Halit Kanak

Yeni Akit

24 Ağustos 1516 Yavuz'un Merc-i Dâbık zaferi

Yavuz Sûltân Selim Hân, Zenbilli Ali Cemâli Efendi'den alınan fetva ile Mısır Memlûk seferine başlamak üzere Topkapı Sarayından Üsküdar'a geçerek hazırlanan otağına adım attığında takvimler 5 Haziran 1516'yı gösteriyordu. İstanbul-Dâbık arası o günkü Beyşehir-Elbistan-Dâbık güzergâhı üzerinden yaklaşık 1550 kilometredir. Yavuz Beyşehir'e geldiğinde

Fâtih'in Trabzon'u Fethi (15 Ağustos 1461)

Fâtih Sûltân Mehmed Hân İshak Paşa'yı saltanat nâibi ve taht muhafızı olarak yerine vekil bıraktıktan sonra 1461 yılının başında harekete geçti. Hedefinde Osmanlı Türk Devletine karşı ittifak hazırlığı içerisinde olan Trabzon Rum İmparatorluğu vardı. Ancak yolunun üzerindeki ve bugüne kadar ihmal edilmiş olan Cenevizlilerin üs olarak kullandığı Kar

Vefât yıldönümünde Sûltân II. Abdülhamid'in kızı Ayşe Hanımsûltân (10 Ağustos 1960)

Osmanlı hânedânı, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin 3 Mart 1924 günü kabûl ettiği 431 sayılı kânûn uyarınca, Türkiye sınırları dışına çıkarılacaktı. Hânedan erkeklerine 72 saat, kadınlarına 10 gün süre verilmişti. Halife Abdülmecid Efendi ise daha o gece İstanbul emniyet müdürü ve valisi tarafından yola çıkarılarak mâiyeti ile birlikte Çatalca'dan t

İngiltere'nin, parasını ödediğimiz "Sûltân Osman" ve "Reşâdiye" zırhlılarımıza el koyması (3 Ağustos 1914)

Katırcıoğlu Ahmed Muhtar (Paşa), Fırka-yı Islâhiye ile gittiği Kozan'da isyanın bastırılması üzerine 1866'da İstanbul'a döndükten sonra başarılarından dolayı yarbaylığa terfi ettirilmiş ve Sûltân Abdülaziz Hân'ın 9 yaşındaki oğlu Şehzâde Yûsuf İzzeddin Efendi'nin hocalığına getirilerek de ayrıca ödüllendirilmişti. Ancak kendisine esas ödülü Allah-u

Vefât yıldönümünde Ord. Prof. Dr. A. Zeki Velidi Togan (26 Temmuz 1970)

Cumhurbaşkanı seçildiği 1992'nin Haziran'ında ilk ziyaretini yaptığı Türkiye'de İstanbul'a da gelmiş, "Bozkurt'lar bana yeter" dediği için kaldığı Çırağan Kempinski Otel'de kapısında nöbet tuttuğumuz Azerbaycan'ın Cumhurbaşkanı Ebulfeyz Elçibey, ertesi sabah odasına aldığı bizlere Karacaahmet ve Polonezköy'e gitmek istediğini belirterek yerlerini s

20 Temmuz 1974 Barış Hârekâtı ve Kıbrıs'ın kısa tarihi

Şeyhülislâm Ebussuud Efendi'nin; "Kıbrıs'ın fethedilmesi câizdir" fetvâsı Sûltân II. Selim Hân'a ulaştığında padişah, Kıbrıs'ın fethedilmesinin câiz olup olmadığı konusundaki sorusunun cevabını almış oluyordu. Fetvânın altındaki gerekçeli kararı da okutturarak pür dikkatlice dinledikten sonra, dudaklarından o meşhûr emirleri döküldü: "Fermânımdır,

12 Temmuz 1521 Pîri Mehmed Paşa'nın BelgradZemun'u (Zemlin) fethi

Kânûni Sûltân Süleyman, babası Yavuz'un vefâtı üzerine 30 Eylül 1520'de İstanbul'da tahta çıktığında 25 yaşını 4 ay, 25 gün geçiyordu. Sultân Süleyman'ın tahta geçtiği haberini dünya devletlerine duyurmak için dört bir yana saray özel görevliler yola çıkartılmıştı. Bunlardan birisi de Macaristan'a giden Divân Çavuşlarından özel yetkili Behrâm Çavuş

Cezayir'in Fransa'dan bağımsızlığını kazanması ve bağımsızlığa giden yol (5 Temmuz 1962)

Kardeş ülke Cezayir'in bağımsızlığını kazanmasına ramak kalmıştı. Cezayir'de yapılan direnişe Fransa'da yaşayan Cezayirli Müslümanlar da destek amaçlı sivil inisiyatif olarak kadın ve çocuklarla birlikte destek yürüyüşü kararı almışlardı. O gece Paris Emniyet Müdürü Maurice Papon, topladığı polis şeflerine ertesi sabah Cezayirlilerin yapacağı yürüy

Ata-Bey Nureddin Mahmud Zengi ve Afrin Zaferi (29 Haziran 1149)

ATA - BEYLER (Ata-Begler)Ata-Bey, Selçuklu şehzâdelerinin askerî hocalarına verilen addır. Eğitim yaşına gelen Selçuklu Şehzâdeleri, ikinci babaları konumundaki Ata-Bey'lerin eğitimine verilerek bir vilayete vali yapılır, o Ata-Bey kendisine emânet edilen şehzâdeyi hem eğitir, hem de onun adına şehri ve havalisini yönetirdi. Selçuklu tarihindeki en

22 Haziran 1533 İstanbul Anlaşması ve anlaşmaya giden süreçte Kânûni Sûltân Süleyman

General Nicolas Jurischitz ve Lemberg Kont'u Joseph von Schneeberg başkanlığındaki 24 kişilik Alman elçilik heyeti 17 Ekim 1530'da geldikleri dünyanın başkenti İstanbul'da ümitle Sadrâzâm İbrâhim Paşa tarafından kabûl edilmeyi bekliyorlardı. İbrâhim Paşa 25 Ekim'de heyeti kabûl ederek dinledi ve tekrar çağıracağını söyleyerek huzurdan çıkardı. 9 Ka