2000 yılında katıldığı bir konferansta, meslektaşlarının içinde bulunulan dönemi hâlâ Holosen diye adlandırmakta ısrar etmelerine tepki gösteren Nobel ödüllü atmosfer kimyacısı Paul Crutzen, artık o dönemin geride kaldığını vurgulayarak "Antroposen çağındayız!" dedi.
Holosen yaklaşık 12 bin yıl önce son buzul çağının sona ermesiyle başlayan ve günümüze kadar devam ettiği, en azından Crutzen'in bu çıkışına kadar, kabul edilen jeolojik evredir. Holosen, antik Yunancadaki "holos" (tamamen) ve "kainos" (yeni) sözcüklerinden türetilmiştir. İnsan uygarlığının yükselişine olanak sağlayan istikrarlı iklim dönemi diye de nitelenmektedir.
İNSAN DÜNYAYI DEĞİŞTİRDİTürkiye İş Bankası Kültür Yayınları'nın Kılavuz dizisinden çıkan, Erle C. Ellis'in yazdığı, Hayrullah Doğan'ın dilimize kazandırdığı "Antroposen" adlı kitaptan aktardığım Crutzen'in bu karşı çıkışının altında, Holosen'in başlangıcından bu yana insanların Dünya'yı yeniden şekillendirdikleri saptaması yatıyordu. Yaklaşık 13 yıl sonra, 2013'te arkeolog Bruce Smith ve Melinda Zeder, "Anthropocene" dergisinde yayımlanan makalelerinde, "İnsan tam olarak ne zaman dünyada çevre üzerinde hâkimiyet kurdu" sorusunu sordular. Ellis'in ifadesiyle, "Böylece Crutzen'in seferberlik çağrısından on yılı aşkın zaman sonra arkeologlar da Antroposen'i tanımlamak için ilk girişimde bulundular."
Arkeologların yıllar süren araştırmaları sonucunda, insanın aslında Holosen'den de önce, buzul çağından itibaren dünyanın her yerindeki karasal çevreleri çarpıcı ölçüde değiştirdiğini kanıtlayan pek çok bulguya ulaşıldığını belirten Ellis, daha sonra kitapta bu değişim ve dönüşümün günümüze kadar gelen farklı evrelerini ele alıyor.
KÖKEN ANLATILARIYazarın ortaya attığı önemli sorulardan biri de normalde sadece uzmanları ilgilendirmesi gereken böyle bir jeoloji teriminin neden bir anda akademi dünyasında hararetli bir tartışmaya ve dünya çapında popüler bir olguya dönüştüğü. Bu sorunun yanıtını bulabilmek için zamanın başlangıcından bu yana anlatılan köken hikâyelerine bakmak gerektiğini vurgulayan Ellis şöyle diyor: "Tarih öncesinden günümüze kadar, insanın Dünya üzerinde ortaya çıkışını açıklamaya yönelik anlatılar yoluyla insanın doğadaki rolü tekrar tekrar tanımlandı (...) Antroposen kavramı perspektifimizi daha da köklü bir şekilde değiştirmemizi gerektiriyor. Jeologlar ve başka uzmanlar Antroposen'e resmiyet kazandırmayı amaçlayan çeşitli önerileri savunur ya da eleştirirken bu çabaların insanların doğadaki rolüne, hatta ve hatta insan olmanın ne anlama geldiğine dair hem çok eski dünya görüşleriyle hem de güncel tartışmalarla iç içe geçmesi şaşırtıcı olmasa gerek."
Gerçekten de Antroposen kavramının kullanıldığı jeolojik devir bağlamının epey ötesine geçen toplumsal ve kültürel bir içeriği de yüklenmeye başladığı anlaşılıyor. Belki bunun bir nedeni de geçmişle gelecek arasında sıkışmış kaotik bir şimdiki zamanda yaşıyor olmamız. Geçmişten gelen değerler bütünlüğü dağılırken geleceğin nereye doğru evrileceğini bilemiyoruz. Bilimkurgu yapıtlarının distopik dünyasının bir gerçeklik haline gelme olasılığı ve şimdiki zamanı kaplayan sis içinde geleceğin belirsizleşmesi insanın rolüne ve insan olmanın ne anlama geldiğine, hatta genelde anlamın kendisine dair güncel tartışmaların içine taşıyor Antroposen terimini.

2