Ömer Lekesiz

Yeni Şafak

Sahne soytarılarının sefaleti

Şu sahne soytarıları Batılılara köpeklik etmede yüksek(!) dereceli bir alışkanlık kazandıkları için mi çocukları, kadınları, ihtiyarları parçalayan kudurgan sokak köpeklerine kendi karındaşlarından daha fazla sahip çıkmakla kalmıyor, bu sorunun halli için gayret gösterenlere de ahlaksızlıkta şirretleşmiş bir dille, kuduz olmuş bir köpek hiddetiyle

Şehidimizin adı Haniye, kuşkularımızın adı İran

Şehidimizin adı İsmail Haniye.Ona Yürüyen Şehit demek yanlış olmasa gerek. Zira o geçtiğimiz nisan ayında üç oğlunun ve içlerinde torunlarının da bulunduğu onlarca çocuğun işgalci ABD-İsraili tarafından şehit edildiklerini öğrendiğinde, onların şehadetini Rabbimizden gelen bir şeref olarak niteleyip, "Oğullarım Gazze'yi terk etmedi. Gazze'de kahram

'Bir çağdayız ki eskilerin başladığı bizim sonumuzdur'

Sezai Karakoç, Leyla ile Mecnun mesnevisinin sebeb-i telifine mahsus "Parantez" ara başlıklı ikinci şiirinde, varlığı dikkat edilmeyecek şeylere dikkat etmekten ibaret olduğu için asıl dikkat edilmesi gerekenleri görmeyen ve bu yanıyla asıl kendi cehaletini örtmek için edebiyatta eleştiriyi ve muhalefeti put edinen sabırsız birinin, sebeb-i telife

'Ve toprak bağırmadıkça kesilen bir kurban gibi'

Önceki yazımızda "Sezai Karakoç'un Leyla ile Mecnun mesnevisindeki sebeb-i telifi başlı başına bir şiir dersidir" demiş ve ilgili ilk şiiri sözde öncelik daima şairindir vurgusuyla birlikte okumak için nakletmiştik. Şimdi o şiirde Karakoç'un ne söylediğine bakalım: Karakoç o şiirinde,1- Sözün Nizâmî, Molla Câmi ve Fuzûlî örneklerindeki gibi -en büy

'Daha iyisini mi yazacaksın içlilikte Fuzuli'den'

Sebeb-i telifin mesneviye mahsus olduğunu, büyüklerimizin bu mirası nesirlerine de taşıyarak yaygınlaştırdıklarını söylemiştik. Geçtiğimiz salı Taha Abdurrahman'ı izdiham nedeniyle dinleyemeyince, sıcak günü dost yüzlerin serinliğinde tamamlayabilmek için Cemal Şakar ve Mustafa Kirenci'yi ikamet ettikleri mahallede ziyaret ettim.Sohbetimizde sebeb-

Taha Abdurrahman İstanbul'da

Taha Abdurrahman (d. 1944, Fas Cedide), İslam Düşünce Enstitüsü'nün davetiyle bir konferans vermek üzere İstanbul'a geldi ve nasipse bugün saat 18:00'de TDV İslam Araştırmaları Merkezi'nde (İSAM) dinleyicilerine hitap edecek. İslam Düşünce Enstitüsü'nün kurucusu Mehmet Görmez Hocamızın, Taha Abdurrahman'ın eserlerinin Türkçe çevrilmesi konusundaki

Üç mescit ya da Osmanlı'dan sonra tufan

Oryantalist İslam tarihçilerince Kıyamet kilisesinden daha yüksekte olmasından, daha büyük görünmesinden, hüsnühatlarının epigrafik propaganda olarak benimsenmesinden de anlaşılacağı üzere, daha inşa edildiği ilk yıldan itibaren (691), gördükleri her seferde Yahudilerle Hıristiyanlarda hançerlenme duygusu uyandıran Kudüs haremindeki Kubbetüsssahre

Haremeyn-i şerifeyn sevgisiyle dolmak varken

Muallim Nâci, Eyüp Sabri Paşa'nın Mir'âtü'l-Harameyn'ine yazdığı takrize şu şiiri ve cümlesiyle başlar: Derler iki âlemde bize mahzen-i esrâr Erbâb-ı diliz mahrem-i râz-ı Haremeyn'iz Kevneyni geçerken ederiz garkâ-i envâr Biz kâfile-i "Nâci"yye-i cedd-i Hüseyn'izHaremeyn-i şerifeyn denildiği vakit, kulûb-ı münevvere i Muhammediyyûn bir şevk-ı bedi'

Ne tehlike biter ne de direniş şuuru

Aşağıdaki metni 12 Ağustos 2016 tarihinde yine bu sütunda yazmıştım. Aradan sekiz yıl geçti. FETÖ ile mücadele aynı sıcaklıkta sürüyor ve ona karşı teyakkuzumuz, vatan ve millete sahip çıkma şuurumuz da Çünkü hakikatin özü değişmiyor, değişen bizim onunla kurduğumuz ilişkiler: "Gezi eşkıya kalkışması ile şekillenmeye başlayıp, 1725 Aralık seçim aya

Şehit Mustafa Cambaz'ı kendi mesleğiyle birlikte yaşatmak

15 Temmuz hain darbe girişiminin Çengelköy şehitlerindendi Mustafa Cambaz.O bir fotoğrafçıydı.Fotoğrafçı, ünsiyet kurduğu mekanlarda elinde makinasıyla keşif ve hayret üzere, daha baştan seçtiği mekanlarda mukim olandır. Cambaz bu manada camileri mekân tutan bir mesleğin de ehliydi.Albayrak Medya, kendi elemanlarından olan şehidinin adını tam da on