Prof. Dr. Bilal Sambur

Prof. Dr. Bilal Sambur

Milat
Yaşam 86 yazı 0 takipçi

İnsani kırılganlık olarak engellilik

Engellilik psikolojisi, insanın kırılganlığıyla, bedeniyle, toplumla ve anlamla kurduğu ilişkinin en derin alanlarından biridir. Engellilik meselesi yalnızca biyolojik bir durum değildir. Engelilik aynı zamanda insanın "normal", "eksik", "yeterli", "güzel", "işlevsel" ve "değerli" sayılmasının nasıl kurulduğunu açığa çıkaran varoluşsal, psikolojik

Hayat bahardır! Hayat, karnavaldır!

Hayat, bahardır. Hayat, karnavaldır. Karnavalda, insanlık açılır. Baharda, doğa açılır. Karnavalda, yapay düzenler, otoriteler, ilişkiler ve hiyerarşiler çözülür. İnsanlık, şenlik coşkusuyla kısa bir süreliğine de olsa ritüeller ve kutlamalar yapar. Doğa, baharla birlikte kışını, katılığını ve aşılmazlığını çözmeye başlar. Hayat dediğimiz olağanüst

Eleştirel ahlak

Ahlak, çoğu zaman insanın içindeki derin benin sesini yükselten bir vicdan değil, onun üstüne çöken bir disiplin aygıtıdır. Bize "iyi" diye sunulan şeylerin ne kadarının gerçekten insanı yücelttiğini ve hayatı güçlendirdiğini, ne kadarının itaati kutsadığını ve hayatı daralttığını sormadan ahlaktan söz etmek, hakikati değil alışkanlığı ve menfaati

Emek ontolojisi: Emeksel varoluş, varoluşsal emek

İnsan, çoğu zaman kendisini hazır bir varlık gibi düşünür. Doğmuş olmak, tamamlanmış olmak değildir. Tamamlandığını ve kemale erdiğini iddia eden her şey, bir yanılsamadır, yanılgıdır ve yalandır. İnsan, tamamlanmamıştır, mükemmel değildir.İnsan olmak için, tamamlanmış ve mükemmel olduğunu iddia eden her şeyin reddedilmesi gerekmektedir. İnsan, sür

Ahlak: Yaşamanın sanatı mı Özgürlüğün isyanı mı

Ahlak buyruğun dili değil, insanın kendini yakarak yeniden kurması mı olmalı? Yoksa bu, sorumluluğu bireysel çöküşle karıştırmak değil mi?

Maneviyat, içkin ve varoluşsal bir tecrübedir

Maneviyatı dışsal otoritelerden arındırıp insanın kendi içinde bulması gerektiğini savunan yazı, acaba özgür bir bilinç yaratır mı yoksa her bireyi kendi mutlak doğrusunun mimarı haline getirerek yeni bir dogmatizm mi inşa eder?

Toplumsal-pedagojik iflasın ontolojisi

Okullardaki şiddet olayları bireysel psikoloji değil, eğitim sisteminin çöküşünün habercisidir; peki, güvenlik önlemleri artırmak gerçekten sorunu çözer mü?

Paçozlaşma, çürüme, şiddet, çöküş

Okul cinayetleri münferit olaylar değil, devlet, toplum ve insanın içten içe çözüldüğünün semptomudur; peki vicdanımız, çürümenin bu döngüsünü kırmaya yetecek kadar güçlü mü?

Trabzon ve Karadeniz'i bir oluş olarak düşünmek

Trabzon'un ruhu, belirsizliğin ve doğanın çakışmasında mı, yoksa hamsi ve futbolun yarattığı kolektif kimlik duygusunda mı yatıyor?

KURTARICILARIN ÇÜRÜTMESİNDEN ÖZGÜR OLUŞA

Kurtarıcı olduğunu iddia eden her figür aslında insanı teslimiyete çekerek çürüten bir şeytan mıdır, yoksa soru sorma ve şüphe her zaman hakikat yolunun garantisi midir?

Barış Psikolojisi

Barış sadece savaşın durması değil, kendi içimizdeki fanatizmi ve korkuyu aşma cesareti gerektirir; peki militarizm ve dogmatizm olmadan toplumsal dönüşüm gerçekten mümkün mü?

OLUŞ MANEVİYATI VE DOGMATİK NORMATİVİZM

Dogmatizmde maneviyat yoktur. Dogmatizmin formel normatif çerçeveleri, kuralları ve dayatmaları maneviyatı yok eder. Dogmatizmin mistiklik, çile, fena, nefis hiyerarşileri, mürşitlik, zühd ve uzlet uygulamaları maneviyatı ve varoluşu gerçeklikten çıkarır ve ucube bir gölgeye dönüştürür. İnsanın içsel derinliğini kapatan, darlaştıran, düzenleyen, sı