Mustafa Sabri Beşer

Star

Daha kaç Ramazan kaldı

Yarın büyük gün, Ramazan başlıyor.Her yıl aynı niyetler edilir. "Bu yıl başka olsun." Sonra ne olur Aynı hız, aynı hengâme, aynı savruluş.Şehir ışıl ışıl, ekranlar canlı, takvimler dolu... Ama kalp Kalp yorgun. Kalp mevsim değiştiremiyor.Bir an duralım ve kendimize ağır ağır soralım: Kaç Ramazan kaldıBir kardeşimiz dijital mecrada rahmetli Akif Emr

Portre bahanesiyle çekilen ideolojik röntgen ve panik metni!

Cumhuriyet gazetesi yeni İçişleri Bakanı haberini bir atama gibi değil, bir rejim alarmı gibi yazdı. İsim verdi, ima bıraktı, zihin yönlendirdi. Sonra bunun üzerine gazetecilik mührü bastı.Ama metnin ruhunda ne kamu güvenliği vardı ne asayiş ne sınır yönetimi ne göç ne afet koordinasyonu.Metin bu başlıkların hiçbirine uğramadı.Sembol savaşlarına uğ

Ölümsüzlük yüktür…

Bu başlığı daha evvel başka bir mecrada kullanmıştım. Tekrar müracaat ediyorum. Zira başlığa isabet eden onca ölümsüz ile muhatap kalmak yenisini türetmeme hacet bırakmadı.Şimdi efendiler, bir soru sorayım. Son ne zaman öleceğinizi düşündünüzYok, gayet ciddi soruyorum. Lâfın gelişi değil.Sabah kalktınız, aynaya baktınız, kravatınızı bağladınız, ara

Millî Eğitim Bakanlığına İslam teklif ediyorum!

Millî Eğitim Bakanlığına teklifim açıktır ve bu teklif bir slogan değil, eğitim dilindeki bir çelişkiyi gidermeye dönük somut bir düzenleme çağrısıdır.Yıllardır "Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi" dersinin içeriğiyle adı arasında ciddi bir mesafe bulunuyor. Dersin adında "kültür" ve "bilgi" vurgusu öne çıkarken içerik salt kültürel bir tanıtım düzeyinde

TOGG'un rotası Epstein'in çukuruna düşer mi

Dosyalar açılıyor, isimler dökülüyor, listeler sızıyor. Sosyal medya yangın yeri, "pedofil çetesi" etiketleri havada uçuşuyor, herkes dedektif kesilmiş. Herkes Epstein'ı konuşuyor.Bu rezillikler karşısında şaşırmak, hiddetlenmek gayet anlaşılır. İnsan kalbi bu kadar çürümeyi görünce sarsılır, sarsılmalı da.Fakat biz sadece tepki veren bir kalabalık

Reyting mahkemesinde makbuzu ödeyen, günah işlemeye devam ediyor!

"Anlaşılan "Aile Yılı" bitti..." diye bir paylaşım gördüm. Paylaşımın öznesi bir TV dizisi. İzini sürdüm, akıttığı irini süzdüm.Daha yeni "gündüz kuşağı" bataklığına öfkelenmişken, akşam kuşağında aynı necasetin farklı bir ambalajla önümüze konduğunu gördüm.Üç kadın var... Üçü de hamile. Sıkı durun, hiçbiri kocasından hamile değil! Üstelik içlerind

İBB "Yuvamız İstanbul" kreşleri neden açıldı, amacı ne

Bir cami avlusunun sükûnetine komşu olan CHP'li İBB'nin "Yuvamız İstanbul" kreşi, eğitim yuvası olmaktan çok, aşılması imkânsız surlarıyla yükselen bir karakol gibi duruyor.Binanın önündesiniz, demir parmaklıklar, şifreli kapılarla karşılanan ebeveynler...Prison Break firar senaryoları dahi, bu kreşin katı bürokrasisinde bir bilim kurgu.Bir eğitim

Ülke küçülüyor ama haritaya bakan yok!

Aile, bir evin içi kadar dar, bir milletin kaderi kadar geniş bir alandır. Son yıllarda o alanın etrafına görünmez bir kuşatma kuruldu.Kira, geçim, ekran bağımlılığı, dilin hoyratlaşması, sabrın çekilmesi. Bir yandan da aileyi "eski kurum" diye küçümseyen yeni bir kibir türü.Sonuçta evlilik yaşı yükseliyor, evlenme isteği azalıyor, boşanmalar artıy

Ülkemde ne güzel şeyler oluyor

Ay'a çıkan ilk insana atfedilen bir cümle var. "Buradan dünya güzel ve ışıklı, yek vücut ve sakin görünüyor." Yeryüzünü yukarıdan görünce kavga küçülüyor, gürültü ince bir çizgiye dönüşüyor.Roger Garaudy, bu ufuk kaydıran bakışı bir anahtar gibi kullanır ve şu soruyu diri tutar: "Zamanla biz de dünyayı böyle bütün, böyle sakin, böyle yekpare algıla

Pro Kemalizm, Pro İnönü, Pro İsrail!

Bu ülkede kimlik, bir elbise gibi giyilip çıkarıldığında hakikat yetim kalıyor. Türkçülük satan bir profil, ertesi gün Müslümanı aşağılıyor, bu toprağın inancını hedef alabiliyor.Görünen bir yüz var, bir de o yüzü işleten bir atölye. Altay Cem Meriç'in günlerdir anlattığı tam olarak bu atölye.Haber sayfası gibi duran hesaplar, tarafsızmış gibi akan