Cheng, fırça (resim) merkezli olarak çizgiyi -piktüral bir görüşün biraz uzağında durarak- şöyle ele almıştır:
"Çizgi, bu anlamda rölyef etkisi yaratmayan basit bir hat (ligne) olmadığı gibi, biçimin dış hatlarını gösteren bir çevre çizgisi de (contour) değildir; () nesnelerin iç hatlarını (li) ele geçirmeye olanak verir. Öyle ki esin kaynakları onları aydınlatsın... (Su Tungpo: Dağ, kayalık, bambu, ağaç, su üzerindeki hafif dalgalanmalar, sisler ve bulutlar; bütün bu doğa görünümlerinin değişmez formları yoktur; buna karşılık, onların her birinin sabit iç çizgileri vardır aynı zamanda. Ressamın -esprisini yönlendiren şey de bu iç çizgiler olmalıdır.) Onun doluluğu ve inceliğiyle, yoğunlaştırılmış ya da sulandırılmış biçimiyle, itişi ve duruşuyla Çizgi hem biçimihem rengiyle, hacim ve uyumuyla, araçların ekonomileri üzerine kurulu yoğunluğu ve bizzat insanın itkilerini kapsayan yönlerinin tümüyle esin kaynakları Onun birliğiyle, desen ve renk arasında, hacim ve devinimle yansıtılan her şey, ressamları çatışmaya götüren sorunlara çözüm getirilmiş olur."
Ancak günümüzdeki nokta'dan çizgi anlayışı, yukarıda iki örneğini zikrettiğimiz mesleki ya da tematik (resim, eskiz, desen vb.) ayrımları da aşmakta, modern tipo-grafi tanımı altındaki toplanan el yazıları, sinema ve televizyon esaslı hareketli yazı, kaligrafi, grafiti, afiş, simge, reklamcılık, mimari yüzey uygulamaları vb. tüm faaliyetleri ihtiva etmektedir. (Emre Becer, Modern Sanat ve Yeni Tipografi, Dost, Ankara 2010)
Çizgininhattın anlam ve maksadındaki bu çeşitlilik karşısında Mahmud Bedreddin Yazır, "Ne her hat çizgi ve yazıdır, ne her çizgi hat ve yazıdır, ne de her yazı hat veya çizgidir; belki çizgi olmayan yazılar da vardır. Yazı olmayan çizgiyi, çizgi olmayan yazıdan ayırt etmeye her zaman hat kelimesi kifâyet etmeyeceği cihetle, herkes hat ve çizgiye kendince ne mânâ verirse yazıyı ve bu mânâda kullanılan hattı da yanlış anlar ve tabiatiyle söylenenleri de gereği gibi anlayamaz." şeklindeki erken bir uyarıyla, "Şu hâle göre, yazı ilim ve sanatında hat denildiği zaman, çizgi veya çizgilerden yapılmış bir şekil veya şekillerden mürekkep belirli bir sûret de olabileceği unutulmamalıdır. Nitekim, () yazıya kalemle yazılan belirli hat mânâsında kalem demek de ayrı bir ıstılâh olmuştur ki, bu; çizilmiş çizgi olabileceği gibi çizgiden başka da olabilir. Demek ki bir hattın çizgi, yazı ve kalem olabilmesi için her birinin diğerinden farklı bir husûsiyeti bulunmak icap eder." diyerek, hüsnihattı "Hat Sanatının Fârikaları" başlığı altında terkip; seyyaliyet; metanet; el ve kalem; ibdâ'; tahrik; ölçülülük; güzellik hususiyetlerine göre özelleştirmiştir. Yazır'ın "Her hat hüsnihat değildir" sözünü aklî delillerle pekiştirme gayretine bigane kalmamakla birlikte, konu hüsnihattın psikolojisi olduğunda onun ilgili görüşlerine mana (maneviyat) cihetinden yeni eklemelerin yapılması gerektiğine inanıyor ve bunu için onun "Her hat hüsnihat değildir" sözüne
161