Ünal Bolat

Türkiye

Pide kuyruğunda bir gün

"Rabbim kimseyi çaresiz bırakmasın. Çare olabilecek olanlara da merhamet versin..."Mübarek ramazan günü iftara yakın pide almak üzere ilçemizdeki belediyenin ekmek sattığı büfeye gittim. Orada sıcak pide olması için ekmeğin geldiği zamanı kollayacaksınız. Ama biz sıcak olup olmamasına bakmıyoruz. Birkaç lira ucuz olması bizim için sıcak olmasından

Göz gördü, gönül sevdi...

"Kapıda Amine duruyordu. Mahcup bakışlı, güzelliğiyle insanın içini ısıtan genç bir kız..."Hatırama bugün de devam ediyorum... Cahit başını eğdi. "Baş üstüne ana…" dedi.Zaman su gibi akıp geçti. Cahit artık güçlü bir genç olmuştu. Çekici eline aldığında demir sanki onunla konuşuyordu. Ünü çevre köylere kadar yayılmıştı. İnsanlar: "Demir işiniz vars

Değerinden fazla isteme

"Ustası 'bil ki askerde iken ve askere gidiş geliş masraflarını ben karşılayacağım' dedi."Hatırama bugün de devam ediyorum... Kasabada bir demirci ustası vardı. Herkes ona saygı duyardı. Cahit onun yanında çırak olarak işe başladı. Demirci dükkânı sabahları erken açılırdı. Kapı açıldığında içeriden üç şey hissedilirdi: Kömür kokusu… Demir kokusu… V

Demirin ateşi, yüreğin sabrı

"Kahvedeki konuşmalar bir anda kesildi. Cahit'in elindeki ekmek parçası havada kaldı."Yıl 1984… Kasabanın üstüne sabahın ilk ışıkları ağır ağır yayılırken, toprak damlı evlerin bacalarından ince dumanlar yükseliyordu. Horozların sesi, sabah serinliğini yaran ince bir bıçak gibiydi. Toprağın kokusu, yeni uyanan güne karışıyor; rüzgâr, tarlaların üz

Derin sevdam, gönül huzurum

"Psikolojisini sağlam tutarak zorlu hayat mücadelesine katlanmak herkesin harcı değildi."Türkiye gazetesini tanıdıktan sonra, sahibini tanıdım, Seadeti Ebediyye'yi tanıdım, en önemlisi; büyük İslam âlimi, gönül sultanı Hüseyin Hilmi Işık Efendiyi (Rahmetullahi aleyh) tanıdım. Vesileleriyle İslamiyet'in bütün güzelliklerini İslam âlimlerinin fedakâr

Tedbirli öz güven kazandırmak

"Ortak bir dert vardı annelerin yüzünde. Kendi kanatlarıyla uçmayı bilmeyen çocuklar..."Aynur her zamanki gibi Dilek'in elini sıkıca tutuyordu. Dilek çantasını sırtlamış, başını öne eğmiş, sanki kalabalıktan utanıyordu. O sırada yanlarına saçları örtülü, gözleri yorgun ama sevecen bir kadın yaklaştı. Sesini alçaltarak konuştu:"Kolay gelsin hanım. S

"Biz sana güveniyoruz"

"Dilek usulca başını salladı. Küçük adımlarla kapıya yöneldi. Eline parayı sıkıca tutmuştu."Kızımla ilgili hatırama bugün de devam ediyorum... İçimden dedim: "Biz çocukken yalnız bırakıldık. Şimdi ise bizim kızımız tek başına bir adım atamıyor. Bu da başka bir yara…"Diz çöktüm, Dilek'in göz hizasına geldim."Kızım" dedim yumuşak bir sesle, "sen cesu

"Anne tek başıma gidemem"

"İçime bir kor düştü. Kendi çocukluğum geldi aklıma. Babamın kalın sesini hatırladım..."Kızımla ilgili hatırama bugün de devam ediyorum. Eşim Aynur sessizce yanıma oturup fısıldadı:"Bizim geçmişimiz zordu Hamit… Ama onunki öyle olmayacak, değil mi" Başımı salladım, gözlerim dolmuştu: "Olmayacak Aynur… Olmasın diye çalışıyorum işte. Tozun içinde, gü

Çocukluğum ve çocuğum

"Bu sözleri duyunca içimden bir burukluk geçti. Kendi çocukluğum geldi aklıma…"Demirci'nin sabah ayazı yüzüme vururken fabrika sireninin sesi kulaklarımda çınlıyordu. Henüz gün doğmamıştı ama halı fabrikasının demir kapısından giren onlarca işçi gibi ben de vardiyanın içine karışıyordum. İçerideki hava ağırdı; yün kokusu, iplik tozu, makinelerin ho

Hoş gelsin yeni yaşım

"Rabbim, kalan ömrümüzü geçenden hayırlı eylesin ve bizi doğru istikametten ayırmasın..."Çocukluğumun bir bölümü, Almanya'nın gri bulutlarının altında, dünyanın karmaşasını henüz bilmeden geçti. O küçücük Gülçin, haberlerde İran-Irak Savaşı'nın haritaları çizilirken, o kırmızı çizgilerin zihnine korkuyla kazındığını çok net hatırlar. Her uçağın rot