Hakkı Yalçın

Takvim

HTTP/2 200 content-type: text/html; charset=utf-8 xet-cookie: last-modified: Fri, 27 Feb 2026 04:02:14 GMT via: TMGRUP, 1.1

Buğday taşıyan karıncasın, evine ekmeğini taşırsın helalinden. Alın terine saygıda zerre kadar kusur etmemişsindir. Bilirsin ki insan olmak risklidir bu devirde. Paslı bir hançerin varlığını hissedersin sırtında. Yalanın, paranın ve talanın kuşattığı bir memlekette, ödüllendirilen değerlere bakarsın, kendini yersin. Ruhundaki insanlık hep diridir,

HTTP/2 200 content-type: text/html; charset=utf-8 xet-cookie: last-modified: Thu, 26 Feb 2026 04:41:33 GMT via: TMGRUP, 1.1

Yapılan araştırmaya göre gençlerin kariyer yapma umudu gittikçe azalıyor. İş bulmaları bile hayal olmuşken, işin içine yapay zekayı da katınca gençlerin yarınları kelepçeli. Erken yaşta dökülen saçlar, karamsar bakışlar ve umutsuz yarınlar. Onlar zamanı yakalamak isterken kendilerine yakalanan gençler. *** O gençlerin ailelerini düşünüyorum, verile

HTTP/2 200 content-type: text/html; charset=utf-8 xet-cookie: last-modified: Wed, 25 Feb 2026 04:24:49 GMT via: TMGRUP, 1.1

Yıllar önce bir kadın aynı hayatı paylaştığı eşine böbreğini vermişti de boşanırken o böbreği geri istemişti. Savunması ilginçti. "Ben ona böbreğimin en iyisini verdim, o bana iyi bir hayat vermedi!" *** Zamanın tünelinde kazılacak ve ortaya çıkarılacak o kadar çok şey varken, herkes birbirinden alacaklı duruma düşebilir. Ama bilinmelidir ki, organ

HTTP/2 200 content-type: text/html; charset=utf-8 xet-cookie: last-modified: Tue, 24 Feb 2026 04:01:50 GMT via: TMGRUP, 1.1

Filistinli bir babayı izlemiştim, kucağında bebesiyle yaratılan mahşere koşturuyordu. Bir anne ölmüş bebeğini alnından öpüp uğurlarken cehennem ateşine cennetin musluğunu açıyordu. Dünya liderleri ve sözde büyük kuruluşlar insani sorumluluktan kaçarken bu dramı sadece izliyordu. Hitler'in şerefsiz soykırımına binlerce film yapıldı da bir avuç Gazze

HTTP/2 200 content-type: text/html; charset=utf-8 xet-cookie: last-modified: Fri, 20 Feb 2026 04:20:32 GMT via: TMGRUP, 1.1

Ramazan'da bile çakalların boş durması mümkün değilken yine ev telefonum çaldı, yine karşımda aynı çakallardan biri. Ama kim bilir kimler bu tuzağa düşüyor. O yüzden korkuttukları insanların paralarını iç etmeyi meslek edinen bu çakallara mahsuben, daha önceki telefon diyalogumu hatırlatmam gerektiğini düşündüm. *** Her zaman aynı başlangıç! "Hat s

HTTP/2 200 content-type: text/html; charset=utf-8 xet-cookie: last-modified: Thu, 19 Feb 2026 04:07:32 GMT via: TMGRUP, 1.1

Ramazan gelince merhamet ayaklanır, sihirli bir sıcaklık kaplardı her yanı. Paranın az, insanlığın çok olduğu yıllardan bizlere kalan en güzel anılardı Ramazan. İftar vakti sokaktaki oyununu yarım bırakan çocukların "top patladı" diye eve koştuğu masum yıllar. Yalanın itibar görmediği, paranın onuru ve haysiyeti yenemediği harika yıllar. *** Komşul

HTTP/2 200 content-type: text/html; charset=utf-8 content-length: 89246 xet-cookie: content-encoding: gzip via: TMGRUP, 1.1

En çok mavi anılırdı renklerin içinde, saman yüzlü çocuklar arasında bile. Kırmızı renkli belediye otobüslerindeki küçüklerin büyüklere gösterdiği saygı okullarda öğretildiği gibiydi. Çiçekler fışkırırdı aydınlık öğretmenlerin gözlerinden. Çocuklar kitap kurdu; öğretmenler çocukları da kitap gibi okurdu. *** Sırtlarında kömür küfesiyle insanlar geç

HTTP/2 200 content-type: text/html; charset=utf-8 content-length: 92642 xet-cookie: content-encoding: gzip via: TMGRUP, 1.1

Ramazan'da yapılacak bağışlar adına Lösemili çocuklar için açılan afişler gördüm. "Önce çocukları yaşatmalı." Lösemili bir çocuğun "göğüs kafesimdeki kuşları uçurdum, bana hayat getirecekler" sözlerinin yazıldığı bir günlüğü okumuştum da hiç aklımdan çıkmadı. Onların bakışlarında da bir cümle gizlidir aslında; "adımı bilmeseniz de olur, acımı duyun

HTTP/2 200 content-type: text/html; charset=utf-8 xet-cookie: last-modified: Fri, 13 Feb 2026 04:01:25 GMT via: TMGRUP, 1.1

Ramazan geliyor. Tüm zamanların en güzel sevgisi, birbirini sevmeyi reddeden bir topluma huzur vermeye geliyor. Anlamını yitiren duyguları hizaya sokmaya, kaybolmuş inançların izini sürmeye geliyor. Sefalete uzaktan bakmanın insanlık kitabında yeri yoktur, açlık insanın ruhunda açılan en derin yaradır. Tanrı misafirlerine bile güvenilmeyen bir düze

HTTP/2 200 content-type: text/html; charset=utf-8 content-length: 89131 xet-cookie: content-encoding: gzip via: TMGRUP, 1.1

Bu köşede yazmaya başladığım 1995 yılında bir mahkeme sahnesini dile getirmiştim. 72 yaşındaki anne, kan davasından katil olan ve ağır ceza alan 56 yaşındaki oğlunu hapse gönderirken jandarmalara yalvarmıştı. "Ne olur bırakın bir kez öpeyim." Mesele evlat olduğunda, görmesine yardımcı olan gözlüklerine bile ihtiyacı olmadığını düşündüğüm 72 yaşında