Esra Bozkurt

Yeni Birlik

Korurken Kırmak

Günümüzde dünyanın geldiği şartlar, anne ve babaların sorumluluklarını her zamankinden daha ağır hale getirmiştir. Özellikle çocuklarımızı korumak, onları kötü alışkanlıklardan ve yanlış arkadaşlıklardan uzak tutmak, ebeveynlerin en büyük mücadelelerinden biri haline gelmiştir. Sokakta, okulda ya da sosyal çevrede karşılaşabilecekleri tehlikeler ka

İçimdeki ışığı ararken

Bazı günler vardır; hayat sanki bütün ağırlığını omuzlarımıza bırakmış gibi gelir. Sabah uyandığımız anda içimizde bir sıkıntı olur, nedenini tam koyamasak da kalbimiz daralır. Gün daha başlamadan yorulmuş hissederiz. Her şey üst üste geliyormuş, ne yapsak düzelmeyecekmiş gibi düşünürüz. İşler yolunda gitmez, maddi sıkıntılar kapımızı çalar, beklem

Gücümüz birliğimiz

Türk milleti olarak bir araya geldiğimizde, aynı duygularda buluştuğumuzda ve kalplerimiz aynı ritimde attığında ne kadar güçlü ve ne kadar güzel olduğumuzu bir kez daha fark ediyoruz. Birlik ve beraberliğin verdiği o sıcaklık, insanın içini ısıtan bir umut gibi yayılıyor her yere. Dini ve milli değerlerimize olan bağlılığımız, bizi birbirimize ken

Aynadaki sen

İnsan, girdiği her ortamda aslında kendini anlatır. Konuşmasa bile duruşuyla, bakışıyla, tavrıyla bir iz bırakır. Çünkü kişilik yalnızca söylenen sözlerde değil; o sözlerin tonunda, seçilen kelimelerde ve sergilenen davranışlarda gizlidir. Hayatımızın her alanında, farkında olsak da olmasak da kim olduğumuzu ortaya koyarız.Hiç tanımadığımız biriyle

Biraz insan olmak yeterli

Bazı kurallar vardır; ne bir kitapta yazar ne de bir tabelada asılıdır. Kimse bize tek tek öğretmez onları. Okullarda dersi verilmez, sınavı yapılmaz. Ama yine de herkes bilir. Çünkü bu kurallar kanunlardan değil, vicdandan doğar. İnsan olmanın sessiz sözleşmesidir adeta.Gerçek dünyada, yazılı olmayan ama hayatı ayakta tutan belli başlı ilkeler var

Ertelenen hayatlar

Hayatımızın en büyük alışkanlığı ne diye sorsalar, çoğumuz "yoğunluk" deriz. Oysa asıl cevabı pek dile getirmeyiz: Ertelemek.Sürekli bir şeyleri erteliyoruz. Üstelik yalnızca işleri değil, hayatın kendisini.Bir maili, bir ödevi, bir randevuyu ertelemek kolay. Ama biz bununla kalmıyoruz; konuşmaları, yüzleşmeleri, kararları, hatta mutluluğu bile ert

Bitti sanılan yerden başlamak

Bazı bitişler vardır; kapıyı sertçe kapatır, arkasına bile bakmaz. Bazılarıysa sessizdir. Ne tam biter ne de gerçekten devam eder. İşte insanı en çok yoran da bu belirsizliktir: "Bitti" dediğin yerde, kalbinin hâlâ bir ihtimal bırakması.Hayat çoğu zaman bize "tamam, buraya kadarmış" dedirtir. Bir ilişki, bir dostluk, bir hayal… Yorulursun. Kırılırs

Suçun yaşı düşerken sorumluluk kimde

Gözümüzün önünde duran ama çoğu zaman görmezden gelmeyi tercih ettiğimiz bir gerçek var: Suçun yaşı giderek küçülüyor. Bir çocuğun eline silah, bıçak ya da öfke tutuşturuluyorsa, burada durup düşünmek gerekir. Çünkü bu tabloyu yalnızca "suçlu çocuk" etiketiyle açıklamak, asıl sorumluları perde arkasında bırakmaktan başka bir işe yaramaz.Gözümüzün n

Yaşadığımız evler, kaybettiğimiz alışkanlıklar

Günümüz şartlarında artık önceliklerimizi yalnızca kendi ihtiyaçlarımız belirlemiyor. Çevresel faktörler, ekonomik zorunluluklar ve hızla değişen yaşam koşulları, nasıl yaşayacağımıza hatta nerede ve nasıl bir evde yaşayacağımıza bile yön veriyor. Eskiden "nasıl bir ev isterim" diye sorarken, bugün "hangi eve mecburum" sorusuyla karşı karşıya kalıy

İnsanın lüksü doğanın sonu

Günümüz dünyasında vahşi hayvanların "nesli tükeniyor" gerekçesiyle ya da insanları eğlendirmek amacıyla hayvanat bahçelerinde, sirklerde ve gösteri havuzlarında sergilenmesi, modern insanın görmezden gelmeyi tercih ettiği en ağır etik sorunlardan biridir. Bilimsel koruma söylemleriyle meşrulaştırılan bu uygulamalar, çoğu zaman ticari kazançla iç i