M. Latif Salihoğlu

Yeni Asya

Epstein vakası ve manevî buhran

Amerika'da lağım gibi patlayan ve dünyanın hemen her tarafına sirayet ettiği anlaşılan "Epstein Vakası", ibret almak isteyenler için sayısız derslerle doludur.Bu hadisenin üstü örtülmeye çalışılır mı, yoksa yeni şok dalgalarıyla daha da genişler mi bilinmez. Bilinen bir şey varsa, o dünyanın büyük bir "manevî" buhran geçirdiği gerçeğidir. Zira, bu

Derin yanılgılar ve ahkâm kesmeler

İnsan hatadan muaf değildir. Niyet ne kadar iyi olursa olsun, ne kadar dikkat edilirse edilsin, yanlış yapmak ve hataya düşmek yine de ihtimal dahilindedir.Asıl önemli olan, fazilet göstererek yanlıştan dönmektir. Hatayı telâfi etmeye çalışmaktır. Bir daha aynı hatayı yapmamaya azamî dikkat göstermektir. Yani, aynı delikten ikinci-üçüncü defa ısırı

Seyyidlikten ödü kopanlar

Nesillerin birbirine olabildiğince karıştığı bir zamanda yaşıyoruz. Kimin hangi etnik kökenden geldiği bilinmiyor. Levh-i Mahfuz açılsa, ancak o zaman kimin hakikî Türk, Kürt, Arap, Acem, Çerkes, Pomak, Boşnak, Arnavut olduğu anlaşılır.Yakın tarihte e-Devlet üzerinden soy şeceresini araştıranlar oldu. O iş, önce büyük bir heyecan dalgasıyla başladı

"Ümmeten vasatan" mûcizesi

Kur'ân-ı Azimüşşân'ın altı ciheti (sağ, sol, ön,arka, alt, üst) mûcizedir. Ayrıca, Kurân'ın kırk vech-i i'câzı vardır.Bu hususlara dair detaylı bilgi, İşârâtü'l-İ'câz ve 25. Söz olan Mucizât-ı Kur'âniye Risalesinde mevcuttur. Bu yazının ana konusu ise şudur: Kurân-ı Kerîm, Ümmet-i Muhammed'e "vasat," yani "orta yol"u tavsiye ediyor. Bu tavsiyenin

Yeni bir iftira dalgası

Hemen başta ifade edelim: Bahsini edeceğimiz bu yeni iftira dalgasının başını çekenler Kemalist diye geçinenlerdir.Kemalistler tep tip değil, yekpâre vaziyette hiç değil. Kemalizm, ahtapot gibidir. ok sayıda elleri-kolları var. Bir başka ifade ile, Kemalizmin değişik kisveleri var: Dindarı, seküleri, ırkçısı, milliyetçisi, komünisti, devrimcisi, da

"Ermeni" iftirası

Bu vatanda Said Nursî'ye yapılmayan eziyet, atılmayan iftira kalmadı.Peki, sonuç Ona eziyet edenler zalim, iftira atanlar müfteri, asılsız iddialarda bulunanlar da birer yalancı olarak kayıtlara geçti. Asıl hesaplaşma ise Mahkeme-i Kübrâ'da görülecek. Şunu herkes bilir ki: Hz. Bediüzzaman'ın ekser ömrü harp meydanlarında, esaret zindanlarında, mahk

Hem harbe, hem darbeye karşı

Düz mantıkla ve sathî nazarla anlaşılmayacak iki hayatî mesele var önümüzde. Biri darbe, diğeri savaş hali ile ilgili.1930'lu yıllarda yaşanan bu kritik meseleler hakkında Üstad Bediüzzaman'ın görüşü soruluyor. Hz. Bediüzzaman da, muhatapları hayret içinde bırakan analitik cevaplar veriyor. O iki "meraklı mesele"nin mahiyeti kısaca şöyledir: Birinc

Kürtler neye sahip çıkmalı

Türkiye'de, İran'da, Irak'ta, Suriye'de bulunan "çatışmacı Kürtler," ecnebiler tarafından defalarca aldatıldı.Onları önce tahrik ediyorlar, sonra da dondurucu soğukta ayazda bekletiliyorlar. Onları "Kürdistan hayali" ile ayaklandırıyorlar, ardından orta yerde yüzüstü bırakıyorlar. Bir önceki yazıda, tâ 1940'lı yıllarda İran ve Irak'ta "siyasî Kürt

Satın alınan, gün gelir satılır

Şu aralar dillendirilen "ABD, Suriye'de Kürtleri sattı" vakıâsına hayret edenlere önce kısacık bir cevap: Hayrola, niye şaşırdınız Sahi, ne umuyor ve ne bekliyordunuzHem unutulmasın, Abdi'yi bir çırpıda satan ecnebi, gün gelir daha iyi bir fiyata Şara'yı da satar. Huyu-karakteri bu olan ecnebiden medet uman varsa hâlâ, varsın enayiliğine doymasın.

Nur hareketinin 100. yılı (4)

Risale-i Nur dairesine gönül rızasıyla girenler, sırf dünya için yaratılmadıklarına bütün zerratıyla inanır, bütün hissiyatıyla tasdik ederler.Bu sebeple, dünya menfaatini gütmezler. Şân, şöhret, servet peşinde koşmazlar. Sadâkatle bağlandıkları davanın prensiplerini çiğnemezler. Davalarını maddiyata, siyasete alet etmezler. Din kardeşleriyle kavga