Zeynep Oral

Zeynep Oral

Cumhuriyet
Kültür-Sanat 189 yazı 1 takipçi

Hayattaki dengesizlik sahnelere yansıyor

2024 yılı sona ermek üzere. Adettendir, yılsonunda bir genellemeye gidilir. Sahnelerimizde şu son bir yıl içinde olup biteni düşünürken fark ettim ki tiyatroyu, operayı, baleyi, dansı değil, ülkemin sürüklendiği durumu, ekonomik ve politik baskıları düşünüyorum daha çok.BASKILARA BOYUN EĞMEK ÖLÜMDÜR! İşte son günlerde Diyarbakır Devlet Tiyatrosu'nd

Acayip zamanlar

Çok acayip zamanlardan geçiyorum. Tuhaf bir huy edindim. Geceleri ölülerle konuşuyorum. En çok da annemle. Olan bitenbitmeyen her şeyi anneme anlatıyorum! 2024 yılının sonuna yaklaşma heyecanı, yeni bir yılda her şey daha güzel olacak umudu mu İçimden yükselen "Oha! Bu kadarı da olmaz artık!" isyanıma, sol yanımdan gelen "Olur olur, siz daha uyuyun

Okay Temiz-Don Cherry ikilisinden: Kaybolmuş bir caz başyapıtı

Elimin altında bir mücevher var! Heyecan verici bir plak! Kapağın ön yüzünde İstanbul silueti, yükselen minareleri, ışıltılı Marmara Denizi'yle, uçuşan martılarıyla... Bu siluetin önünde 70'lerin Galata Köprüsünün üzerinde tanıdığım bir başka siluet: Ta kendisi James Baldwin! Usta sanatçı Sedat Pakay'ın çekmiş olduğu muhteşem bir fotoğraf.Plağın öt

Eskişehir'de mucizelere devam

Hayat böyle bir şey. Hafta sonu Eskişehir mucizesine tanıklık ediyorsunuz. Genco Erkal adının büyükşehir belediye tiyatrosunun bir sahnesine verildiği için mutlu oluyorsunuz. Aradan iki gün ya geçiyor ya geçmiyor. Gençlik günlerinizin, Genco Erkal'ın da içinde olduğu yol arkadaşlarınızdan birinin daha bu dünyayı terk ettiğini öğreniyorsunuz. "Rekla

Yaşasın tiyatro

Sevgili okurlar, siz bu yazıyı okuduğunuzda ben Eskişehir'de olacağım. Çok güzel, sevinçli bir nedenle buradayım. Ama aynı zamanda da buruk bir sevinç. Doğrusu eğer ömrü yetseydi, sevgili Genco Erkal da bugün bizimle burada olacaktı. Çünkü dün (cumartesi) Eskişehir'in tarihi Odunpazarı bölgesinde büyükşehir belediyesi tarafından hayata geçirilen Sa

Usta sanatçı, 70. sanat yılını CRR'de yapılan özel geceyle kutladı: Haldun Dormen'e teşekkürler

Nereden başlasam, nasıl anlatsam bilemiyorum. Tiyatromuzun duayenlerinden, ustalarından, Haldun Dormen'in 70. sanat yılı önceki akşam, ağzına dek dolu Cemal Reşit Rey Salonu'nda muhteşem bir programla kutlandı. "Muhteşem" sözcüğü hafif kalır. Olağanüstüydü. Nitelikliydi. Dikkatle, özenle, çok büyük bir emekle hazırlanmıştı. İnceliklerle, duyarlılık

Leyla Gencer'den Mert Süngü'ye... Bir yolculuk...

Kasım ayının başlarındaydı. Bunu mutlak okurlarla paylaşmalıyım dediğim bir haber aldım. Ancak her gün üzerimize gelen yasaklar, baskılar, şiddet olayları arasında daha önce fırsat bulamadım. Şimdi sıra bu keyifli habere geldi. Takılın peşime, tarihte, coğrafyada ve de müzik dünyasında bir yolculuğa çıkıyoruz. Tarih: 1815. Ünlü İtalyan besteci Gioa

Suç icat etmek zor iştir

İşi gücü bıraktılar, suç icat etmekle meşguller. Ne denli çabalasalar boşuna. Neyin suç olduğunu, neyin suç olmadığını bu millet çok iyi biliyor ve anlıyor. Başarılı teğmenlerin, mezuniyet sonrasında, "Mustafa Kemal'in askerleriyiz!" diyerek gelenekselleşmiş "kılıç yemini" etmeleri suç değildir. Bugün Atatürk'ü yok saymaya çalışanları bilemem ama b

Bu diktatör, başka diktatör

İstanbul'dan, Uluslararası İstanbul Tiyatro Festivali'nden öyle bir diktatör geçti ki gelmiş geçmiş tüm Shakespeare okurlarını ve seyircilerini şaşkına çevirdi. Shakespeare kendi görse, şaşardı. Almanya'nın ünlü Schaubühne Berlin Tiyatrosu'nun ve 21. yüzyılın en yenilikçi, en heyecan verici tiyatro yönetmeni olan Thomas Ostermeier'in "3. Richard" o

Hapisteki muhalifler günü...

İki gün önce 15 Kasım "Uluslararası Hapisteki Yazarlar Günü"ydü. Dünyayı bırakın, bizim ülkemizde sadece 15 Kasım değil, her gün "hapisteki yazarlar" günü. Özür dilerim, "hapisteki muhalifler" günü. Abartma diyebilirsiniz. İşte her istediğinizi söylüyorsunuz, yazıyorsunuz diyebilirsiniz. Yok öyle değil. Sık sık vurguladığım gibi: Eğer ülkede haksız

Casus olmaya beş kala...

Bu hükümetin işi gerçekten çok zor. Adamlar canla başla çalıştılar. Oturdular kalktılar, düşündüler taşındılar, sonunda ülkenin ana sorununa çözüm bulmaya karar verdiler! Ekonomi Yoksulluk İşsizlik Hukuksuzluk Eğitim rezilliği Kadın, bebek, hayvan cinayetleri Geleceğin yok edilmesi Anayasayı çiğnemek Bunların lafı mı olur! Önce ülkeyi casuslardan t

Yaşamak için okumak

"Yeryüzünün tüm yazarları birleşin! Dünyaya egemen olan şiddet, sömürü düzenini ve bu zorba, yalancı, hırsız ve baskıcı politikacıları, iktidarları alaşağı edin!"Uluslararası İstanbul TÜYAP Kitap Fuarı'ndan eve dönerken şu yukarıda kurduğum tümceyi tam 41 kez içimden yineledim. Çocukken benim dünya harikası anneannem söylerdi, çok istediğim bir şey