Haşmet Babaoğlu

Sabah

Haftanın notları: Zor zamanlar

Nasıl bir hayat bekliyor bizi Cevap aramak için hâlâ gözlerimizi dikmiş otomobillere, binalara, silahlara bakıyoruz... Geçen yüzyıldan kalma bir dikkat bu, demode artık... Küreselci merkez ve yeni mühendislik çalışmaları ise insan bedeni ve zihnini dönüştürmek üzerine odaklandı. Yani asıl soru şu: İnsan, insan kalacak mı Bundan haberdar mıyız Hayır

Siyaset bunlarla dolacak, daha başlardayız

Kim olsa, utanır!.. Yağmur altında İsrail soykırımına karşı protesto gösterisini sürdüren yüzlerini kefiyeyle kapatmış, her yanını Filistin bayraklarıyla donatmış gençlere gidip... "Günaydın, ben milletvekiliyim, görüşlerinizi ve neyi protesto ettiğinizi öğrenmek istiyorum" diye sormak nasıl bir sakilliktir... Orada elinde, "Ben Yahudi'yim ve soykı

Hiç uzatmayalım gerçek ortada

Sözüm "köşeci" meslektaşlarıma... Arkadaşlar... Sizin işiniz, komplo teorisi sayılır diye dişe dokunur her türlü laftan uzak durmak değil... Düz haber ve haberin ayrıntılarını listelemek gazetelerinizde çalışan muhabir ve editörlerin işi... Siz olup bitenleri yorumlayacaksınız... Satır aralarına bakacaksınız... Haberden fikir üreteceksiniz... İlk b

Kazanın nedeni kadar önemli başka sorular

İran'ın 12 saat boyunca ulaşamadığı ve kendi kurtarma ekiplerinin de kaybolduğu helikopterin yerini bizim ürettiğimiz, bizim havaalanımızdan kalkış yapan ve bizim tarafımızdan yönetilen AKINCI yaklaşık bir saat içinde buldu... Hatta onun sayesinde bölgede dolaşan arama ekipleri de fotoğraflanıp yer tespiti yapıldı... Şimdi hatırlamayalım mı Daha pe

Putunu "bilmeyen" putperestler

Modern insanda laf çok... Sorsan, her şeyi biliyor... Ona "günümüzde bilginin şeffaflığı"ndan bahsediyorlar, hemen benimsiyor. Gizemcilikten bahsediyorlar, bayılıyor. Korkuları pazarlıyorlar; kuyruğa giriyor. Haz piyasasına müdavim yazıyorlar; hiç itiraz etmiyor. Lakin putunu; yani "PARA"yı tanımıyor, bilmiyor; bilip görmenin yanına bile yaklaşmak

Gazze var, başka hiçbir şey...

"Yosun ve iyot karışımı bir koku... Küreklerin düzensiz şıpırtısı, bir an sonsuza kadar uzayacakmış gibi gelen sessizlik, sonra suyun uysal sesleri... Sandalın erimeye yüz tutmuş ahşap küpeştesine tutunup derine doğru bakıyorum bir an... Önce berraklık ve biraz daha aşağıda baş döndüren bulanıklık... Bu koku dipte sayısı asla ölçülemeyecek kadar ço

Haftanın notları: Birleşik Devletler...

"Yolculuğuma başladığımda kimse bana inanmadı, diyorlar. Sosyal medyanın havalı olmak isteyen tiplerinin anlamak istemediği şey şu: Olayın inanmakla ilgisi yok. Dinlemekle ilgisi var; umursamakla ilgisi var... Kimse bir başkasının ne yaptığını umursamıyor; siz dâhil hepiniz sadece kendinizle ilgilisiniz." Bir Amerikalı komedyenin sözleri bunlar...

Kim kurşunlattı

Tarihin çarkı iyice hızlandı... Her şey iki büyük Dünya Savaşı'nın arifesine benziyor... Açın interneti veya bir ansiklopediyi, bakın!.. Slovakya maddesinin karşısında ilk olarak şu yazar: Avrupa'da bir ülke... Sonra şu cümleyi görürsünüz: Eski Çekoslovakya'nın bir parçasıydı... Yani her iki büyük savaşın en tartışmalı coğrafyasından söz ediyoruz..

Kir

"Güne önce dilini temizlemekle başlayacaksın" diyor. Elinde bir dil spatulası... "Zamanla lisanınızı da temizlemeyi öğreneceksiniz, ağzındaki dilinizle zihnindeki dilinin ortak yanlarını fark edeceksin..." Bu mecazlar, dil oyunları zihin açıcıdır bazen ama çoğu zaman çocuk kandırmasından öteye gitmezler... Nitekim şu an çocuksu bir hayranlıkla onu

Yıkılsın!

Uyum gösterilecek bir dünyada yaşamıyoruz. Sadece kişiler için söylemiyorum bunu... Altını özellikle çiziyorum; durum ulus devletler için de böyle... Başta BM olmak üzere bu dünyanın "birleşmiş" organizasyonları uyumu asla hak etmiyorlar. Çok büyük marifetmiş gibi BM Genel Kurulu toplandı geçenlerde... Tavsiye kararı aldı... Tabii karar sanki "son