Ömer Lekesiz

Ömer Lekesiz

Yeni Şafak
Kültür-Sanat 315 yazı 1 takipçi

Her hat hüsnihat, hüsnihat da sadece sanat değildir

Cheng, fırça (resim) merkezli olarak çizgiyi -piktüral bir görüşün biraz uzağında durarak- şöyle ele almıştır:"Çizgi, bu anlamda rölyef etkisi yaratmayan basit bir hat (ligne) olmadığı gibi, biçimin dış hatlarını gösteren bir çevre çizgisi de (contour) değildir; () nesnelerin iç hatlarını (li) ele geçirmeye olanak verir. Öyle ki esin kaynakları onl

Hüsnihat mürekkebin sevincidir

Bilgiyi görebildiği ile sınırlayan zâhir ehli için bunda bir problem yoktur. O, bir hüsnihat istifinde rengin doygunluğuna, harflerin yerleştirilmesine ve oranlarına dikkat ederek, salt görünenin görünüşünden bir zevk devşirebilir ya da bir trene bakar gibi bakıp bakıp geçmekle yetinebilir.Hüsnihattın psikolojisini merak edenler içinse mesele bu ka

Hüsnihattın mürekkebi nice ola

Hüsnihattın beş temel unsuru vardır: 1-Hattat, 2-Kelime, 3-Kalem, 4-Kâğıt, 5-Mürekkep. Bu unsurlar, örneğin mürekkebin, kalemin ya da kâğıdın önüne alınmasındaki gibi makul gerekçelere tabi olarak yer değiştirebilirler ama iptal edilemez. Ayrıca, kendi içlerinde cinsleri ve şekilleri itibariyle çeşitlenmeleri de bunların temel unsur olarak varlıkla

Ramazan ayının tamamı bir kandildir

Zira kitaplar, kandili ve mezkur unsurlarını anlamayı ve bilmeyi sağladıkları kadar, güneş misali Allah'ın apaçık nuruna (Kur'an'a ve Peygamber Aleyhisselam'ın sözlerine) rağmen hâlâ ışıktan (bilgiden) yoksun kalanları aydınlatmaya -tıpkı bir mum misali- vesile olabilirler. Biz de bu maksatla Ramazan'ın tamamını bir kandil, kitapları da bu kandile

Tasavvufî izler, menziller ve yüzler

Gazâlî'nin sâlik vasfıyla katettiği Şam, Kudüs ve el-Halil menzillerinden sonra eriştiği Mekke ile Medine'nin, "Hakka giden Yolu tutmak" anlamında (Süleyman Uludağ, Tasavvuf Terimleri Sözlüğü) sülûk merkezli karşılıklarına gelinceMekke hareminde Arafat'ta vakfe ile Beytullah'ta tavaf (ki, tavaf da bir namazdır), zikir ve dua ile sürekli olarak ilk-

Her makam kendinde bir mekandır

Gazâlî'nin, İhyâ'sının ikinci kitabı Akaid'i Kudüs'te yazdıktan sonra el-Halîl'e geçtiğini söylemiştik.Horasan Emiri Sencer'e yazığı mektupta zikrettiği üzere El-Halîl'de Hz. İbrahim (a.s.) ile diğer peygamberlerin kabirlerini ziyaretinde "Hiçbir sultanın malından almamak, onlarla bu konuda bir hesap ve münazaraya da dahil olmamak için" söz vermiş,

Gazâlî'nin uzleti ve uzlet menzilleri

"İnsanlardan beş şey istedim fakat hiçbirini yaptıklarını görmedim. Onlara, Allah'a itaat edin, dünyadan yüz çevirin, dedim. Yapmadılar. Eğer siz yapmıyorsanız, bunları yapmam için siz bana yardımcı olun dedim. Buna da yanaşmadılar. Öyleyse bunları yapmamdan siz rahatsız olmayın, dedim. Bunu da kabul etmediler. O halde bunları yapmama engel olmayın

Bugünkü edebiyatımız muhafazakâr edebiyatın hasılatıdır

Sentez asıl biyoloji, kimya, mimarlık ve felsefe sahâlarında kullanılan bir kelime. Osmanlıca terkip kelimesinin ondan bir payı; divan edebiyatının bir şiir türü olarak terkib-i bend'in de yine onunla hiçbir alakası yok. Türk-İslam sentezi şeklindeki terkibin oluşumunda ise sentez kelimesi a priori "Batılılaşmayı benimsemiş olan Türk"e işaret ediyo

Batılılaşmanın ara yüzü olarak Türk-İslam sentezciliğine doğru

Erken bir 'aslan sosyal-demokrat' olarak Naci Çelik, kaleminin keskinliği, kitabın ortasından konuşma cesaretinin yüksekliği nedeniyle, kimi görüşlerinde slogana fazla yaslanmış olsa da konumuz bağlamında ilginç tespitlerde bulunmuştur. Bu yazımda onlardan birkaçını naklettikten sonra edebiyat ve sekülerleşme konusunu kendi bakış açımla ele almayı

Allah'ın boyasıyla boyanmak

"Gaybın anahtarları Allah'ın yanındadır; onları O'ndan başkası bilmez. O, karada ve denizde ne varsa bilir; O'nun bilgisi dışında bir yaprak bile düşmez. O, yerin karanlıklarındaki tek bir taneyi bile bilir. Yaş ve kuru ne varsa hepsi apaçık bir kitaptadır." (6 En'am: 59)Adını, eşyayı sınırlandırmak suretiyle kayıt altına almasından ya da eşyayı ka

Edebiyatta sekülerleşmenin ilk adımı: Hakikatin gerçekliğe feda edilmesi

Edebiyatın şimdiki tanımının geçmişte olmayışı şiir ve inşa kelimelerinin varlığı nedeniyledir. Zira bu iki tanım, idrake tabidir ve bu minvalde özel bir tanım edinebilmek için şiirin şuurdan, mimarinin de inşadan doğurtulması gerekir. (Bkz. Neydi 'bizim' edebiyatımız, Yeni Şafak, 8.08.2023) Edebiyatın bugünkü tanımı "Gerçek ya da gerçeğe dair veya

İyi kurguyu ararken kurgulanmak

Nitekim geçtiğimiz hafta MTO'nun kıymetli öğrencilerine Gazâlî'nin (rahimehullah) ŞiîBatınî gruplara karşı verdiği mücadeleyi anlatırken kendimi -mealen- şunları söylerken buluverdim: "Eğer bizim zamanımızda da müceddit vasfıyla bir Gazâlî zuhur edecek olursa, sanırım onun en büyük mücadelelerinden biri edebiyatçılara karşı olacaktır. Onun zamanınd