Abdüllatif Uyan

Türkiye

Huzûra ermeninyolu...

Dâvud-i Tâî"rahmetullahi aleyh" hazretlerinin evine biri geldi bir gün.Ama hiçbir eşya görmedi içeride.Kerpiçten bir yastığı vardı.Bir hasırı, bir de su kabı.Dikkat etti.Kapı bile yoktu evinde.Kendisine;"İsterseniz bir kapı takalım eve. Vahşî hayvanlar zarar vermesinler" dedi.Buyurdu ki:"Lüzum yok.""Neden efendim""Beni bu dünyâdaki vahşîlerden koru

"Nefsime, haddini bildirmek istedim!.."

Dâvud-i Tâî"rahmetullahi aleyh" hazretlerinden bir kişi nasîhat istedi.Ona cevâben;"Bu dünyâya, burada kalacağın kadar; âhirete de orada kalacağın kadar çalış" dedi.Ve devam edip;"Ateşe dayanacağın kadar günah işle. Allahü teâlâya, muhtaç olduğun kadar ibâdet eyle" buyurdu. Bir gün pazara çıkmıştı.Hurma gördü bir satıcıda.Biraz almak istedi.Ama pa

"Ömrümde hiç nefsime uymadım!"

Dâvud-i Tâî"rahmetullahi aleyh" hazretlerinin vefâtından bir gün önce, bir sevdiği yanına gitti.Gördü ki; başını kerpiçtenyastığına koymuş, uyuyor.Başında bekledi.Uyanınca;"Ey Dâvud, dışarıda çok güzel bir hava var. İstersen seni bıraz dışarı çıkarayım" dedi.Ama o, istemedi.O kişi, şaşırıp dasebebini sorunca;"Ömrümde hiç nefsime uymadım. Ölürsem be

"Ölünce hesâba çekileceksin!"

Dâvud-i Tâî"rahmetullahi aleyh" hazretleri, Allah adamlarındandır.İmâm-ı âzam hazretlerinin dersine devam edince, mübârek kalbi ilâhî nurlarla doldu.Halîfe Hârun Reşid, bir gün bu zâta gelerek;"Bana nasîhat eder misin"diye ricâ etti.Büyük velî;"Ey Hârun! Günahtan çok sakın! Zîra ölünce hesâba çekileceksin. Milletine de sakın zulmetme, bilâkis onlar

"Mahşeri düşünüp dehşete kapıldım!"

Dâvud-i Tâî"rahmetullahi aleyh" hazretleri, bir gece evinin damına çıktı. Orada günahlarını düşünüp hıçkırarak ağlamaya başladı!Sonra gökyüzüne baktı.Rabbini tefekküre daldı.Allahü teâlânın sonsuz kudretve azametini fikredip, bayıldı.Komşunun damına düştükendi damından!Gürültüyü duyan adam,heyecânla koştu yukarı.Hırsız var zannetmişti.Onu görünce s

"Nasîhatinemuhtacız efendim..."

Dâvud-i Tâî"rahmetullahi aleyh" hazretleri, bir gün Câfer-i sâdık hazretlerine;"Kalbim katılaştı, bana nasîhat eyle" diye ricâ etti.O da cevâben;"Ey Dâvud! Sen zâhid birisin, benim nasîhatimeihtiyâcın var mı"buyurdu.Hazret-i Dâvud;"Evet, sen Resûlün torunusun ve Onun kanından zerre taşıyorsun.Bunun için herkes senin nasîhatinemuhtaçtır" dedi.Câfer-

Sonsuz yolculuğa hazırlık...

Dâvud-i Tâî"rahmetullahi aleyh" hazretleri, evliyânın büyüklerindendir.Nefsiyle mücâdele ederek evliyâlık yolunda kemâle gelmişti.Dışarı pek çıkmazdı.Ancak namaz için câmiye çıkar, kılınca da çok acele eve dönerdi hemen.Bir gün kendisine;"Niçin böyle acele eve gidiyorsun" diye sordular.Cevâbında;"Beni bekleyenler var"buyurdu.Sordular:"Kim bekliyor

"Hangi güzel yüzdür ki"

Dâvud-i Tâî"rahmetullahi aleyh" hazretleri, İmâm-ı âzam hazretlerinin talebesi olup, kabr-i şerîfi Bağdat'tadır.Kanaat ehli olup çok ibâdet yapardı.Para ve dünyâ malıhiç yoktu gönlünde.Haram ve şüphelilerden kaçınır, gece gündüz Rabbine ibâdete sarılırdı. Gençliğinde bir kadından;"Hangi güzel yüzdür ki, toprak olmadı.Hangi tatlı gözdür ki, yere ak

İbâdet edenlerin kibri!..

Dâvud-i Tâî"rahmetullahi aleyh" hazretleri, Horasan'da yetişen evliyânın büyüklerindendir. 781 senesinde Bağdat'ta vefât etti.Kabri de oradadır.Kendini bilmezin biri, sokakta bir şeyler yiyerek gidiyordu ki, bu velîyi gördü birden...Ve alay etti bu Allah adamıyla. Şânına yakışmıyan kelimeler kullandı.Mübârek zât hiç oralı olmadı.Devam etti yoluna.A

Bakır olan altınlar!..

Bugün, Gebze'de medfun bulunan bir Hak dostundan bahsedeceğiz.İlyas Bey'den."rahimehullah"...Bu zât, Gebze'nin fethine katılmış ve şehit düşmüş bu toprakta.Bir gün biri gelip;"Çok fakîrim, ne olur bana yardım edin" diye yalvardı. Ancak İlyas Bey'in de parası yoktu.Ona, zengin bir tüccarın adresini verip;"Ona git, benden selâm söyle. Sana şu kadar p