Halit Yıldırım

Milat

Bizim hikâyemiz

Anadolu'da her şehrin insanına dair bir hikâyesi vardır. Tıpkı her insanın da yaşadığı şehre dair hikâyeleri olduğu gibi… Bu hikâyelerin kimi güldürür, kimi düşündürür, kimi hüzünlendirir. Bu hikâyeleri büyüklerimiz anlatır, biz de küçükken merakla dinlerdik. Onlar, kimi zaman hıçkıra hıçkıra ağlarlardı bu hikâyeleri anlatırken, kimi zaman da güler

Safiye Gölbaşı'nın "Mutluluktan da Fazla" kitabı üzerine

İyi kitaplar hayat yolculuğumuzda yolumuzu aydınlatan fenerler gibidir. Hal böyle olunca okuyanın zihnini ifsat etmek amacıyla yazılan kitaplar da yolumuzu karartma işlevine sahiptir diyebiliriz. Allah güzeldir ve güzeli sever düsturunca bizim işimiz iyilerle diyoruz ve iyi kitaplar üzerinden konuşmaya devam ediyoruz. Güzel kitapları gönlü güzel, z

Şiirin ardından: Gaziantep ve Afşin

Şiir gönlümüze düştü düşeli bir peri misali yıllarca bizi peşinden koşturdu durdu. Şiirin peşinden gittiğimiz mekânlarda kurulan meclislerde nice şiir gönüllü dostlar edindik, nice inci mercan kabilinden sözler işittik saymakla bitmez. Geçtiğimiz ay Afşin'den kıymetli ağabeyimiz Ahmet Süreyya Durna, bizi Afşin'de düzenlenecek bir şiir etkinliğine d

Şiirin ardından: Tokat Zile

Takvimler M.Ö. 47 yılını göstermekteydi. Zile ovasında tarih yeniden yazılıyordu. Roma İmparatoru Sezar ile Pontus Kralı Pharnakes arasında Zile ovasında başlayan savaş beş saat içinde sona ermişti. Sezar zaferini sadece askerleriyle değil Roma Senatosu ile de paylaşmak için bir mektup yazdı ve şöyle dedi: Veni-Vidi- Vici Yani, Geldim Gördüm Yend