Haşmet Babaoğlu

Sabah

Çocuklar dünyamızı böyle mi öğrensin

Üç erkek çocuk... Yağmurda saçak altına sığınmışlar, ellerindeki çeyrek ekmeklerin içini birbirlerine gösterip gülüşüyorlar. "Kokoreci koklatmışlar" diyor biri, "Kokoreç kokan domates ve baharat yiyoruz." Kaç lira verdiklerini soruyorum... 190 liraymış... Sekizinci sınıf öğrencisi üçü de... Gülüşüp itişmelerine takılmak yanlış olur; aslında günümüz

Aceleye gerek var mı

Bilenler, görenler, düşünenler uyarmalılar... Yasa düzenleyiciler de her zamankinden daha titiz biçimde çalışmalılar... Neyi mi kastediyorum Artık son aşamasına gelinen ve önümüzdeki haftalarda Meclis'e sunulacak "İklim Kanunu" teklifini kastediyorum. 2000'de, 2010'da ve elbette 2024'te değiliz artık... ABD'nin başına "Yeşil Yeni Düzeni sonlandıra

Gerekirse başkalarını savaştırır

Yine iddialı tezler havada uçuşmaya başladı... "ABD, Çin'le savaşacak, o yüzden Putin'i yanına çekmek istiyor" diyen bile var... Trump'ın gelişiyle bu durumun bir tür "ateşle oynamak" noktasına geleceğini iddia edenler de çok... Ama bütün bunlar konuşulurken... İki büyük dünya savaşı yaşamış bir dünyanın tecrübeleri bir anda unutuluyor... Ben de iş

'Sakin olalım beyler'

Soylulardan biri yeni imparatora "Yorgun görünüyorsun" der. İmparator "İstediğim şeyi bulmak zor oldu" der. Bak şimdi! Nedir acaba aradığı "Ay" der imparator; "Ayı istiyorum." Bir sessizlik olur, sonra soylu kişi sorar: "Ne yapacaktın ki ayı" "Baktım, her şeye sahiptim, bir ay kalmış geriye, onu da istiyorum" der imparator... Çılgındır, megaloman

Haftanın notları: Yaşanmamış anların hatıraları

Ülkemizin en mutlu, en paralı, en moralli, en rahat, en zengin "sınıf"ı kalktı, açıklama yaptı yine... Rahatsızlarmış... Bu rahatsızlık halkı ilgilendirmiyor; sorsanız, her şeyi anlıyorlar ama bu en önemli noktayı hiç anlamıyorlar. Geçenlerde Ezgi Akgül yazmıştı, not almışım: "Başkalarının mecburen katlandığı, idare etmek zorunda kaldığı, sırf hat

Kimsesizlik

"Yoksulluğu büyüktü ama kimsesizliği korkunçtu." Eğer okuduysanız, bilirsiniz... Melville'in meşhur öyküsü Kâtip Bartleby'den aklınızda hiçbir şey kalmasa, bu söz kalır... Korkunç kimsesizlik... Niye korkunç Çünkü çevrende kalabalığın baş döndüren gürültüsü yok artık, kendini aldatamıyorsun... Seni yük görenlerin sana sahip çıkıyormuş gibi yapmal

Büyük hesaplaşmaya doğru

Trump tüccar... Trump deli... Trump dengesiz... Trump kendini peygamber sanıyor... Bunları alt alta yazıp köşeyi kapatayım mı Eh, her akşam TV'lerde saatler bu laflarla geçiriliyor. Belki bu yüzden köşemi bu cümlelerle doldursam, birçoğunuz "işimi" yaptığımı düşünecek... Lakin emin olun ki, bu cümlelerin olup bitenleri anlamamıza zerre katkısı yok.

Asil Nadir'den bugüne...

Daha ilk gördüğüm an baştan aşağı "kurgu" olduğunu düşünmüştüm... Belli ki arkadan itilmişti, yerini yadırgıyordu... Çevresindekilerden fena hâlde sıkılıyordu... Ve bu sıkıntısını sessizliğiyle saklamaya çalışıyordu. Talihliydi; çünkü sessiz gücü bir tür "İngiliz işi soyluluk" olarak değerlendiriliyordu bizim görmemiş medya çevrelerinde... Medyadan

İşe sokan zekayla işi yaptıran "zeka" arasındaki fark

Hani yapay zeka pek yakında herkesin işini elinden alabilir, diyorlar ya... Bir İngiliz stand-up'çı da durumu kendi mesleği açısından merak etmiş, bir gösterisini tamamen yapay zekanın esprilerine ayırmış... Sonucun feci olduğu konusunda herkes hemfikir... Yapay zeka bir yerde "karıma ruj yerine yapıştırıcı vermiştim, hala benimle konuşmuyor" şakas

Halep'te bir Venezuelalı

"4 Temmuz 1915. Saat 5. Suriye'nin kızıl ufkunda Halep Kalesi'nin surları göründü. Yarım saat sonra da büyük garına girdik. Burasının, Osmanlı İmparatorluğu'nun bölgedeki merkezi olarak bir ünü vardı. Benimle aynı trende, jandarmalar tarafından koruma altında sürgüne gönderilen bir İngiliz genç ve ailesiyle birlikte bir Amerikalı doktor vardı. Güç