Besmele-i Şerif, Kelime-i Tevhid, Rabbülalemin, İman Ayetleri, Selam Ayetleri, Ramazan Yazıları, Ruha Şifa vb. ad ve temalarla süregelen önceki sergilerin belli takvimlerle, Anadolu'daki birçok şehre, TİKA öncülüğünde dünyanın belli başlı kültür merkezlerine taşındığını, böylece bu sergilerle İslam yazısı konusunda genel bir bereketli hareket sağlandığını da bu vesileyle zikretmeden geçmeyelim. Ki inşallah bu yeni sergiyle de söz konusu hareket, benzer menzillerde daha da bereketlenecektir.
Küratörlüğünü Yasemin Darbaz Karaca'nın yaptığı serginin koordinatörlüğünü Tekin Kavcak, sanat danışmalığını İbrahim Şengül üstlenmişler; grafik tasarımı ise Asude Aydın Yılmaz eliyle gerçekleşmiş.Sergi hattat Ali Toy, Arif Özdem, Aydın Kızılyar, Davut Bektaş, İbrahim Şengül, Mustafa Parıldar, Nadir Tatar, Sami Naddah, Savaş Çevik, Seyit Ahmet Depeler, Shahryanshah Siracuddin ve Tahsin Kurt'un hüsnihat tabloları; müzehhipmüzehhibe Ayşe Sayın, Belgin Balıkçı, Berna Karabulut, Beyza Tuna, Firdevs Bakkal, Gülsüm Gügercin, Halenur Bakkal, Nihal Tezcan, Merve Tiryaki, Sibel Ak, Simanur Uzun Cihangir ve Şeyma Okur'un tezhipleri, Abdullah Özşahin ile Celal Can Vatandaş'ın tezhip esaslı dijital enstalasyonlarından oluşmuş.
Sergiye ad olan Âdil-i Mutlak Esmâ-i Hüsnâ'dandır. Tasavvuf tefekküründe Allah'ın Zat'ında (Vahdet'inde) bir bölünme mümkün görülmediğinden O'ndaki adlin mutlaklığına işaret edilmiş, adlin varlığa da ait olması ise Allah'ın ilgili isimsıfatlarıyla tecellilerine mal edilmiştir. Böylece adladalet varlıkta yaratılmadan kaynaklanan bir hakikat olma vasfını kazanırken, zulme de varlığı kendi hakikatinin dışında bir şeye ya da şeyle zorlama anlamı verilmiştir.Bu bilgiler ışığında ilgili Esma'nın sergiye ad olarak verilmesiyle de Filistin Gazze ve Batı Şeria başta gelmek üzere Müslüman dünyanın maruz kaldığı zulme ve bu zulmün ancak adaletle ortadan kaldırılabileceğine dikkat çekilmek istenmiş ve sergideki hüsnihatlarda şu mealdeki ayetler öne çıkarılmıştır:
"Aranızda bir yazıcı bunu adaletle yazsın." (2 Bakara, 282);
"Siz hislerinize uyup adaletten ayrılmayın." (4 Nisâ, 135);
"Bir topluluğa duyduğunuz kin, sizi adil davranmamaya itmesin." (5 Maide, 8);
"Eğer hüküm verirsen aranızda adaletle hükmet. Şüphesiz Allah adil olanları sever." (5 Mâide, 42);
"Söz söylediğiniz zaman adaletli olun" (6 En'âm,152);
"Rabbim adaleti emretti" (7 A'râf, 29),
"Yarattıklarımız arasında hakka götüren ve o yolda adil davranan bir topluluk da var" (7 A'râf, 181);
"Şimdi bununla adaleti emreden ve kendisi de dosdoğru yolda bulunan kimse bir olur mu" (16 Nahl, 76);
"Aranızda adaletli olmak için emredildim." (26 Şuarâ, 15);
"İnsanlar arasında adil bir hüküm ver." (38 Sad, 26);

107