"Laiklik" diyerek Müslümanları "mürteci" ilan eden
Okullardan din derslerini kaldıran
Ezanın Arapça okunmasını yasaklayarak, "Allahu Ekber" diyenleri kodese tıkayan
Kur'an-ı Kerim'leri ve din kitaplarını toplayarak geri dönüşüme gönderen
Ayasofya'yı müzeye çeviren, halifelerin isimlerinin yazılı olduğu devasa levhaları indirip, parçalamaya tevessül eden
Müslümanlara haccı yasaklayan ya da gitmeleri önünde binbir türlü engeller çıkaran
Kâbe resimlerini camilerden toplatan
Camileri ahır ve deri depolarına çeviren CHP'liler, bir yandan kurdukları "eroin" ve "bira" fabrikaları ile nesli zehirlerken
Diğer yandan, sırf Anadolu insanının inancını yıkmak için, "domuz eti" propagandası yapıyorlardı.
"Şarap" içmeden, "domuz eti" yemeden "çağdaşlığın mümkün olmadığını" düşünen dönemin varsılları;
Avrupa'da yedikleri domuz jambonlarının tadını bile bilmeyen "muhafazakâr" Türkleri "avam" diye aşağılarken
CHP'li yöneticiler, halkın "protein" ihtiyacının karşılanması için özellikle okullarda ve kışlalarda millete domuz eti yedirilmesini öğütlüyordu.
İsimlerinin önünde "Dr." titri bulunan CHP'nin aydınları da;
"Eğer domuz eti yemek fena ise ilimde, fende ve medeniyetin her kısmında o kadar ileri gitmiş milletler, hükümdarları, doktorları, profesörleri ve her sınıf akıllıları, bilginleri dahil olduğu halde hepsi onu niçin yiyorlar" diyerek, domuz etinin yasaklanmasını "Türk milletinin geri kalmasının önündeki yegâne sebep" sayıyorlardı.
"Dört ayaklı domuzdan kimseye zarar yok. Bin türlü yararı var. İki ayaklı domuzlar öyle mi Bunlar din sömürücüleri, yalancılar, hırsızlar, üçkâğıtçılar, yüzsüzler..." diyerek, Müslümanları "necis" hayvan domuzdan daha zararlı gören CHP'nin kalemşörleri ise kartvizitlerini bile "kızıl domuz" şeklinde bastırmakta sakınca görmüyorlardı.
CHP yönetim kademesi ise
Bizzat devlet eliyle kurdukları "Türkgeldi" ve "Karacabey" haralarında "yerli" olarak yetiştirdikleri domuzları, o dönem yüzde 90'ı Müslüman olan halka para ile satıyorlardı.
Mesela!..
1941 iş ve hesap yılına ait "İdare Meclisi Raporu"nun "hayvancılık" bölümünde, "Türkgeldi Devlet Ziraat İşletmesinde domuz üzerine yapılan denemelerden alınan iyi sonuçlardan övgüyle bahsedilerek, aynı yıl 239 baş domuzun satışının yapıldığı açıkça yazıyordu.
Çok değil
Daha birkaç yıl önce CHP'nin ileri gidenleri de "14"ünü yedikleri "domuz"dan arta kalan kemikleri sosyal medya hesabından paylaşarak, atalarından devraldıkları bu "devrimci geleneği" adeta Müslümanların gözüne sokmakta sakınca görmüyorlardı.
Evet!..
Cumhuriyet kurulduğundan beri "ille de domuz isterük" diyen ve milletin mukaddes değerleriyle kavga eden bu güruh, şu sıralar "domuz eti"ne savaş açmış durumda
Gıda güvenliğinde önemli bir dönem başlatarak, yiyecek-içecek sektöründeki sahtekarlığı önlemek adına büyük bir adım atan ve her gün taklit, tağşiş ve insan sağlığını tehlikeye atacak gıdaları üreterek, satışa sunan firmaları tek tek ifşa eden Tarım ve Orman Bakanlığı'nın uygulamasını fırsat bilen CHP'liler

123