Büyükdere Çınarı'nın hikâyesini herkes bilsin

Farklı dönemlerde Yedi Kardeşler Çınarı adıyla da anılan Büyükdere Çınarı, İstanbul'un köklü efsanelerinden biridir. Çınarın yükseldiği Büyükdere Çayırı ise bir zamanlar kentin en ilgi çekici mesire alanları arasındaydı...


Victor Felix Danvin, 1840

16 Mart 2024 tarihli "Milliyet" gazetesindeki yazımda Büyükdere Çınarı'ndan kısaca bahsetmiştim. Ancak çoğu kez sözünü ettiğim gibi, kültür turizmi için çok sayıda hikâyeye ihtiyacımız var. Bu nedenle bu konuyu bir kez daha gündeme getirmenin faydalı olacağını düşündüm.

İstanbul'a ait efsanelerden biri de "Büyükdere Çınarı" hakkındadır. Dionysios Byzantios, II. yüzyılın ortalarında kaleme aldığı "Anaplous Bosporou / Boğaziçi'nde Bir Gezinti" adlı eserindeDikaia Petra / Kefeliköy ile Bathykolpos / Derin Koy arasında, "Kalos Agros / Güzel Kır" adıyla anılan bir alan bulunduğundan söz eder. Gerek durgun denizi gerekse kara bölümünün güzelliği nedeniyle de bu adla anıldığını belirtir.


Guillaume Berggren, 1890

Yüzyıllar sonra, 1544-1547 yılları arasında İstanbul'da bulunan ve Boğaziçi üzerine ayrıntılı bir inceleme yayımlayan Petrus Gyllius da, bölge halkının "Kalos Agros / Güzel Kır" adını verdiği bu alanın toprağından bol ürün ve meyve alındığını, denizde çok sayıda balık tutulduğunu aktarır. Büyükdere Deresi'nin getirdiği alüvyonlarla oluşan bu alan, zaman içinde Büyükdere Koyu'nun belirli bir bölümünün dolmasıyla meydana gelmiştir.

Mesire alanı olarak Büyükdere

Evliya Çelebi, XVII. yüzyıl ortalarında dolaştığı bu vadinin, "Sultan I. Selim ve Sultan II. Selim'in mesire, eğlence ve av yeri" olduğunu belirtir: "Bir kayalık dere içinde bol ağaçlı sık ormandır ki orada bir harman büyüklüğünde yere güneş tesir etmez bir cilvegâhdır. Bu derede olan Hudâ yapısı çınar, kavak, servi, salkımsöğüt ve diğer büyük ağaçların her biri göklere ulaşmış uzun ağaçlardır. Çeşit çeşit yeşillikler, çayırlıklar ve akarsular ile yaratılmış Selim dinlenme yeridir. Bu mesirenin yüzünden yeniden Büyükdere Kasabası imar olmuştur." Bu mesirenin, Büyükdere Kasabası'nın yeniden imarında da etkili olduğu anlaşılmaktadır.

Kırkağaç, çayır ve bir karışıklık

Kısa süre sonra İstanbul ve Boğaziçi yerleşmeleri hakkında bilgi veren Eremya Çelebi Kömürciyan ise Büyükdere Çayırı'ndan söz etmez. Buna karşın, Büyükdere'nin Sarıyer'e doğru olan bölümünde yer alan ağaçlık alanın "Kırkağaç" adıyla anıldığını belirtir. Büyükdere ile Sarıyer arasındaki kıyı oldukça dik olup, geniş bir düz alan mevcut değildir. Bu nedenle Eremya Çelebi Kömürciyan'ın, Kefeliköy ile Büyükdere arasındaki mesire yerinin bulunduğu alanı karıştırdığı anlaşılmaktadır.

