Prof. Dr. Ahmet Özer!
Bir akademisyen.
2015 seçimlerinde HDP'den milletvekili adayı oldu.
"Asıl mesele Rojava'dır. Türkiye, Rojava Kürtlerini düşman olarak görüyor" diye başladığı konuşmalar yapıyordu.
Verdiği bir demeçte, "Irak bölünürse Kürt devletinin tanınması daha kolay hâle gelebilir. Ancak Irak bölünmese de Kürtlerin devlet kurma hakkı vardır" şeklinde bölücü ifadeler kullandı.
2019 yerel seçimlerinde, Ekrem İmamoğlu'nun İBB Başkanı seçilmesiyle, açıktan verilen seçim desteğinin diyeti olarak Kandil kontenjanından "danışmanlık" görevine getirildi.
14-28 Mayıs cumhurbaşkanlığı seçimlerinden "ittifak" kelimesinden tiksinen seçmeni ürkütmek istemeyen CHP ve DEM Parti, 31 Mart 2024 yerel seçimlerinde "kent uzlaşısı" diye bir şey uydurdu.
Daha önce Esenyurt ilçe Belediye Başkan Adayı olarak Ali Gökmen'i aday gösteren CHP, "sağlık sorunları" bahanesiyle onu adaylıktan çekip, yerine güya Genel Başkan Özgür Özel'in talimatıyla Ahmet Özer'i aday olarak atadı.
Oysa Ali Gökmen'in "sağlık sorunu" yoktu, CHP'nin "Kandil desteği olmadan İstanbul'u ve daha pek çok ili kazanamama" riski vardı.
Zaten adaylığı açıklanır açıklanmaz,
Kandil'in kuklası DEM Parti'nin Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Özer'in "Kent uzlaşısı çerçevesinde Esenyurt adayı" yapıldığını teyit etti.
Hatta o günlerde Özer'in seçilmesi halinde CHP'den istifa ederek DEM'e geçeceği iddia edildi.
Böylece, Kandil'in eline "İstanbul'un en kalabalık ilçelerinden birini biz yönetiyoruz" şeklinde ciddi bir propaganda malzemesi geçmiş olacaktı.
31 Mart Yerel Seçimleri'nde yüzde 49,05 ile ipi göğüsleyen Özer, mazbatasını alır almaz ilginç bir çıkış yaparak CHP'li eski yönetime yüklendi.
"Eski belediye başkanı tarafından halkçı belediyecilik anlayışımıza aykırı bir şekilde hızla ihtiyaç dışı işe alımlar başlatılmıştır. Öyle ki 31 Mart'tan sonra da devam etmiştir" diyerek, seçim döneminde CHP'li 300 yandaşın işe alındığını açıkladı.
"Kimsenin ekmeği ile oynamayacağız sözümüzün arkasındayız. Ancak bu kasıtlı durum kesinlikle bu kapsam içinde değildir" diyerek iftar vakti tek SMS ile 550 CHP'li işçiyi kapı dışarı etti.
Özer'in en büyük tepkisi ise belediyenin tam takır kuru bakır bütçesiydi.
Kasada para kalmadığını, CHP'lilerin hepsini buhar ettiğini gören Özer,
"Boş bir kasa ile devraldığımız belediye" sözleriyle hayıflanırken, önceki dönem CHP'li Belediye Başkanı Kemal Deniz Bozkurt'un belediyeye tam 3 milyar TL'nin üstünde devasa bir borç bıraktığını, 1 Nisan itibarıyla belediyenin kasasının "bomboş" olduğunu belirterek
"Son aylarda giderek yükselen bir ivmeyle birçok ihale ve birçok ödeme yapılmış" ifadeleriyle, CHP'lilerin seçim sürecinde yaptığı vurguna isyan ediyordu.
Para-pul işleri ve kadrolaşma meselesine yönelik tartışmalar bitince Ahmet Özer, tıynetinin gereğini yapmaya başladı.
"Kürtçenin eğitim dili olarak kabul edildiği ve Kürt kimliğine de atıf yapılan çok kimlikli bir vatandaşlık tanımı içeren hukukî düzenlemeleri" savunan Özer
İstanbul'un Esenyurt ilçesinin "Kürt ili" olabileceğini ve bu konuda referanduma gidilebileceğini dillendirmeye başladı.
PKK'nın bölücü fikirlerini dillendirmekte sakınca görmeyen CHP'li Özer;
"Bizim başımız burada ama kökümüz orada"

177