Zeynep Alkış

Milat

Terörsüz Türkiye Raporu: Güvenlikten topluma uzanan yeni paradigma

TBMM'de hazırlanan rapor, yalnızca bir güvenlik dosyası değil; Türkiye'nin Kürt meselesinde yeni bir safhaya geçtiğinin ilanıdır. Asıl soru şu: Bu metin bir kapanış mı, yoksa yeni bir başlangıç mı TBMM'de kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun hazırladığı "Terörsüz Türkiye" raporu, satır aralarından okunduğunda yalnızca terör

Kökü unutulan siyaset meyve vermez..

Vaktiyle bir ağa, "Devir değişti" diyerek yıllarca yanında omuz omuza yürümüş, davanın yükünü taşımış, hangi taşın altında ne olduğunu bilen sadık adamlarını kenara çekmiş. Yerlerine yüzü taze, sesi gür, görünüşü parlak ama toprağın dilini bilmeyen delikanlıları getirmiş. Tarlanın tozunu yutmamış, harmanın sıcağında kavrulmamış bir ekip… Derken büy

Kürt Muhafazakârlığı Neden Çözüldü, Nasıl Yeniden Kurulur

Geçen hafta bir gerçeğin altını çizdik: Kürt muhafazakârlığı çökmemiştir; yerinden edilmiştir. Bu yerinden edilme kendiliğinden gerçekleşmiş bir kültürel aşınmanın değil; bilinçli tercihler, yanlış siyasal ittifaklar ve uzun süreli ihmallerle şekillenmiş çok katmanlı bir kopuş sürecinin sonucudur. Bugün artık asıl soru "ne oldu" değil, "buradan nas

Kürt Muhafazakârlığının Çöküşü: Tarihsel Bir Paradoksun Anatomisi

Kürtler artık muhafazakâr değil. Bu cümle, bir ideolojik polemik değil; son yirmi yılın sosyolojik gerçekliğidir. Kürtler bugün belirgin bir ikiliğin içinde yaşıyor. Bir yanda tarihsel olarak muhafazakâr, din merkezli ve güçlü toplumsal bağlara sahip bir yapı; diğer yanda modern siyasette kendini ifade eden radikal seküler bir söylem. Bu ikilik, ba

Rojava: Bir Siyasal Laboratuvarın Anatomisi

Rojava, modern Ortadoğu'nun en güçlü siyasal mitlerinden biriydi. Bir halkın kendi kaderini tayin etme iradesinin, savaş ve kaos ortamında kurumsal bir düzene dönüşme teşebbüsüydü. Kobani direnişiyle küresel vicdana seslenen, kadın savaşçı figürüyle dünya kamuoyunda sembolleşen, yerel demokrasi söylemiyle sol-liberal çevrelerin ilgisini çeken bir d

Ümmet: Tek Ses mi, Ortak Vicdan mı

Müslüman coğrafyada, özellikle Ortadoğu'da bugün en çok tartışılan kavramların başında "ümmet" geliyor. Ancak bu tartışma, ne yazık ki çoğu zaman derinlikli bir muhasebeye değil; taraflaşmaya, saf tutmaya ve birbirine ayar vermeye dönüşüyor. İslam'ın kurucu kavramları, hakikat üretmekten çok, konum belirleme aracı hâline geliyor. Oysa asıl soru hâl

Muhafazarkarlığın geometrisi değişti

Muhafazakârlık, tarih boyunca katı bir ideoloji olmaktan çok, bir denge arayışı olarak var oldu. Geleneği kutsadı ama zamanı yok saymadı; değişimi reddetmedi fakat onu denetim altında tutmayı amaçladı. Bu yönüyle muhafazakârlık, sabit ilkeleri olan ama hayatın akışıyla birlikte esneyebilen bir düşünce biçimiydi. Gücünü dogmadan değil, ölçüden alıyo

İran'da Kriz: Ne Devrim Ne Komplo, Bir Devlet Formasyonu Sorunu

İran'da yaşananları yalnızca "isyan" ya da "dış müdahale" ikiliğine sıkıştırmak, bu ülkenin sosyolojisini de jeopolitiğini de ıskalamak olur. Bugün İran sokaklarında gördüğümüz şey, ani bir patlama değil; uzun süredir biriken yapısal gerilimlerin kontrollü ama tehlikeli bir yüzeye çıkışıdır. Bu nedenle mesele ne romantik bir "devrim beklentisi"ne,

Dindar Nesil Nerede Kayboldu

Son günlerde namazla alay eden gençlerin videoları dolaşıma sokuluyor. Görüntüler infial uyandırıyor; öfke yükseliyor, lanetler savruluyor. Herkes haklı olarak öfkeli. Ancak bu öfke bizi asıl sorudan uzaklaştırmamalı. Çünkü mesele birkaç ergenin yaptığı bir saygısızlıktan ibaret değil. Bu videolar bir başlangıç değil, bir sonucun dışavurumudur. Ası

Leyla Zana Türkiye'dir

Bazı saldırılar vardır; anlık değildir. Bazı küfürler vardır; ağızdan değil, zihniyetten çıkar. Leyla Zana'ya tribünlerden yönelen küfürler de tam olarak böyledir. Bu, bir kişiye yönelmiş bir öfke patlaması değil; bir halkın hafızasına, mücadelesine ve barış ihtimaline yönelmiş bilinçli bir saldırıdır. Çünkü bugün Türkiye'de barış ihtimali yeniden