Eren Aysan

Eren Aysan

Cumhuriyet
Kültür-Sanat / Sinema 108 yazı 0 takipçi

Dünyada küçük bir nokta

Geçtiğimiz yüzyıl başında dünya iki büyük paylaşım savaşından kan, acı ve gözyaşıyla çıktı. Ardından da egemenler soğuk rüzgârlar arasında kalsa dahi bölgesel çatışmalar dışında yaygın bir savaş düşüncesine kendini kaptırmaktan kaçındı. Zaten çoktan sömürge düzeni başkalaşmış, toprak yerine üretimi ekonomik olarak kontrol altında tutmak yeni bir mo

Bizim burada ne işimiz var

Mussolini, 9 Kasım 1926'da kendisine yapılan bir saldırıyı bahane ederek olağanüstü hal yasalarını uygulamaya koydu ve ilk iş olarak da muhaliflere gözdağı verdi. Antonio Gramsci, parlamenter dokunulmazlığı olmasına rağmen diğer komünistlerle birlikte tutuklandı. Davada faşist rejiminin savcısı Michele Isgro, "Bu beynin çalışmasını yirmi yıl süreyl

Hakikat ve yalan

İtalyan yazar Luigi Pirandello'nun simgesel eserlerinden biri olan IV. Henry'de gerçeklik ve yalana dair unsurlar arka arkaya sıralanarak eğlenceli bir komedi çıkar ortaya. Oyunun merkezinde bir at kazasında kafasına darbe olan ve bunun sonucunda da kendisinin IV. Henry olduğuna inanan bir adam vardır. Oyun dünyası sahte olan her şeyi içerir. En ya

Siyaset halk için yapılır, halka rağmen değil!

Dino Buzzati'nin "Tatar ölü" romanında, askeri okuldan yeni mezun Teğmen Giovanni Drago, bir sonbahar sabahı ilk görev yeri olan ve Kuzey Krallığı'nın sınırında bulunan Bastiani Kalesi'ne gider. Günler göz açıp kapayıncaya kadar geçer. Yaşamı, yaklaşık otuz yıl kaldığı kaleden eve dönüş yolunda, bir han odasında son bulur. Aslında kaleye dört aylığ

Siyaset bir varmış bir yokmuş

Jose Saramago'nun "Ölüm Bir Varmış Bir Yokmuş" romanında günlerden bir gün ülkenin birinde ölüm, insanlardan can alma görevinden bir süreliğine vazgeçer. Öte dünyaya gidiş biletinin ortadan kalkmasıyla birlikte yaşamasından umut kesilen hastalardan, en ağır yaralılara kadar kimse ölemez. Ülkenin dört köşesinde derin bir sevinç kaplar herkesi. Adeta

Benim Cumhuriyet'im

ok kıymetli gazeteci-yazar Adnan Gerger ağabeyimin geçtiğimiz günlerde gazetemizin yayınlarından "Önce Cumhuriyet" kitabı çıktı. alışmada, "Cumhuriyet" gazetesinin kuruluş öyküsü ayrıntılandırılıyor; geçmişten günümüze geçirdiği dönemeçler anlatılıyor. Hep göz önünde bir gazete de olunca içeriden ve dışarıdan yıkmak isteyenlerin, egemenlik kurmaya

Maden işçileri ve umut

Ülkemizde maden ocağı ile ilintili ilk öykü Nahit Sırrı Örik'in 1929 yılında yayımlanan "Kırmızı ve Siyah" adındaki öykü kitabında yer alır. Cemil, Zonguldak'ta maden ocağında çalışan bir mühendistir, evlidir. İşletme müdürünün eşi Madam Harden'e âşık olur. Örik, öykü kişisi Cemil'in taşıdığı duyguları "mağlubiyet" ve "zafer" üzerinden ele alır. Ge

Cemil Eren'i düşünürken...

Cemil Eren'in hayatı, bankeri ressamlığa tercih eden Gauguin gibi, gerçeklikle düşün masasında dans ettiği bir kimliğin hikayesiydi—ama sanat, muhalefeti sadece tolere mi etti, yoksa onu tüketmiş mi?

Günlük yaşamda iki sıradan sözcük: Liyakat ve denetim

Gücü elinde tutanların çocuklarının şiddeti normalleştirdiği bir ülkede, sessizlik yasası devlet tarafından mı dayatılıyor?

İyi insanda yaşama direnci

Kapitalist sistem insanı uyuşturarak rutin hayata mahkûm ederken, şiir ve direniş bize yaşamın değerini yeniden hatırlatabilir mi?

Bir Zamanlar Amerika ve Özgürlük Heykeli

Lincoln köleliği kaldırdı ama bugünün Amerika sınıfsal ayrımcılığı modernize etti; acaba ekonomik şiddet, ırkî şiddetten daha az görülür mü?

Tutuklanan gazeteciler ve İsmail Arı

Bizim coğrafyamızda yayımlanan ilk gazetelerden biri "Tasvir-i Efkâr"dı. Kurucusu Şinasi, üç yıl boyunca muntazam çıkarmayı başardı gazeteyi. Tutuklanmasından tedirgin olduğundan 1865 yılının ilkbaharında Paris'e kaçtı. Bu defa "Tasvir-i Efkâr"ın başına Namık Kemal geçti. Genç Kemal, 25 yaşında bir delikanlıydı. "Şark Meselesi" adlı bir yazı dizisi