer yandan, bunlar hukuk fakültesi öğrencileri ve bir sanatçıya, 'Biz sana ... yaptırmayız' diyebiliyorlar. Aradaki ... bölümüne neyi yerleştirdiğinizin önemi yok aslında, çünkü söz konusu olan hukuk fakültesi... Yani bazı konular gündeme geldiğinde, hukuk da aradan çıkar deniyorsa onu bilemem. Ama unutmayın ki yarın bu çocuklar yargıç olacaklar, savcı olacaklar, avukat olacaklar. Bizi yargılayacaklar, suçlayacaklar veya savunacaklar. Eğitimimizdeki kültür erozyonunu ve toplumumuzdaki kamplaşmayı yansıtan tehlike işaretleri bunlar ve 'biz' derken şu topraklarda yaşayan herkesi kastediyorum, herkes açısından da böyle olması gerektiğini düşünüyorum.

38