Mustafa Kutlu

Mustafa Kutlu

Yeni Şafak
Yaşam 85 yazı 1 takipçi

Soğukçeşme Sokağı

Çelik Gülersoy, Soğukçeşme Sokağı'nı İstanbul'a özel bir kitaplığa dönüştürdü—ama bu restorasyon, yaşanan bir mahalleyi müze vitrinesiyle mi değiştirdi?

Kırk yıl önce İstanbul Gezi yazıları: Şenlik merakı

Ülkemizde son yıllarda sayıları hızla artan "festival ve şenlik"lerden artık haberdar olmayan kalmadı gibi.Çünkü Şereflikoçhisar "Tuz Şenliği", Diyarbakır "Karpuz Festivali", bir beldenin "Baston Festivali" her yıl tekrar ediliyor.Her şehir veya kasaba bu yoldan kendi varlığını duyurmak istiyor. Ayrıca işin turistik ehemmiyeti de var.Sultanahmet Şe

Yeşil Konak ve çeşmeler

Şimdi Yeşil Konak diye bilinen ve özellikle turizme dönük bir otel olarak işletilen bina, birkaç yıl öncesine kadar içinde baykuşların yuva yaptığı bir harabe hâlinde idi.Sonra Çelik Gülersoy el attı oraya. Kısa zamanda aslına uygun olarak yeniden yapıldı konak. Bahçesine bir camekânlı çayhane kuruldu. Bitişiğindeki medrese de restore ediliyor.Bu b

Sultanahmet'te Ramazan Dinî Yayınlar Fuarı (2)

Ezan dalga dalga yayılıyor semalara, bahçede papatya tarlaları, öbek öbek insanlar iftar ediyorlar.Birkaç yıldır yayıldı bu. Önceleri yoktu. İç turizmin bir görüntüsü, Ramazan münasebeti ile yapılan bir organizasyon. Bilhassa kadın mevlidhanlar, hatipler örgütlüyor bu işi. Mukabeleye gittikleri evlerin cemaatini ayarlıyorlar. Otobüs işletmeleri ile

Kırk yıl önce İstanbul Gezi yazıları: Sultanahmet'te Ramazan-Dinî Yayınlar Fuarı (1)

Diyanet Vakfı'nın faaliyetleri içinde önemle üzerinde durulması gereken bir konu da, her yıl Ramazan ayında Sultanahmet Camii avlusunda düzenlediği "Dinî Yayınlar Fuarı". İç avluya kurulan "standlarda", temiz ve düzenli görünüşü ile -hele bu seneki fuarda o güzelim çiçekler nasıl bir ferahlık vermişti- bu fuar büyük bir ilgiye mazhar oluyor.Daha do

Kırk yıl önce İstanbul Gezi yazıları: Sultanahmet'in gülen yüzü

Eminönü Merkez İlçe Belediye Başkanı Tarih Aktaş buraya çok emek verdi. Ellerine sağlık, semtin yüzü güldü.İstanbul'a on beş yıl önce ailece geldiğimizde iki sene Akbıyık'ta oturmuştuk. Buralar o yıllarda artık mahalle olmaktan çıkmıştı. Eski sakinleri terk etmişti evlerini. Anadolu'dan gelenler, aşağılarda Cankurtaran taraflarında oturanlar, iş ye

Kırk yıl önce İstanbul Gezi yazıları: Divanyolu Ersoy Han

Âkif'in soyadından ötürü bu hana, görmeden ısınmıştım. Şimdi bir taraftan da "Hadi canım sen de" diyorum. Çünkü Fikir ve Sanatta Hareket mecmuası bu handaki dar pasajın içinde küçümen bir odada yayımlanıyordu. İlk 1968'de geldim oraya...Yazdığım ilk hikâyeyi Erzurum Atatürk Üniversitesi'nde hocam Orhan Okay'a vermiştim. Memlekette meşahir-i meçhûle

Türk Ocağı

Sultan Mahmud Türbesi'nin bulunduğu tarafta bir hareketlilik var. Arabalar yanaşıyor, elleri kürekli adamlar girip çıkıyor.Güz, dökülen yaprakları mezar taşlarına doğru savuruyor.Buradaki mezarların yüksekliği şaşırtıyor beni. Sanki taşlarını muhafaza etmek için yukarılara dikmişler gibime geliyor. Çok da süslü taşlar var; kimi denizci, kimi bestek

Kırk yıl önce İstanbul Gezi yazıları: Kendi gitmiş adı kalmış

Yağmur ince ince yağıyor...Çemberlitaş baharatçılarının önünde durup karşıya, Atik Ali Paşa Medresesi'ne bakıyorum.Giriş kapısının üzerinde birkaç tabela: "Anıtlar Derneği-İstanbul Şubesi". Sağ yanda "Milliyetçiler Derneği", sol yanda "Türkiye Muallimler Birliği".Milliyetçiler Derneği'nin mermer tabelası oldukça küçük. Yazıların siyahı silinmiş, ya

Kırk yıl önce İstanbul Gezi yazıları: Fasl-ı Enderun

Marmara Kıraathanesi'nden Çarşıkapı'ya doğru giderken yol üstünde bulunan Beyaz Saray adlı büyük binanın bodrum katında kitapçılar çarşısı var. Adını binadan aldığı için "Beyaz Saray Kitapçılar Çarşısı" diye anılıyor.Çarşıda yer alan kitabevlerinden biri de Enderun. Enderun'un sahibi İsmail Bey ile sohbet ediyoruz. Beyaz Saray kitapçılığının hususi

Kırk yıl önce İstanbul - Gezi yazıları: Erenler Kahvesi

Sahafların Kapalıçarşı'ya açılan kapısından çıkıp "Yugo Pazarı"ndan geçiyorum. Yugoslav, Rumen, Bulgar, Macar, Polonyalı otobüsler sıra sıra dikiliyor. Bu "bavul turizmcileri" en çok deri eşyaya rağbet ediyor. Böylece dericiler, tıpkı halıcılar gibi gelişe gelişe diğer esnafı yerlerinden etmeye çabalıyor. Bir gün bakıyorsunuz eski bir ciğerci kepen

Kırk yıl önce İstanbul Gezi yazıları: Sahaflar Çarşısı

Sahaflar'a girince, gariptir kitaplardan önce bahçenin ortasındaki heykel dikkatimi çekiyor. Müteferrika İbrahim'in heykeli imiş. Niçin böyle sağlıksız, hatta sakat bir şekilde düşünmüşler İbrahim Efendi'yi Yoksa şimdilerde kitap okuyanlara, okumayanların söylediği "Fazla okuma, üşütürsün!" kelâm-ı kibarını hatırlatsın diye mi Kim bilir Ben yakıştı