Prof. Dr. Bilal Sambur

Prof. Dr. Bilal Sambur

Milat
Yaşam 89 yazı 0 takipçi

Sanatla anlam oluşturmak

Sanatla anlam oluşturmak, şiddetsiz bir varoluşun en derin biçimlerinden biridir. Sanat, insanı yok olmaya ve etmeye değil, yaşatmaya çağırır. Sanat, susturmaya değil, konuşturmaya ve konuşmaya çağırır. Sanat, dondurmaya değil, akışa bırakmaya çağırır. Sanat, katılıkların ve kurguların kurduğu sert dünyanın karşısında özgürlüğün, çoğulluğun ve yara

Putları kurban etmeye cüret et!

Yüzeyde bir ritüel gibi görünen kurban kavramının derin yapısında insanın hakikatle kurduğu ilişkinin ontolojik olduğu kadar psişik bir gerilim ve çatışma alanına işaret eden bir insani durumun saklı olduğunu fark etmek önemlidir. Putları kurban etmek, yalnızca teolojik bir saflaştırma değildir. Putları kurban etmek, bilincin kendi içindeki bağımlı

Put zihin, kapalı zihin

Kapalı zihin, farklı fikirlere, insanlara, yaşam stillerine tahammül etmez. Kapalı zihin, tahammülsüzlüğün ötesinde bir karanlık ve karartma durumudur. Kapalı zihin, kendi kabullerini mutlak hakikat sanan, kendini sorgulama yeteneğini kaybetmiş bir varoluş biçimidir. Kapalı zihin, dünyayı anlamaz. Kapalı zihin, dünyayı sabitlemek, katılaştırmak, ka

İnsani kırılganlık olarak engellilik

Engellilik psikolojisi, insanın kırılganlığıyla, bedeniyle, toplumla ve anlamla kurduğu ilişkinin en derin alanlarından biridir. Engellilik meselesi yalnızca biyolojik bir durum değildir. Engelilik aynı zamanda insanın "normal", "eksik", "yeterli", "güzel", "işlevsel" ve "değerli" sayılmasının nasıl kurulduğunu açığa çıkaran varoluşsal, psikolojik

Hayat bahardır! Hayat, karnavaldır!

Hayat, bahardır. Hayat, karnavaldır. Karnavalda, insanlık açılır. Baharda, doğa açılır. Karnavalda, yapay düzenler, otoriteler, ilişkiler ve hiyerarşiler çözülür. İnsanlık, şenlik coşkusuyla kısa bir süreliğine de olsa ritüeller ve kutlamalar yapar. Doğa, baharla birlikte kışını, katılığını ve aşılmazlığını çözmeye başlar. Hayat dediğimiz olağanüst

Eleştirel ahlak

Ahlak, çoğu zaman insanın içindeki derin benin sesini yükselten bir vicdan değil, onun üstüne çöken bir disiplin aygıtıdır. Bize "iyi" diye sunulan şeylerin ne kadarının gerçekten insanı yücelttiğini ve hayatı güçlendirdiğini, ne kadarının itaati kutsadığını ve hayatı daralttığını sormadan ahlaktan söz etmek, hakikati değil alışkanlığı ve menfaati

Emek ontolojisi: Emeksel varoluş, varoluşsal emek

İnsan, çoğu zaman kendisini hazır bir varlık gibi düşünür. Doğmuş olmak, tamamlanmış olmak değildir. Tamamlandığını ve kemale erdiğini iddia eden her şey, bir yanılsamadır, yanılgıdır ve yalandır. İnsan, tamamlanmamıştır, mükemmel değildir.İnsan olmak için, tamamlanmış ve mükemmel olduğunu iddia eden her şeyin reddedilmesi gerekmektedir. İnsan, sür

Ahlak: Yaşamanın sanatı mı Özgürlüğün isyanı mı

Ahlak buyruğun dili değil, insanın kendini yakarak yeniden kurması mı olmalı? Yoksa bu, sorumluluğu bireysel çöküşle karıştırmak değil mi?

Maneviyat, içkin ve varoluşsal bir tecrübedir

Maneviyatı dışsal otoritelerden arındırıp insanın kendi içinde bulması gerektiğini savunan yazı, acaba özgür bir bilinç yaratır mı yoksa her bireyi kendi mutlak doğrusunun mimarı haline getirerek yeni bir dogmatizm mi inşa eder?

Toplumsal-pedagojik iflasın ontolojisi

Okullardaki şiddet olayları bireysel psikoloji değil, eğitim sisteminin çöküşünün habercisidir; peki, güvenlik önlemleri artırmak gerçekten sorunu çözer mü?

Paçozlaşma, çürüme, şiddet, çöküş

Okul cinayetleri münferit olaylar değil, devlet, toplum ve insanın içten içe çözüldüğünün semptomudur; peki vicdanımız, çürümenin bu döngüsünü kırmaya yetecek kadar güçlü mü?

Trabzon ve Karadeniz'i bir oluş olarak düşünmek

Trabzon'un ruhu, belirsizliğin ve doğanın çakışmasında mı, yoksa hamsi ve futbolun yarattığı kolektif kimlik duygusunda mı yatıyor?