Emekli mi, dertli mi

Ülkemiz öyle bir hâle geldi ki sadece emekliler değil, çalışanlar da geçim zorluğu çekiyor.

Türk-İş'in Haziran ayı açlık ve yoksulluk sınırı araştırmasına göre dört kişilik bir ailenin açlık sınırı 35 bin liraya, yoksulluk sınırı ise 116 bin liraya yükselmiş durumda. Böyle bir tablo karşısında asgarî ücretle çalışan ya da emekli olanlar rahat bir şekilde geçimlerini temin edebilirler mi

Memur ve emeklileri temsil eden kuruluşlar yaptıkları açıklamada şöyle demişler: "Emeklilere hak ettikleri değeri göstermek toplumun tüm kesimlerinin ve karar alıcıların ahlâkî ve vicdanî sorumluluğudur. Bugün geldiğimiz noktada, hayatın her anında hissedilen ekonomik krizin ve derinleşen gelir adaletsizliğinin en büyük yükünü emeklilerimiz taşımaktadır. Emeklilere ve emeklilik sistemine yönelik atmaktan kaçınılan her adım, izahı mümkün olmayan sorunlar ve adaletsizlikler meydana getirmiştir."

Emekliye geçinebileceği "insanî bir maaş" vermekten uzak duran idarecilere göre "bütçe imkanları" maaşlara zam yapmaya müsaade etmiyor. Acaba bu beyan doğru mudur Başka pek çok iş için para ve imkân bulan idareciler, sıra emekli maaşlarına ya da asgarî ücrete geldiğinde niçin para bulamıyorlar

Mesele tercih meselesidir. Türkiye'yi idare edenler samimî olarak isteseler hem emeklilere hem de asgarî ücretle geçinenlere yeni imkanlar sunabilirler. Faize ve faizcilere milyarlarca dolar ayıranlar, sıra emekli maaşlarına gelince nasıl para bulamazlar Türkiye israfı bir miktar önlese, faizcilere verdiği parayı biraz kıssa; emeklileri memnun edecek maaş zamlarını yapabilir.

Ülkemiz umumî anlamda her geçen yıl daha zengin olduğuna göre, niçin emeklilere daha az pay ayırıyor 20 ya da 30 yıl önce emekli olanlar çok daha iyi imkanlarda yaşayabildikleri halde bugün aynı şartlar niçin sağlanamıyor Demek ki paralar ve imkanlar emeklilere değil, başkalarına aktarılıyor.