Zekeriya Say

Zekeriya Say

Yeni Akit
Gündem 104 yazı 3 takipçi

Fail de senaryo da tanıdık!

Türkiye'de terörü bitirmeye yönelik "çözüm sürecine" dair ilk işaretler 2012 yılının son günlerinde gelmeye başladı. Önce, dönemin Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Müsteşarı Hakan Fidan'ın İmralı Adası'na gidip Abdullah Öcalan ile görüştüğü ortaya çıktı. 28 Aralık'ta ise o dönem "Başbakan" olan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, TRT canlı yayının

"Pinti Almanlar" Ekrem'e karşı neden cömertler!.

Almanların 2019 yılındaki İstanbul seçimlerine ilgisi oldukça yüksekti. Alman medyası adeta Almanya'daki bir seçim gibi işleyerek, ülkesine servis etmişti. Seçimi İmamoğlu'nun kazanması üzerine sevindirik olan Almanlar, "İstanbul'da muhalefet kazandı, Erdoğan sistemi sendeliyor" başlıkları atarak, sonuçtan duydukları memnuniyeti dile getirmişti. Ş

Daha yediğiniz domuzların tabağı kurumadı!

"Laiklik" diyerek Müslümanları "mürteci" ilan eden Okullardan din derslerini kaldıran Ezanın Arapça okunmasını yasaklayarak, "Allahu Ekber" diyenleri kodese tıkayan Kur'an-ı Kerim'leri ve din kitaplarını toplayarak geri dönüşüme gönderen Ayasofya'yı müzeye çeviren, halifelerin isimlerinin yazılı olduğu devasa levhaları indirip, parçalamaya tevessü

Gelin bu istismarı bitirelim!

Ölümünün üzerinden 86 yıl geçmesine rağmen, Atatürk hâlâ bir sömürü aracı olarak kullanılıyor. Kimi, Japonya'da üretilen Shantung-S cilt bezi ile kaplanan özel basım(!) "Mustafa Kemal" kitaplarından, kimi "Atatürk rozetleri"nden, kimi de "Atatürk posterleri"den gelirine gelir katıyor. Bazıları ise rakı kadehlerinden tişörtlere kadar Atatürk baskıl

Sayın bakanım, yapın bir güzellik!

Bundan birkaç sene önce eşimin yüzünde "gül hastalığı" ismi verilen, ciltte kızarıklık ve sivilce benzeri döküntülere sebep olan bir hastalık belirmişti. O dönem hastanelerde randevu bulmak için epey zorlanmıştık. Sonrasında benzer sıkıntıyı kızımın yüzünde çıkan sivilcelerde yaşadım. Randevu bulana kadar akla karayı seçmiştim. Türkiye'de, özellik

CHP'nin yüz yıllık problemi "rakı"

CHP ve avaneleri ne zaman köşeye sıkışsa, Osmanlı'ya çamur atmak için hep aynı teraneyi tekrar eder; "Bu topraklardaki ilk 'bira fabrikası' Abdülhamid döneminde kuruldu." Oysa Cumhuriyet Türkiye'sinde doğrudan CHP'li idareciler veya akrabaları bira fabrikaları kurup, işletiyordu. Mesela! CHP'nin 'Milli Şef'i İsmet İnönü'nün Kudüslü eniştesi Abdürr

Heykelle dertleşmek de neyin nesidir

"Heykel; sanatkârın sanat dehasıyla yoğrulduğu zaman akan su, kabaran deniz, bitmeyen çağdır. Emellerin dirildiği, güzellerin vurulduğu, şahikaya erildiği dem. Şiir gibi asırların kulağına akseder, şarkı gibi nesilleri mest eder. Bir taşın kıvrımında bin arzu yatar, bin sevdayı bir büklüm hatırlatır. Bir nakış, geçmişin özlemini gönüle işler, bir

"Genç subaylar"da erken tedavi şart!

19 Kasım 1918 tarihli "Minber" gazetesinde bir mülakat Yıldırım Ordular Grubu lağv edilmiş ve Fahrî Yaver Mustafa Kemal Paşa İstanbul'a dönmüştür. Mülakatı yapan muhabir Mustafa Kemal'e, "Siyasî durum hakkındaki görüşlerini" sorar. Muhabirin aldığı cevap ise: "Kendimi askerî hususlardan bahsetme konusunda yetkili görüyorsam da siyasetten bahsetme h

İşemek için "kadınlar tuvaleti" Yatmak için "erkekler koğuşu"

Türkiye, CHP lideri Özgür Özel'in "ayağının kırıldığını" mı yoksa "silahla mı vurulduğunu" tartışırken, önemli bir konu sessiz sedasız gündemden düştü. Neyden mi bahsediyorum Bir dönem "Para karşılığı fuhuş yaptığını" ekranlarda açıklamakta sakınca görmeyen Selin Ciğerci adındaki "dönme"nin sözüm ona kocası Gökhan Çıra'nın minik bir kız çocuğu ile

Akşener'in dilekçesi, Davutoğlu'nun denklemi!..

DSP'li Bülent Ecevit'ten "onay" alamadığı için siyasete 5 yıl gecikmeli atılan Kemal Kılıçdaroğlu, ilk olarak kendisine CHP'nin kapılarını açan Deniz Baykal'ı harcadı. Malum kaset sonrası "Kesinlikle aday olmayacağım" şeklinde beylik laflar ettiği halde bir hafta sonra çark ederek Baykal'ın koltuğuna oturdu. Partinin başına geçmesinin ardından, "B

"Ev zencisi" hakaretse CHP'yi çamaşır suyu temizlemez!

Sözde düşünce ve ifade özgürlüğünün teminatı olarak gösterilen sosyal medya platformları, özellikle son yıllarda adeta dijital bir diktatörlüğe dönüştü. Haçlı ve Siyonist menşeli bu platformlar, küresel emperyalistlerin menfaatleriyle çelişen aykırı fikirlerin önüne "tek tıkla' görünmez bir set çekebiliyorlar. Kamuoyunu yönlendirmek ve kaotik orta