Prof. Dr. Bilal Sambur

Milat

Siber alemde siber duygular

İnternet teknolojisinin ürettiği siber alem, duygulara kaynaklık etmekte, onları değiştirmekte ve onların ifade edilmesine aracılık etmektedir. İnternet, bilginin mekanik bir değişim aracı olmaktan öte kendimizi nasıl hissettiğimizi, ilişkilendirdiğimizi ve ifade ettiğimizi şekillendiren, genişleten ve yeniden kurgulayan duygusal bir ekosistemdir.

Bilim kervanı yolda düzelir!

İnsan, bilim yapan bir varlıktır. Bilim, diğer insan tecrübe alanları olan felsefe, sanat, edebiyat, ekonomi, siyaset, kültür ve ahlak ile ilişki içinde olup onları etkilemekte ve onlardan etkilenmektedir. Bilim, insanın kendisi ve doğa hakkındaki karmaşık, açık ve gelişen sorularına cevaplar bulumak için sürdürdüğü asli faaliyetin adıdır. İnsan, s

AKIL VE ÖZGÜRLÜK

İnsanın sahip olduğu en önemli iki yetenek, akıl ve özgürlüktür. Kişi, insanlığını akıl ve özgürlük sayesinde gerçekleştirir. Aklın olmadığı yerde özgürlük, özgürlüğün olmadığı yerde akıl yoktur. Birisinin varlığı, diğerinin varlığını zorunlu kılmaktadır. İnsan, hayatında akla ve özgürlüğe sahip olmak zorundadır. Akıl ve özgürlük sayesinde, kişi ne

Ahlak, kalp ve maneviyat

Her geçen gün ahlakın ortadan kalktığına dair şikayetlerin arttığına şahit oluyoruz. Günümüzün ahlak sorunlarına etkili ve sağlıklı şekilde cevaplar ve çözümler bulma konusunda yetersiz kalıyoruz. Ahlak alanındaki yetersizlik, acizlik ve çürüme, dini, sosyal, ekonomik ve kültürel alanlarda krizlerle karşılaşmamıza neden olmaktadır. Ahlakın içinin b

Kin ve nefret, yüce ve insani değildir!

İnsanlar, birbirlerine karşı kin veya nefret duygularıyla dolu olabilmektedirler. Kişiler, hissettikleri kin ve nefret duygularını, kişisel çıkarlarını, inançlarını, ideolojilerinı, kimliklerini, geleneklerini, siyasal tercihlerini kısacası her şeylerini gerekçe göstererek meşrulaştırabilmektedirler. Kin ve nefret duygusunun kutsallaştırılması ve y

Ahlak mı Kültür mü

İnsanın ahlaklı olması gerektiği konusunda geniş bir mutabakat olmasına rağmen, ahlakın kaynağının ne olduğu sorusu ise kadim bir tartışma konusudur. Ahlakın kaynağı tartışmasında kültür önemli bir yer tutmaktadır. Sosyal ve kültürel geleneklerin ve kurumların ahlakı yarattığı, kişinin neyi yapacağı ve neyi yapmayacağı konusunda kültürün belirleyic

Farklılık yaratmak, benini sevmekle başlar!

Kişi, çoğu zaman her şeyi öğrendiğini ve bildiğini sanma şeklinde bir yanılgı içindedir. Aslında kişi, sürekli olarak kendisiyle, insanlıkla ve doğayla ilgili şeyleri öğrendiği sürece gelişmekte, olgunlaşmakta ve gelişmektedir. Bireyin öğrenmesi gereken en önemli konu, kendisidir. Kendisine dair yeni şeyler öğrenen ve gelişen birey, aslında insana

İnsanlık ütopyası olarak üniversite

Üniversite, modern medeniyetin en önemli kurumlarının başında gelmektedir. Modern anlamda üniversite, insani gelişimin, değişimin ve dinamizmin ana kaynağıdır. Modern anlamda üniversite, siyasetin, dinin, kilisenin ve ruhban sınıfının aracı ve hizmetkarı değildir. Üniversite, hiçbir ideolojik, dinsel, siyasal amaca hizmet etmeyen, hiçbir otoritenin

Bedevi kabilecilik ve insanlık durumu

İnsanlığın gelişimine ve geleceğine hiçbir katkısı olmayan fanatik doğmalar ve inançlar, entelektüel, felsefi, ahlaki, bilimsel, sanatsal ve siyasal açılardan insanlığı darmadağın etmekte, şiddet, ayırımcılık ve çatışma üretmektedirler. İnsanlığı büyük aile, yeryüzünü insanlığın yurdu, insan ve doğa sevgisini temel değer olarak görmeyen fanatik düş

İnsani sanat

Sanat, hayattır. Fanatizm ise hayatın inkarıdır. Fanatizm, korkularla ve kuruntularla hayatın temelsiz kurallarla, kalıblarla ve kaynaklarla kontrol altına alınmasıdır. Edebiyat, sinema, tiyatro, heykel, dans, müzik alanlarını düşman olarak gören fanatizm, bu alanlara ahlakçılık ve kötülüğü önleme adına müdahale eder ve bunların gelişmesine, görülm