Esra Bozkurt

Esra Bozkurt

Yeni Birlik
Yaşam 26 yazı 0 takipçi

Süpürgenin yönü

Gündelik hayatın en büyük konforu, başkalarının hatalarını konuşmaktır. Televizyon karşısında dünyayı kurtarırken, trafikte yan şeritteki sürücüye öfkelenirken ya da ofis mutfağında bir arkadaşımızın eksiklerini çekiştirirken tuhaf bir ahlaki üstünlük hissi yaşarız. Kimin neyi yanlış yaptığını, nerede çuvalladığını cerrah titizliğiyle teşhis ederiz

Geç Kalmadan

Okullarda yaşanan olaylar sonrası hızlı yargılamak yerine, çocuğun arkasındaki sebepler anlaşılmalı mı, yoksa sınırlar koşulsuz çizilmeli midir?

İçimizdeki duvar

Güven kaybı bize kalabalıklar içinde yalnız hissettiriyor—ama mesafeyi korumak yerine küçük riskler almaya başlamak mümkün mü?

Özgür değilsin sadece öyle sanıyorsun

Özgürlük tanımlanmayan bir kavram değilse, sınırı kimin belirlemesi gerektiğini biliyor musunuz?

Herkes aynı kimse gerçek değil

Sosyal medya ve estetik müdahaleler insanları kendilerine benzemeye zorlayıp, özgünlüğü silerek 'güzellik' sunuyor; ama asıl güzellik olduğun haliyle barışabilmek değil mi?

RAMAZAN VE BAYRAMI

Ramazan ayının manevi atmosferi yavaş yavaş sona yaklaşırken, bu mübarek ayın mükafatı olan Ramazan Bayramı'na sayılı günler kaldı. O günler yaklaştıkça evlerde farklı bir telaş başlar. Annelerimiz erkenden temizlik yapmaya koyulur. Evler düzenlenir, mutfaklarda tatlı bir hazırlık telaşı yaşanır. Baklavalar açılır, gelen misafirler için ikramlar ha

Korurken Kırmak

Günümüzde dünyanın geldiği şartlar, anne ve babaların sorumluluklarını her zamankinden daha ağır hale getirmiştir. Özellikle çocuklarımızı korumak, onları kötü alışkanlıklardan ve yanlış arkadaşlıklardan uzak tutmak, ebeveynlerin en büyük mücadelelerinden biri haline gelmiştir. Sokakta, okulda ya da sosyal çevrede karşılaşabilecekleri tehlikeler ka

İçimdeki ışığı ararken

Bazı günler vardır; hayat sanki bütün ağırlığını omuzlarımıza bırakmış gibi gelir. Sabah uyandığımız anda içimizde bir sıkıntı olur, nedenini tam koyamasak da kalbimiz daralır. Gün daha başlamadan yorulmuş hissederiz. Her şey üst üste geliyormuş, ne yapsak düzelmeyecekmiş gibi düşünürüz. İşler yolunda gitmez, maddi sıkıntılar kapımızı çalar, beklem

Gücümüz birliğimiz

Türk milleti olarak bir araya geldiğimizde, aynı duygularda buluştuğumuzda ve kalplerimiz aynı ritimde attığında ne kadar güçlü ve ne kadar güzel olduğumuzu bir kez daha fark ediyoruz. Birlik ve beraberliğin verdiği o sıcaklık, insanın içini ısıtan bir umut gibi yayılıyor her yere. Dini ve milli değerlerimize olan bağlılığımız, bizi birbirimize ken

Aynadaki sen

İnsan, girdiği her ortamda aslında kendini anlatır. Konuşmasa bile duruşuyla, bakışıyla, tavrıyla bir iz bırakır. Çünkü kişilik yalnızca söylenen sözlerde değil; o sözlerin tonunda, seçilen kelimelerde ve sergilenen davranışlarda gizlidir. Hayatımızın her alanında, farkında olsak da olmasak da kim olduğumuzu ortaya koyarız.Hiç tanımadığımız biriyle

Biraz insan olmak yeterli

Bazı kurallar vardır; ne bir kitapta yazar ne de bir tabelada asılıdır. Kimse bize tek tek öğretmez onları. Okullarda dersi verilmez, sınavı yapılmaz. Ama yine de herkes bilir. Çünkü bu kurallar kanunlardan değil, vicdandan doğar. İnsan olmanın sessiz sözleşmesidir adeta.Gerçek dünyada, yazılı olmayan ama hayatı ayakta tutan belli başlı ilkeler var

Ertelenen hayatlar

Hayatımızın en büyük alışkanlığı ne diye sorsalar, çoğumuz "yoğunluk" deriz. Oysa asıl cevabı pek dile getirmeyiz: Ertelemek.Sürekli bir şeyleri erteliyoruz. Üstelik yalnızca işleri değil, hayatın kendisini.Bir maili, bir ödevi, bir randevuyu ertelemek kolay. Ama biz bununla kalmıyoruz; konuşmaları, yüzleşmeleri, kararları, hatta mutluluğu bile ert