Herkes aynı kimse gerçek değil

Moda, trendler ve özellikle sosyal medya... Hepsi bir araya geldi ve fark ettirmeden, yavaş ama derin bir değişimi başlattı. Güzellik artık eskisi gibi değil. Bir zamanlar doğallığın, özgünlüğün ve insanın kendine has duruşunun adı olan güzellik; bugün tek tip, kusursuz ve çoğu zaman yapay bir kalıbın içine sıkıştırıldı.
Artık insanlar güzel görünmek için kendileri gibi olmaya çalışmıyor. Aksine, kendilerinden uzaklaşıyor. "İdeal" diye sunulan yüzlere, bedenlere, ifadelere benzemeye çalışıyor. Ve bu çaba, fark edilmeden bir yabancılaşmaya dönüşüyor.
Oysa insan dediğin, benzemediği ölçüde değerlidir.
Bir yüzü anlamlı kılan; simetrisi değil, hikâyesidir.
Bir bakışı özel yapan; rengi değil, taşıdığı duygudur.
Ama bugün...
Farklılık kusur sayılıyor.
Doğallık eksiklik gibi görülüyor.
Ve insanlar, kendilerinden bir parça daha silerek "daha güzel" olmaya çalışıyor.
Estetik müdahaleler, filtreler, dijital dokunuşlar... Hepsi gerçeği biraz daha flu hale getiriyor. Sonunda ortaya çıkan şey ise şu: Birbirine benzeyen yüzler, birbirini tekrar eden ifadeler ve kaybolan kimlikler.
Spor bile artık sağlıktan çok görüntü için yapılıyor. Sağlıklı bir bedenin ardındaki asıl amaç; iyi hissetmek, güçlü olmak, dengede kalmakken... bugün çoğu zaman tek hedef var: Beğenilmek. Onaylanmak. Alkış almak.
İnsanlar aynaya baktığında kendini görmüyor artık.
Başkalarının gözünden nasıl göründüğünü hesaplıyor.
Toplumsal alışkanlıklar bile bu dönüşümden kaçamadı. Bir zamanlar dayanışma için yapılan buluşmalar, bugün başka amaçlara hizmet eder hale geldi. Değerler yer değiştirdi. Öncelikler sessizce değişti.