Sinan Genim

Sinan Genim

Milliyet
Kültür-Sanat / Tarih 119 yazı 1 takipçi

1937 verilerine göre İstanbul'un okulları

1937'de İstanbul'da 609 okul, azınlık ve yabancı okullarla çeşitli bir eğitim ağı varken, bugün neden bu kadar parçalanmış hissediyoruz?

İstanbul hikâyeleri Bakris Kayalıkları

Tarabya'nın mitolojiden tarihî tanıklıklara uzanan geçmişi, İstanbul'un anlatılmayı ve değerlendirilmeyi bekleyen sayısız hikâyeye sahip olduğunu bir kez daha hatırlatıyor...Mitolojide yarı tanrı Marsyas, iki borulu flütün mucidi kabul edilmektedir. Anlatıldığına göre flütü gerçekte tanrıça Athena icat etmiştir. Ancak tanrıça, flüt çalarken yanakla

İlber Ortaylı'nın ardından... İnsanlık var oldukça adıyla yaşayacak

Sevgili İlber Ortaylı'nın kaybı, kişisel olarak dostlarını üzdüğü kadar ülkemiz için de büyük bir kayıp. Kanaatimce bazı insanlar fiziken yok olsalar da ölmezler. Bir insanın ölümü, adının son kez söylenmesi ile olur. Bence İlber Ortaylı ölümsüz bir insan olma şerefine kavuşmuştur. İnsanlık var oldukça adıyla yaşayacaktır. Darısı ona gıpta edenleri

Bir şehrin unuttuğu anıt: Öreke Taşı

İstanbul'un en eski anıtlarından biri, Argonaut efsanelerinden Roma tarihine uzanan bir hikâyeye sahip. Buna rağmen bugün neredeyse hiç kimse Öreke Taşı'nın varlığından haberdar değil...Çok uzun zamandır bu şehrin kültür turizmi yapabilmesi için geçmişine ait çok sayıda hikâyeye sahip olduğundan söz etmekteyim. Bugün sizlere çok azımızın farkında o

Güzel Sanatlar'a adanmış bir hayat

Gerede'de başlayan bir hayat, Akademi'de şekillenen bir sanat yolculuğu; yetiştirdiği öğrenciler ve kurduğu dostluklarla yaşayan hocaların hocası İlhami Turan'ın hikâyesi...İlhami Hoca ile tanışıklığımız 1974 yılına kadar uzanır. O yıl Tatbiki Güzel Sanatlar Yüksekokulu'nun İç Mimarlık Bölümü'nde yapı dersi hocalığına başlamıştım. Kısa bir süre son

'Tarih yazmak, tarih yapmak kadar mühimdir'

Truva'dan Roma'ya uzanan destanlar, yalnızca bir savaşın değil; coğrafyanın ve gücün yazdığı uzun bir tarihin hikâyesidir...Homeros'un tanrıları, Olympos denen bir dağda otururlar. Ancak "Yüksek dağ" anlamına gelen bu adın hangi dağa karşılık geldiği tam olarak belli değildir. Örneğin Bursa yakınındaki dağ da "Olympos / Uludağ" adıyla anılır. Ancak

Tarih neden tekerrür eder

Anadolu'nun yetiştirdiği ve "Tarihin Babası" olarak anılan Herodotos, yalnızca geçmişi anlatmaz; güç, zenginlik ve insan talihi üzerine zamansız sorular sorar. Truva'dan Lidya'ya, Krezüs'ten Solon'a uzanan bu anlatı, binlerce yıl öncesinden bugüne seslenir: Gerçek mutluluk nedir ve tarih neden hâlâ tekerrür ederX. yüzyılda yaşadığı kabul edilen Kon

Düşünüyorum o hâlde varım!

Düşünmenin yerini korku, tartışmanın yerini gürültü aldığında toplumlar kurtarıcı aramaya başlar. Oysa kurtuluş, hâlâ düşünmeyi sürdürebilen bireylerde saklıdır...İnsan hiçbir sistem, ideoloji veya gruba mensup olmadan, var olan düşünce sistemlerini kırarak kendini geliştirse, yaşantımız daha mı iyi olurdu Uzun zamandır bu soru üzerinde düşünüyorum

Sonu gelmeyen 'oyun'lar

Uzun yıllar boyunca sözde uygar ülkeler, başka ülkelere özgürlük ve demokrasi getirme söylemini dillendirmekteler. Ancak bu ne biçim bir özgürlük ve demokrasi getirme anlayışıdır ki, bu tür müdahalelere maruz kalan ülkeler büyük bir yıkıma uğramakta, ağır can kayıpları yaşamakta ve karanlık bir yaşama mahkûm edilmektedirler.Peter Hopkirk'ün 1990 yı

Büyükdere Çınarı'nın hikâyesini herkes bilsin

Farklı dönemlerde Yedi Kardeşler Çınarı adıyla da anılan Büyükdere Çınarı, İstanbul'un köklü efsanelerinden biridir. Çınarın yükseldiği Büyükdere Çayırı ise bir zamanlar kentin en ilgi çekici mesire alanları arasındaydı...Victor Felix Danvin, 184016 Mart 2024 tarihli "Milliyet" gazetesindeki yazımda Büyükdere Çınarı'ndan kısaca bahsetmiştim. Ancak

Boğaziçi'nin Yalıları

Bir zamanlar Boğaziçi'ni tanımlayan yalılar yok olurken, bu kayıp yalnız mimariyi değil, bir kültürü de beraberinde götürdü..."Yalı" sözcüğü; denizin kıyıyı yaladığı yer anlamında "Yalamak" fiilinden türemiş bir kelimedir. Bir de günümüzde unutulmuş bir sözcük vardır. Zaman zaman denize bitişik arsaların tapularında gördüğümüz "Leb-i derya"; Farsça

Levantenlerin hikâyesi

Bir dönem Levanten olarak tanımlanan kişilerin artık çok az kaldığını düşünmekteyim. Çünkü geçmişe nazaran Yakın Doğu'da ortak yaşama kültürü giderek yok olmaktadır. Bir dönem zengin bir birlikte yaşama kültürüne sahip olan İstanbul, Selanik, İzmir, İskenderun, Beyrut ve İskenderiye bu özelliklerini kayıp etmekteler, daha doğrusu, kayıp ettilerKend