Claude-Marie Ferrier, 1860 -GülmezKardeşler, 1890

Yedi Kardeşler Çınarı ilk kez anlatılırken

1794 öncesi Büyükdere hakkında bilgi veren Cosimo Comidas de Carbognano, Kalos Agros'tan kısaca bahsetse de anıtsal bir çınar ağacından söz etmez. Muhtemelen 1802 sonrasında bölgeyi gezen İnciciyan ise, "Kefeliköy'ünün içlerinde, Büyükdere'nin başlangıcında, güzel Kırkağaç Köyü vardır. Bundan sonra Türk, Rum, Frenk ve şimdi pek az sayıda Ermenilerle meskûn Büyükdere Köyü gelir. Köyün Rumca adı, derin vadi demek olan Vatikolpos'dur… Burası, Rumeli cihetinin son padişah binişidir. Güzel vadinin içinde Hünkârsuyu denilen bir su vardır. Kökleri birbirine karışmış on altı çam (çınar) ağacından dolayı Yedikardeşler denilen Kırkağaç buradadır… Büyükdere'nin yanında, çok güzel düzlükteki ağaçların arasında yıkılmış bulunan padişah köşkünün temelleri bulunur. Bu mahallenin güzelliğini takdir eden Frenkler, orayı yazlık yeri olarak seçmişlerdir ve bilhassa Abdül Hamid devrinin (1774-1789) ilk senesinde bu mevkie çok rağbet göstererek sahildeki ağaçları kesmiş ve araba yolu açmışlardır. Vadinin içinde birçok çeşmeleri bulunan padişah bahçesi vardı ve sahilden oraya kadar, padişah için yapılmış bir yol uzanırdı…" diyerekilk kez Yedi Kardeşler Çınarı'ndan söz etmektedir.

Bir rivayetin doğuşu

Yedi Kardeşler Çınarı ile ilgili en ayrıntılı anlatıyı, 1849 yılında İstanbul'u ziyaret eden Rus ressam İvan Zaharov yapar: "Yedi Kardeş (Semi Bratev) vadisi, bu adı vadinin ortasında, yalnız başına duran büyük bir ağaçtan alıyor. Rivayetlere göre bu ağaç, Kudüs'ü kurtarmak için Filistin'e giden Haçlı ordusunun bu vadide kamp kurdukları sırada, karargâhlarının tam bulunduğu noktada haçlı yedi kardeş tarafından dikilmiştir. Bunun gerçek olduğunu kesin olarak söyleyemem. Ancak gerçekten de ağaç, tek bir kökten farklı yönlere uzanan yedi gövde üzerinde yükseliyor."

Seyyahların şüphesi

Eylül 1849 tarihinde bir ay süreyle İstanbul'da kalan İngiliz gezgin Albert Richard Smith, söz konusu ağaçtan şu sözlerle bahseder: "Kasabanın hemen dışında bulunan çayırlıktaki büyük çınar ağaçlarını gösterdiler. Haçlı seferlerine katıldığında Godfrey de Bouillon'un karargâhını buraya kurduğu söylenmişti. Bu tür söylentiler, seyyahların hiçbir zaman inanmadığı hoş yerel efsanelerdendir."

1872-1873 yılları arasında Boğaziçi ve İstanbul'u anlatan Philipp Anton Dethier ise şöyle demekte; "Büyükdere'deki geniş çayırlıkta kocamış bir çınar görülür. Kocamış dev çınar, her birinde bir kahvehanenin bulunduğu yedi ayrı çınara bölünmüştür. Gottfried von Bouillon'un ordugâhını kurduğu yerin bu çınarın altı olduğuna inanılır. Ancak bu bilgi çok da doğru olmayabilir…"

Önceki dönemlerde bölgeyi anlatan gezginlerin bahis konusu etmediği bu yakıştırmanın, XIX. yüzyıl başlarında uydurulmuş olması kuvvetle muhtemeldir.

Bir anıtın sonu

Dokuz gövdenin birleşmesinden oluşan bu çınarın (Yedi Kardeşler Çınarı) çevresinin 32 metre, boyunun ise 60 metre olduğu söylenmektedir. Bir rivayete göre üzerine düşen yıldırım, başka bir rivayete göre ise kovuk hâline gelen gövdesinin içinde faaliyet gösteren kahve ocağında çıkan yangın sonucu yok olmuştur.

Kerim Yunt, "İstanbul Ansiklopedisi"ne yazdığı maddede, "Dünya ağaç literatürüne 'Büyükdere Çınarı' adı ile geçmiş olan bu ağaç, şark çınarı olarak yalnız İstanbul'un ve Türkiye'nin değil, yeryüzünün en büyük ve en uzun ömrü idrâk etmiş bir çınarı idi. Bir rivâyete göre 4.000 yaşını aşmış olan bu meşhur ağaç, Birinci Dünya Harbi'nden sonra heder edilmiştir" demekte.