Gökhan Özcan

Gökhan Özcan

Yeni Şafak
Kültür-Sanat 208 yazı 0 takipçi

Nereden okuyalım

Kitap mı, ekran mı? Yazar fiziksel okumayı savunsa da, dijital arşivlerin cazibesine direnemiyor—peki hangisi gerçekten daha derin bir deneyim sunuyor?

Bahar güzellemesi, bölüm bilmem kaç!

Bahar kapıda, kimine geldi, kimine geldi gelecek. İçimizde ağaç dallarında tomurcuğa duran çiçeklerin sevinci ve heyecanı var mı peki Olsun mutlaka! İnsan heyecanıdır, canı heyecanı kadardır. İçler titresin heyecandan. Baharın ayak seslerine kulak verilsin, kapılarda beklensin bahar, pencerelerde beklensin. Hayallerde beklensin. Çırpılsın o heyecan

Baht meselesi ve gol pozisyonları

İyi kötü karnımı doyurabilmek için kendime herhangi bir iş aradığım yıllarda (bu hali bilenler bilir), yarı resmi bir kurumun iş ilanını görmüş ve hemen müracaat etmiştim. Bir süre sonra müracaatıma cevaben mülakata çağırdılar. Günü geldiğinde arkadaşımın (Cengiz Er) takım elbisesini ödünç alıp giydim ve verilen adrese gittim. Baktım ki benden başk

Anlam anlatandan büyüktür!

Zihnimiz, biz bu yönde özel bir gayret göstermesek bile bir şeyleri sürekli kendi içinde kurgular durur. Bunlar bize daha çok gözlem gibi gelir. Oysa içinde ihmal edilmeyecek ölçüde anlamlandırma mesaisi vardır. Elbette kendimize göre; yaşadığımız, karşılaştığımız, gözlediğimiz, farkına vardığımız hemen her şeyi anlamlı hikayelere bağlarız zihnimiz

Bayramı karşılayan satırlar

"Ey oruç tutanlar, müjde size! Sabır ve zahmet günleri geride kaldı, şimdi bayram vaktidir. Lakin gerçek bayram, canın tenden kurtulup cananına kavuştuğu, nefsin esaretinden azat olduğun gündür. Bayram gelince kurbanlar kesilir; sen de kendi enaniyetini (benliğini) kurban et ki, Hakk'ın varlığında dirilesin. Zira aşıkların bayramı, Sevgili'nin cema

Kadir bilmek

Vakitler içinde sırlı ve nurlu vakitler olduğunu haber veren ayet ve rivayetler, hayatı rutin bir döngü, statik bir matematiksel düzen kuraklığında idrak etmememiz için bize altın fırsatlar sunuyor. Recep, Şaban ve Ramazan aylarından oluşan üç aylar, Muharrem ayı, bayram günleri, kandil geceleri, Hac mevsimi, Cuma günü ve gecesi, Pazartesi ve Perşe

Bizi kim yaşıyor

Duygularımız, düşüncelerimiz, hayatımızdaki olaylara ve 'şey'lere dair tepkilerimiz, yönelimlerimiz, davranışlarımız gerçekten tamamen bize mi ait Yoksa içinde yaşadığımız etkileşim ağının bize kodladığı hayatı mı yaşıyoruz Kendimiz olarak mı yaşıyoruz; yoksa bize olmamızı kodladıkları karakterleri ve rolleri mi oynuyoruz Bu soruları kendimize sora

"Bir medeniyet çöküntüsünün yetimleri"

Tanpınar merhumun 'Huzur'unda şöyle bir paragraf var: "Bak, kaç gündür İstanbul'da Üsküdar'da geziyoruz; sen Süleymaniye'de doğmuşsun, ben Aksaray'la Şehzade arasında küçük bir mahallede doğdum. Hepsinin insanlarını, içinde yaşadıkları şartları biliyoruz. Hepsi bir medeniyet çöküntüsünün yetimleridir. Bu insanlara yeni hayat şekilleri hazırlamadan

Mahpus Muharrir Kemal Tahir

Bir önceki yazının sonunda belirttiğim gibi, Selçuk Azmanoğlu'nun kısa bir süre önce çıkan kitabı 'Mahpus Muharrir Kemal Tahir'den söz etmek ve Kemal Tahir'in hayatına ilişkin bazı alıntıları sizlerle paylaşmak istiyorum. Kitap bir ansiklopedik biyografi kitabı... Bizde çok az örneği olan bir tür bu. Keşke daha fazla olsa! Kitabı okuyanlar bunu ned

'Ayşe' hakkında

"Benim hayatım defalarca bitti zannettim ve hep yeniden başladı. Bu böyle bir şey... Bitiş çizgisine geldim derken, yeni bir yol açılıyor, taze bir hayat..." diyor rahmetli Ayşe Şasa 'Bir Ruh Macerası'nda. O benim için Ayşe Hanım daha çok... Telefonun ucundaki derin ve dost ses... Telefonlarını nimet bildiğim, tanımakla kendimi bahtiyar hissettiğim

Anlamayı bıraktık mı

Hayatın içinde yer tutan her şeyin bir hikayesi olduğunu, bir derinliği ve genişliği olduğunu unutmuş gibiyiz. Her şeyi yüzeyinden anlıyor, kabuğundan anlamlandırıyor, ötesiyle hiç ilgilenmiyoruz. Oysa hemen her şeyin hakikati, aslî anlamı, sırrı, muhtevası ötelediğimiz o 'öte'lerde gizli. Öte alem dediğimizde asıl, sonsuz ve baki hayatı kastetmiş

Mücevheri çöpe atmak

Hayatımızda olan ve olup biten ve olup bitmeyen 'şey'lerin hikmeti hakkında tefekkür ediyor muyuz Görünen o ki gündelik meşguliyetlerden başımızı alıp pek böyle şeylere vakit bulamıyoruz. Dünya kelimesi malum, aşağı manasına gelen 'deni' kökünden gelir. Dünya bin bir türlü icadı ve meşguliyetiyle insanı aşağı çeker; kişi ancak dünyaya tamah etmediğ