Hakkı Yalçın

Hakkı Yalçın

Takvim
Gündem 476 yazı 4 takipçi

Satış işlemleri!

Para bütün kötülükleri güçlendirdi. Hayatın içinde kendini pahalıya satmak diye bir tabir vardır ki bunda mücadelenin onuru mevcuttur. Ama şerefini satmak diye bir şey vardır ki "ciğer üzerinden bile" beş para etmez! Yıllar önce gariban bir adamı yazmıştım da günlerdir aç kalan adam kolundaki sıradan saati bir tas çorbayla takas etmek için Sirkeci'

Yıldızların altında

Feleğin çarkından çektiği bilete amorti bile çıkmamıştı delikanlının. Kendi halinde bir yaşam sürüyordu da sistemin ağaları beyleri izin verirse, insanca bir yaşama kulaç atmak istiyordu. Kaç zamandır bir kızı seviyordu. Kız da kendisi gibi işçi, bir tekstil atölyesinde makineci. Ailesi, Allah'ın izniyle sevdiği kızı istemeye gittiğinde, "Ne iş yap

Masal çocukları

Dünya Kupası maçlarını izlemek değil, dinlemekle yetinen çocuklar mevsimiydi. Pele, Eusebio, Cruyff dillerde efsane. Komşu bahçelere taşan meyve ağaçları gibiydi çocuklar. Maçların sonuçlarını öğrenmek için radyoların peşinde koşarlardı. Ya da her annenin başka anneye cam borcu olduğu mahallelerde top koştururlardı. Kırılan cam olsun kalp değil. O

Şeytan tiyatrosu!

Yoktan sebeplerle savaşı çıkar, okula bombalar yağdır, adı konmamış bebeklerin canını almak için Amerikan gemisini Gazze'ye getir ve şimdi de "Hürmüz Boğazı'ndan petrol akacak" diye müjde ver. Peki akan kanlar ne olacak Onların hesabı kimden sorulacak! Her şey bu kadar basit mi *** Trump gibi bir sapkın Netanyahu gibi bir tarla faresinin ortaklığın

Şeref!

Edep ve ahlak konulu söylemlerin ağızlara yakıştığı yıllarda, yaşlı adamlar beyaz sakallarını okşayarak gençlere bir şeyler anlatır ve hayatın derin uçurumlarını işaret ederdi. "Malınız mülkünüz apoletiniz uçar gider, geride sadece isminiz kalır! Şerefli bir isim bırakmak en anlamlı mirastır!" Sonraki yıllarda emanet aldığı değerleri gelecek nesill

Belanın kendisi!

Hala İran'a bomba yağdıran ve bir gün önce söylediğini ertesi günü hayatından çıkaran Trump'a bakıyorum da "bu adam çocukluğunda hızlandırılmış yalan dolan kurslarına katılmış olmalı" diye düşünüyorum. Sonra da "çocukluğunda onu çok mu dövdüler" diyorum, o yüzden mi yüreğinde zerre kadar çocuk sevgisi mevcut değil Ardından da kafamdaki soruları sır

Beyin ölümü!

Acıları doyuran bir hayatta insanların açlığını bastırmak için birbirini yemesi gerekmiyor. O yüzden insani görevleri üstlenmek hepimizin görevi olmalı ama geçti o günler! *** Kaygılı bir ruh hali var insanlarda, saygılı duruşların önemi kalmadı. Gemisini kurtaran kaptan rolleri figüranlıkla eşdeğer. "Nerde benim periskop!" *** Bir adamla tanıştım

Kadın!

Çocukluğumun garip mahallesinde inşaatlarda çalışan Kürt delikanlılar olurdu da yüzlerinden boncuk boncuk ter damlarken su verirdik onlar istemeden. İlk selamı onlar verirdi. Kimse kimseye "nerelisin" diye sormazdı. Hepimiz bu toprakların soyundandık. Suyundan ya da havasından bir şeyler çekerdi bizleri birbirimize. Kürt çocuklarıyla adaştık arkada

Pirincin taşı!

Dünyanın şu andaki 8.5 milyarlık nüfusunda 3 milyar kişi teknolojiye sahip. 2030 yılında bu rakam 10 milyara ulaşabilir. Bunu dünyanın gelişimi saymak mantıklı. Yetkililere göre dünyanın problemlerini çözmek için insanları yapay zekanın emrine amade etmek de ihtimal dahilinde. Yerin kulağından bile işkillenirken, böylesine teknolojik bir hayatta dü

Yumurta!

Herkes hayata bir şeyler söylemek için gelmiştir. Söyletmeyeni boş verin, söylediniz mi Başkalarını yaşatmak duygusunu hissettiniz mi yaşarken Sessiz düşünmenin keyfini sesli düşünerek çıkardınız mı Yoksa pestilinizi mi çıkardı hayat *** Şiddet ve nefret hiç kapanmayan açık bir kapıysa, ülkemizde uyandırma servisleri açılmalıydı. Ama lüks mekanlard

Annabel Lee

Çocukluğumuzda hepimizin ezberinde bir şiir dururdu Annabel Lee. Edgar Allan Poe'nin bir deniz ülkesindeki sevdasının ölümsüz şiiri. En temiz duyguların, mahşere kadar sürecek özlemi. Senelerce önceydi, o zaman televizyon yoktu, gazeteler yürekliydi, insanlar gibi. Ülkemiz deniz ülkesiydi, limanlara rüya taşırdı gemiler. Sevda yüklü kervanlarımız v

Cümle alem!

Bazı cümlelerin sonunda insanların verecekleri cevaplar olmalı. "Herkes başkalarının hayatını şekillendirmek yerine aynaya baksa güzel bir dünya görmek mümkün olmaz mıydı" cümlesindeki gibi. *** "Bayramda şehir hatları vapurunda bir ada gezintisi, telefon hatlarında mesajlaşma çöplüğüne kurban gitti" cümlesinde sadece bayramların anlamından mı sapm