M. Latif Salihoğlu

M. Latif Salihoğlu

Yeni Asya
Gündem 580 yazı 0 takipçi

Yasaklarda son perde: Kafes yasak

GÜNÜN TARİHİ 26 Şubat 1934Hakiki cumhuriyetin en tatlı bir meyvesi hürriyettir. Hürriyetin olmadığı yerde, hakiki cumhuriyet yok demektir. Var gibi görünen de, "Manasız bir isim ve resimden ibarettir." Aynen, bizdeki cumhuriyetin ilk çeyreğinde olduğu gibi. Cumhur dediğimiz halk tabakası, 1923'ten tâ 1950 kadar cumhuriyetin ruhuna uygun bir yönetim

Osmanlı'ya dost "sözde Kemalist"

Bir önceki yazımızın başlığı "Şeriata düşman sözde Müslüman" şeklindeydi. O yazıda, şeriata düşman olan bir kimsenin, hakiki Müslüman olup olmadığının şüpheli ve tartışmalı olduğu noktası üzerinde durduk.Bugünkü yazıda da, benzer tarzda bir mantık örgüsüyle şu meseleyi sorgulamaya çalışıyoruz: Bir kimse hem Osmanlı'ya samimi dost, hem de aynı anda

Şeriata düşman "Sözde Müslüman"

Siyasî kutuplaşma üzerinden, zaman zaman "Laiklik karşıtlığı" körüklendiği gibi, bazen de "Şeriat düşmanlığı" hortlatılmaya çalışılıyor. Nitekim, şu günlerde de bu kronik hastalığın tekrar nüksettiğini görüyoruz.Yüzde doksanın üzerindeki nüfusun Müslüman olduğu bir toplumda "laiklik alerjisi"nin bulunması çok da anormal bir durum sayılmasa gerek. A

Bereketli bir ömür

Gazetemiz Yeni Asya, bugün itibariyle 55. yaşına girmiş bulunuyor. Bereketli, semeredar bir ömür.Henüz daha çocuk denilecek yaşta iken tanıdığım Yeni Asya'yı düzenli olarak okumaya başlamamın üzerinden 50 sene geçti. Gazete bünyesinde personel olarak fiilen çalışmada ise, 45 yılı geride bıraktık. Allah, daha nice yıllarda bizi hayırlı neşriyat hizm

Dindar şahsiyetin kindar siyaseti -2

1907 yılı sonlarında İstanbul'a geldikten sonra, Şark vilâyetlerindeki eğitim-maarif hizmetlerini geliştirmek için hükümet nezdinde harekete geçen Bediüzzaman Said Nursî, meramını dile getirdiği bir dilekçe ile Saltanat Sekreteryasına takdim eder.Dilekçesinde, haliyle Şark vilâyetlerinde uygulanmak üzere gerekli maarif projeleri (mektep ve medrese)

Dindar şahsiyetin kindar siyaseti -1

Devlet başkanı, yahut hükûmet reisi olan bir liderin dindar olması, onun icraatinin veya takip ettiği siyasetin de dine uygun olduğu anlamına gelmez. Hatta, durum tam tersine bile olabilir. Nitekim tarihte olmuştur.Tarihte olduğu gibi, örnekleri bugün de var. Yani, baştaki zât görünürde veya gerçekte dindar olduğu halde, takip etmiş olduğu tarz-ı s

İthal edilen (me)denî kanunlar

İnsanın yüzünde utanma duygusu kalmayınca, yalan-yanlış şeyleri çok rahat bir şekilde yazıp-söyleyip yutturmaya çalışır. Aynen, Cumhuriyetin ilk yıllarındaki ithal malı yutturmacalar gibi.Siz şu yüzsüzlüğe, şu katıksız yalancılığa bakın ki, adamlar tutmuş "İsviçre Medenî Kanunu" paketini olduğu gibi Türkçeye tercüme edip 1926'da bunu "Türk Medenî K

İzzetli, vakarlı, yerinde duruş

Hak aramak, yerine göre hakkını müdafaa etmek, insan olmanın bir gereğidir.Böylesi bir esas-temel hakkı aramanın da şüphesi kendine göre bir yolu, metodu, usûlü, yöntemi vardır. Usûl haricine çıkıldığında ise, hak arama imkânı zorlaştığı gibi, haklı iken haksız duruma düşme ihtimali de var. Demek ki, usûl esastan önce gelir. Bu temel kaideyi unutma

Hz. Hasan'dan ferâgat dersi

Seyyid ve Şeriflerin başı olan Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin'in (radiyallahu anhuma) örneklik teşkil eden hayatlarından alınacak çok dersler var.Sahih İslâm tarihi kaynaklarında, o mübarek zâtların güzel ahlâklarına dair pek çok mâlumat var. O kaynaklara bakıp çokça istifade etmek mümkün. Bizim burada nazara vermek istediğimiz husus ise, Hz. Hasan'ın (r

İman dersinde dünyevî hesap

İman dersine herkesin ihtiyacı var. Okunduğunda, dinleyen herkesin ondan hissedar olur. Kabiliyeti nisbetinde ondan feyiz alır, istifade eder.İşte, böyle bir iman dersine dünyevî hasapları zinhar karıştırmamalı. Hele ki, siyasî ve ticrarî menfaatleri karıştırmaktan şiddetle kaçınmalı. Aksi halde, derse gelenleri ve dinleyenleri şüpheye düşürüp, onl

Ya aydınlatır, ya karartırsın

Ana hatları itibariyle, insanların sevk ve idare edilmesinde herkesin ve hepimizin önünde iki tercihli yol var.BİRİNCİSİ: Soruların cevap bulduğu, meselelerin izah edildiği, zihinlerin rahatladığı, kalbin ferâhladığı, şevk ve ümit hissinin canlılık kazandığı, gayret ve çalışma azminin teşvik edildiği, velhâsıl insanların mutlu kılınmaya çalışıldığı

Şahıslar geçici, prensipler kalıcı

Muhtelif tabiattaki insanları birleştiren, bir arada tutan şey, ya uzun ömürlü düsturlar-prensipler manzumesidir, ya da kısa ömürlü başka unsurlardır.O unsurların başında da şahsiyet, siyaset, ticaret gibi geçici, fani ve bazen ciddi aldanmalara sebebiyet maddeler geliyor. Buna rağmen, dehşetli propagandalar sebebiyle, insanlar ekseriyet itibariyle