Hüsnihattın haddi nedir

İş bu nedenle hüsnihattın usul ve esası, zikredilen öz (değişmeyen) ve biçim (değişen) üzerinden ve elbette şu ya da bu nispette hakkında vuku bulan uzlaşma sebebiyle hem bir haddin hem de -kimi yönleriyle- tartışmanın konusudur.

Nitekim biz bu tartışmaya, yaklaşık yüzyıl önce siyasal rejimin baskılarıyla kaybettiği itibarına tekrar kavuşmaya başlayan hüsnihat ortamından tanığız. Geleneksel kelimesiyle ifade ettiğimiz tarz-ı kadim (klasik) hüsnühat ile onun modernleştirilmesi esasında bitmesi kısa vadede mümkün görülmeyen bir sıcak taşmanın tanığı olsak da hüsnihattın görücüsü, seyredicisi olarak biz bu tartışmanın bir tarafı değiliz. Kaldı ki, Allah'ın yaratmasındaki süreklilik ve tecelli ile dışlaşan bu süreklilikteki değişkenlik yani tecellide tekrarın olmayışıyla çelişeceği için tekrar fikrinden inanç olarak uzağız. Dolayısıyla 'Fark(ı) tekrarın kılık ve yer değiştirmesi'nden ibaret görmemiz; onu 'kavramsız bir fark' olarak bilmemiz ve suretteformdabiçimde değişmeyi de mukadder kabul etmemiz nedeniyle (Bkz.: Gilles Deleuze, Fark ve Tekrar, trc.: Burcu Yalım Emre Koyuncu) söz konusu tartışmanın dışındayız ancak bu bahiste tartışılanı hüsnihattın uzlaşılmış usul ve esaslarına göre değerlendirme hakkına sahibiz. Bu değerlendirmede doğru isabeti sağlamak için tartışma konusunu hüsnihattın üç boyutlu denemeleriyle yani kübik komposizyonuyla sınırlandıracağız ve lafı dolaştırmaksızın söyleyecek olursak, ilgili eğilimin sonuçlarını şu altı hususta toplayarak ele alacağız: 1-Hüsnihattaki çift katlılığın yok edilmesi,2-Perspektife örgütlenmiş bakışa zorlanarak göze zulmedilmesi.3-Hüsnihattın okunmasının ve dolayısıyla mesajbilgilendirme özelliğinin göz ardı edilmesi,