Yazar, Eyüp Sultan'da dini ürünlerin plastik ve ucuz malzemelerle satışa sunulmasını, manevi değerlerin ticarileştirilmesinin bir örneği olarak görmektedir. Bu uygulamaların naylon furyası şeklinde ruhsal boşluğu dolduramayacağını, plastik çiçek koklayan kişiler gibi sahte bir huzur vaat edebileceğini savunmaktadır. Ancak toplumun gerçekten ihtiyaç duyduğu bu tür ürünler için başka çözümler var mıdır?
Türbeler, mezarlar ve serviler semti olan Eyüp Sultan'a güneşli bir günde giriyorum. Haliç projesinin getirdiği ferahlık her yana yayılmış. İnsanlar yeşil alanlara dağılmışlar. Laleler açtı açacak.
Eyüp Polis Karakolu'nun önünden itibaren evliyanın himmetine sığınmış derme-çatma bir çarşı ile karşılaştım.
Seccadeler, başörtüleri, tespihler, takkeler, levhalar, halk için kaleme alınmış dinî kitaplar, dua mecmuaları, namaz hocaları, son yıllarda sayıları hızla artan Kur'ân-ı Kerim mealleri vb.
Meydanda küçük baraka dükkânlarla kendiliğinden oluşmuş bir çarşı.Plastik tabaklar üzerine serigrafla basılmış levhalar. Bu levhaların yaldızlı yazıları ile plastiğin izdivacı çarşıdaki arabeski belirliyor. İster istemez gecekondudan şehre dönüşüveren nevzuhur mahallerdeki garip camileri hatırlıyorum. Bu camilerde yerli yersiz kullanılan plastik eşyaları, fayans bolluğunu, acı yeşilleri. Hele ki mihrabın iki yanına plastik tasları üst üste monte edip içinden bir floresan geçirerek yapılan tuhaf lambaları. Kâğıda, taşa ve ahşap unsurlara munis bir yaklaşımla oturan bu levhaların plastik üzerindeki duruşları aleladeliğin, sıradan ucuzluğun, boş vermişliğin ve hadi tasavvufî bir tarifle kesrete düşkünlüğün işareti değil mi
Bu yaldızlamanın, plastik ticaretinin son bulmasını arzuluyorum. Çünkü vitrinde bir başka garabet bana bunu ikaz ediyor. Kur'ân-ı Kerim'in tezhipli ilk sayfalarını açmışlar, kocaman bir yaldızlı çerçeveye yerleştirmişler, yaldızları sayfaların kenarlarına da bulamışlar. Bakana plastik çiçek cümbüşünü çağrıştırıyor. Sahte, kokusuz, donuk, mânasız bir görüntü. Kanaatim şu: Bu plastik uygulaması, bu naylon furyası ne kadar dinî kisveye bürünürse bürünsün mânasız ve köksüz kalacak. Ona yaklaşanlar, ondan bir şifa umanlar plastik çiçek koklayan kişiler gibi olacak, gül kokusu yerine tiksindirici bir plastik kokusu duyacaklar. Nereden çıkarıyorsun bunları yahu demeyin.

5