D. Mehmet Doğan'dan Gazze'ye…

Gazze Yürüyüşü...

Pazar günü Ankara Filistin Dayanışma Platformu'nun düzenlediği yürüyüşe katıldık. İkindi namazında Kocatepe Camiinde buluşan binlerce insan tek yürek halinde Gazze'de yaşanan asrın katliamına karşı yeter artık diye haykırdı.

Neredeyse ülkemizin her bir bölgesinden gelen insanlar Kocatepe'de bir insan seli oluşturdu. Yediden yetmişe herkes "Gazze'ye insani koridor hemen şimdi!", "Çocuklar ölürken sessiz kalınmaz!", "Gazze'ye değil İsrail'e abluka!", "Katil İsrail!", "Ülkemizde Siyonist istemiyoruz!" sloganları atarak Kızılırmak Sokaktan Akay yokuşuna, oradan da bulvara kadar yürüdü ve Meclisin karşısında adeta bir insan gölü oldu.

Platform başkanı ve sözcülerinin yaptığı basın açıklamalarının da özünde, artık söylem değil somut eylemlerin başlaması, bir an önce ablukanın kaldırılarak Gazze'ye insani yardım koridorunun açılması vardı. Gazze'de yaşanılan insanlık dramı ve soykırım en çarpıcı bir şekilde dile getirildi. İsrail'in Gazze'yi işgal planını uyguladığı ve insanları artık açlıkla öldürdüğü anlatıldı. Tekbirler ve sloganlarla başkent sokakları inledi. Bu soykırımı durduramazsak bunun hesabını yarın huzuru mahşerde nasıl vereceğiz diye haykıran hatiplerin sözleri yürekleri titretti.

Evet, maalesef bizler, asrın en büyük soykırımına ve tarihe düşülen en kanlı utanç sayfalarına şahitlik ediyoruz. İsrail terör örgütü ve onun baş eşkıyası Netenyahu utanmadan 7 Ekim 2023'den bu yana 61 binden fazla Filistinliyi öldürmelerine rağmen soykırım yapmadıklarını iddia ediyor ve " Gazze'nin tüm nüfusunu ortadan kaldırabilirdik ama tersini yaptık." diyor.

Bu kadar utanmazlık, bu kadar yüzsüzlük karşısında kelimeler kifayetsiz kalıyor. Yeryüzünde bundan daha alçak bir mahlûk var mıdır bilmiyorum... "Ya Kahhar! Zalimleri kahret!" demekten başka elimden bir şey gelmiyor.

D. Mehmet Doğan'ı yad ederken...

Hani Üstad Necip Fazıl'ın bir şiiri vardır ya "İyi insanlar iyi atlara binip gitti." diye... D. Mehmet Doğan ağabey de bir güzel insandı ve aramızdan gideli tam bir yıl oldu. Yokluğunu her daim hissettiğimiz kıymetli bir fikir adamı, bir çile işçisi, bir büyük mustaripti Mehmet Doğan...

Tevazuun zirvesine çıkmış, her dem mahcup, her dem düşünceli ve her dem mahzun bir kişiydi o...

Onu ilk kitabı Batılılaşma İhaneti'ni okuyunca gıyaben tanıdım. O ne kitaptı öyle.... Ne büyük bir iştiyak ne büyük bir heyecan ile okumuştum. Henüz lise öğrencisiydim. Kitabın her satırını arkadaşlarımla paylaşıyor, bu kitap keşke satır satır halka da okunsa ve üzerimize oynanan kültürel oyunun farkına varsalar diye hayıflanıyordum. Bu yüzden üstadın fikir dünyamızın şekillenmesinde çok büyük emeği vardır. Zamanla birçok kitabını okudum. Kimi hakkında bu köşede yazılar kaleme aldım.

Çorum'da yaşadığım dönemlerde Nurullah Genç hakkında özel bir sayı çıkarmak istediğimizde kendisine de başvurduk. Hiç tereddüt etmeden bize yazıyı gönderdi. Ne işim var dedi ne yoğunum dedi ne yorgunum dedi... vefa adına onca yoğunluğun ve yorgunluğun arasında o yazıyı yazdı.

TYB'nin 30. Yıl etkinlikleri nedeniyle Edirne'den Ardahan'a Kültür Kervanını 6 Haziran 2008'de Aşkın E Hali Dergisi olarak Çorum'da ağırlamıştık. Av. Kenan Yaşar, Metin Demirci, Hüseyin Kır, Mehmet Okumuş ve bendeniz olmak üzere ekibimizle hemen bir şiir programı tertip etmiştik. Üstad bu programda bir konuşma yapmıştı. Kervan'da Atilla Maraş, Mustafa Özçelik, Mehmet Kurtoğlu, Ali K. Metin, İbrahim Ulvi Yavuz, Ahmet Fidan gibi isimler vardı.