"Benim hayatım defalarca bitti zannettim ve hep yeniden başladı. Bu böyle bir şey… Bitiş çizgisine geldim derken, yeni bir yol açılıyor, taze bir hayat…" diyor rahmetli Ayşe Şasa 'Bir Ruh Macerası'nda. O benim için Ayşe Hanım daha çok… Telefonun ucundaki derin ve dost ses… Telefonlarını nimet bildiğim, tanımakla kendimi bahtiyar hissettiğim ve herkesin tanımasını, bilmesini, ruh macerasının izini sürmesini arzu ettiğim müstesna bir şahsiyet ve insan gibi bir insan…
Osman Nail Doğan'ın senaryosunu Furkan Çalışkan ve İdris Meydi ile birlikte yazarak yönettiği 'Ayşe' dizisi sevgili Ayşe Şasa'dan daha çok insanın haberdar olmasını sağlamış görünüyor. En başta söylemeliyim ki, bu benim için memnuniyet verici bir şey…
Biyografik film yapmak zordur, dönem dizisi çekmek, özellikle de geçmiş zaman mekanlarını maalesef olduğu gibi koruyamayan bizim gibi bir ülkede bunu yapmak daha da zordur. Ayşe Hanım kendi kurduğu bir muhabbet ağı içinde eşi dostu, seveni çok olan bir insandı. Sevgili Osman Nail'in Ayşe Şasa hakkında bir diziye başladığını duyduğumda bunun riskleri olan bir proje olduğunu düşünmeden edememiştim. Dizi yayınlandıktan ve belli bir izleyici kitlesine ulaştıktan sonra izleyenlerden bu risklerin önemli ölçüde aşıldığı intibaını edindim.
Şahsi kanaatim de bu yönde; ortaya çıkan sonucun Ayşe Hanım'ı geniş kitlelere tanıtma, onun ruh macerasından insanları haberdar etme noktasında gayet iyi bir iş çıkarılmış. Ayşe Hanım'ı yakından tanıyanlar için anlatılan hikayede eksik kalan parçalar olabilir; ancak bunun bir televizyon dizisi olduğu, ana fonksiyonunun hikayeyi kalabalıklara ulaştırmak olduğu unutulmamalı. Ayşe Şasa hakkında çilelerle derinleşen bir hayatın farklı yönlerine araştıran daha birçok film, belgesel ve dizi çekilmeli. Hiçbir film ya da dizi tek başına bir hayat hikayesinin, hele böyle karmaşık ve çok boyutlu bir hikayenin bütününü yansıtamaz. Bir ikinci sezon olacak mı bilmiyorum ama dizinin bıraktığı yerden sonra da Ayşe Hanım'ın hayatında anlatılacak daha pek çok şey olduğunu biz dostları biliyoruz, inşallah bir devam sezonuyla hikayenin geri kalanı da anlatılabilir.
Osman Nail başta olmak üzere bütün ekibi kutluyorum, bu projenin benzer başka projelerin de öncüsü olmasını dilerim. Çocukluğu Yeşilçam filmlerinin peşinde geçmiş biri olarak dizinin ilk bölümlerini de ilgiyle izledim ama elbette Ayşe Hanım'ın derin iç akıntılarının, orada kıyısına vuran sert dalgaların ve bütün o hercümerci sükunete kavuşturan manevi dokunuşların hayat bulduğu ikinci yarı benim için çok daha önemliydi. Biliyorum ki Ayşe Hanım için de öyleydi.

19