Warning: getimagesize(): http:// wrapper is disabled in the server configuration by allow_url_fopen=0 in /home/koseyazarioku/public_html/yzr.php on line 106

Warning: getimagesize(http://www.koseyazarioku.com/images/resim_yazar/35/b_alaattin-karaca.jpg): failed to open stream: no suitable wrapper could be found in /home/koseyazarioku/public_html/yzr.php on line 106

Alaattin Karaca Tüm Yazıları

75 yazı (71 - 75 arası) listeleniyor

De omnibus dubitandum

Latince bir özdeyiş var; "de omnibüs dubitandum", her şeyden kuşkulan, demek. İlkin Ece Ayhan'da, sonra da galiba C. Meriç'te rastlamıştım. Marks'ın da en sevdiği sözmüş! Doğrusu, Türk düşüncesinde "Her şeyden kuşkulan" sözüne uygun bir "aydın" pek yoktur. Ama meselâ, Cemil Meriç'te, İsmet Özel'de, -Ahmet Hamdi ve Ece Ayhan'da kısmen- bir de özelli

02.10.2017
123 0 0

Hayri İrdal'ın oğlu Ahmet nerede

Türk toplumunun geleneksel üretim usullerinden modern üretim tarzı ve teknolojiye geçiş sürecinde yaşadığı sancı ve ekonomik kriz, özellikle Cumhuriyet'ten sonra pek çok edebî esere konu oldu. Meselâ Sadri Ertem'in "Çıkrıklar Durunca"sı, Orhan Kemal'in "Bereketli Topraklar Üzerinde"si, Mustafa Kutlu'nun "Yokuşa Akan Sular"ı bunlardan bazıları... An

25.09.2017
146 0 0

Sağ'ım sol'um sobe!..

Gerçek bir "entelektüel", ideolojilerin dar kalıpları içinde değerlendirilemez; zaten bu kalıplara sığmaz. Ama bizde kendini bu kalıpların dışında tutabilen aydın oldukça azdır. Cemil Meriç, Kemal Tahir ve Tanpınar, bunlardan birkaçı. Gerçi hem sağ hem sol, meselâ Tanpınar'ın romanlarında kendilerine uygun cümleler bulabilir ve bunlardan hareketle

18.09.2017
206 0 0

Maceranın cazibesine kapılan Türk edebiyatı

Macerayı nasıl tanımlamalı bilmiyorum. Belki insanın sıra dışı olaylarla karşılaşması, bu olayların üstesinden gelmek için "olağanüstü ve kahramanca" bir mücadeleye girişmesi denebilir. Buna göre macerada ilk şart, olağanüstü; hatta şaşırtıcı olaylar dizisinin vuku bulmasıdır. İkinci şart, elbette macerayı yaşayacak "kahramanlar"ın mevcudiyetidir.

11.09.2017
168 0 0

Kısa yazmak zordur!..

Yazmaya başladığım yıllarda, yazılarımdan bir kelime atmaya dahi kıyamazdım. Hani annesine düşkün küçük çocuklar olur ya, iki bacağına sımsıkı sarılır da bırakmak istemez. Onun gibi, ben de kelimelerime dört elle sarılır, "Hocam şu kısmı atsak!" diyen editörlere hiç de sıcak bakmazdım. Oysa haklılar, gazetelerindergilerin de bir sayfa sınırı var; s

04.09.2017
163 0 0