Esra Bozkurt

Yeni Birlik

Bitti sanılan yerden başlamak

Bazı bitişler vardır; kapıyı sertçe kapatır, arkasına bile bakmaz. Bazılarıysa sessizdir. Ne tam biter ne de gerçekten devam eder. İşte insanı en çok yoran da bu belirsizliktir: "Bitti" dediğin yerde, kalbinin hâlâ bir ihtimal bırakması.Hayat çoğu zaman bize "tamam, buraya kadarmış" dedirtir. Bir ilişki, bir dostluk, bir hayal… Yorulursun. Kırılırs

Suçun yaşı düşerken sorumluluk kimde

Gözümüzün önünde duran ama çoğu zaman görmezden gelmeyi tercih ettiğimiz bir gerçek var: Suçun yaşı giderek küçülüyor. Bir çocuğun eline silah, bıçak ya da öfke tutuşturuluyorsa, burada durup düşünmek gerekir. Çünkü bu tabloyu yalnızca "suçlu çocuk" etiketiyle açıklamak, asıl sorumluları perde arkasında bırakmaktan başka bir işe yaramaz.Gözümüzün n

Yaşadığımız evler, kaybettiğimiz alışkanlıklar

Günümüz şartlarında artık önceliklerimizi yalnızca kendi ihtiyaçlarımız belirlemiyor. Çevresel faktörler, ekonomik zorunluluklar ve hızla değişen yaşam koşulları, nasıl yaşayacağımıza hatta nerede ve nasıl bir evde yaşayacağımıza bile yön veriyor. Eskiden "nasıl bir ev isterim" diye sorarken, bugün "hangi eve mecburum" sorusuyla karşı karşıya kalıy

İnsanın lüksü doğanın sonu

Günümüz dünyasında vahşi hayvanların "nesli tükeniyor" gerekçesiyle ya da insanları eğlendirmek amacıyla hayvanat bahçelerinde, sirklerde ve gösteri havuzlarında sergilenmesi, modern insanın görmezden gelmeyi tercih ettiği en ağır etik sorunlardan biridir. Bilimsel koruma söylemleriyle meşrulaştırılan bu uygulamalar, çoğu zaman ticari kazançla iç i

İnsan olmak bir çiçek meselesi

İnsan bazen kendini en iyi bir başka insanda değil, bir çiçekte tanır. Sessizce büyüyen, konuşmadan anlatan, varlığıyla hissettiren çiçekler… Belki de bu yüzden bir saksının başında durup uzun uzun bakarız onlara; çünkü orada bize ait bir hâl vardır. Her çiçek farklıdır. Aynı toprakta, aynı güneş altında yetişseler bile renkleri, kokuları, dayanıkl

Çaycılar ve Kahveciler

Bazı tercihler vardır; yalnızca damak zevki değil, karakter ipuçları da verir. Çay mı, kahve mi Masum görünen bu soru, aslında bir yaşam ritmini ele verir. Çünkü çay ve kahve, sadece içecek değil; birer alışkanlık, hatta küçük birer dünya görüşüdür.Çay, Doğu'nun sabrını taşır içinde. Demlenmeyi bekler, aceleyi sevmez. O yüzden çaycılar genellikle s

Teknolojik konfor ve azalan huzur

Hayatımızı kolaylaştıran onlarca yenilikle çevriliyiz… Bir tıkla sipariş veriyor, tek cümleyle kapımızın önüne her şeyi getirtebiliyoruz. Zaman kazandığımızı sanıyoruz fakat aslında kaybettiğimiz bir şey var: gerçeklik hissi.Kolaylık büyürken, hayatın kıymeti küçülüyor. Bugün geriye dönüp baktığımızda, çocukluğumuza dair ne varsa hepsi ayrıntılarda

Görmezden geldiğimiz gerçek

Hemen hemen hepimizin adını sıkça duyduğu, sonuçlarının ise tüm canlıları derinden etkileyebilecek kadar büyük olduğu bir felaket var: küresel ısınma. Bilim insanlarının yıllardır uyardığı bu gerçek artık hayatımızın tam ortasında duruyor. Öyle ki, yakın zamanda mevsimlerin bile alışılmış düzeninden çıktığına şahit olmaya başladık. Yağması gereken

Gülümse

Her gün, hikâyesini bilmediğimiz insanlarla karşılaşıyoruz. Kimi sadece yanımızdan sessizce geçip gidiyor, kimi ise farkında bile olmadan hayatımıza küçük bir iz bırakıyor. Şehir kalabalığının içinde birbirimize değmeden yürürken, aslında ne çok duygu, ne çok yük, ne çok umut bir arada akıyor fark etmeden. Otobüs durağında beklerken birkaç dakika s

Konforun Bedeli

Her şeyin kolayca ulaşılabilir olduğu bu çağda belki de en büyük kaybımız, sahip olduklarımızın değerini yitirmesi. Bir zamanlar peşinde koşulan, hayali kurulan pek çok şey bugün tek tıkla kapımızda. Bu rahatlık hayatı kolaylaştırıyor gibi görünse de, içten içe bir körleşmeye de sebep oluyor: Kıymet bilmemenin sessiz ama derin erozyonu. Alım gücünü