Eren Aysan

Eren Aysan

Cumhuriyet
Kültür-Sanat / Sinema 114 yazı 0 takipçi

Değişen rüzgara karşı korunaklı alan...

Memleket bir acayip hava dalgasının içinde salınıp duruyor: Sabah güneş, öğlen fırtına, akşam yağmur. Siyaset sahnesinde yaşananlardan toplumsal ruhumuza uzanan alacalı dizge atmosferle koşut bir ortam yaratıyor. Bunalım barometremizin yüksekliği olağandışı olsa da içinde bulunduğumuz koşullara o kadar alıştık ki... Umudumuz, "Ah bir yağmur yağsa v

Bir kahraman yaratmak

Son birkaç gündür güzel ülkemiz bir pop yıldızının kurduğu Ahbap Derneği üzerinden özellikle deprem zamanında yapılan yardımların büyük bir suistimale uğradığını yargı kararı üzerinden konuşuyor. Bu garip öykü tam da Brecht'in, "Ne yazık kahramanlar yetiştiren toplumlara..." sözünün kaba bir özeti gibi. Yazar, her zamanki gibi diyalektik düşüncesi

Affedersin yoldaş... Ne olur diren!

Ahmet Telli bir hastane odasında yaşam savaşı veriyor. Oysa zihnimdeki fotoğrafta doksanlı yılların başında ve bir ilkbahar akşamında. Ankara nergis kokusuna teslim olmuş çoktan. Okul çıkışı Mülkiyeliler Birliği'ne koşarak giriyorum. Beyaz örtülü bir masada annemle oturuyor. Bir şiiri kanatlandırıyorlar. Taptaze bir şiir hem de. Adı: Asmin. "Asmin,

Bu yıl da 2 Temmuz geçti. Şimdi dağılabiliriz!

Hayatın bize sunduklarını kaldırmakta güçlük çektiğimiz, kendi içimize konuşsak da çözüm bulamadığımız, var olan gerçeklik karşısında elimizin kolumuzun bağlandığı zamanlar var. Her yıl olduğu gibi bu yıl da Sivas katliamının senei devriyesinde dört döndüğüm, ayrıntıları hafızamda tazelediğim, yeni bir hatıra kapımı çalarsa nefessiz kaldığım o meşu

Anlamın ardından seslenen yeni bir dergi: ArtAnlam

Bir zamanların tanınan gazetecisi Baki Süha Edipoğlu, Necati Cumalı ile ilgili anısını "Bizim Kuşak ve Ötekiler" kitabında şöyle aktarır: "Necati, on beş gün, yirmi gün, belki de bir ay merakla bekledi. Şiirleri bir türlü Varlık dergisinde çıkmıyordu. Bir gün bana geldi, ümitsiz hatta kederliydi: 'Ben size söylemedim mi Bu Yaşar Nabi Bey benim şiir

Sarıyer Belediyesi Fakir Baykurt Öykü Ödülleri

Galeano, toplumsal bellek oluşturmada en önemli görevin yalnızca tarihçilere bırakılamayacağını söyler; sanatçılara da sorumluluğunu hatırlatır. Son yıllarda özellikle kimi belediyelerin düzenlediği edebiyat fuarları ya da festivallerin görkemli buluşmalarla bellek oluşturma adına önemli bir girişim olduğu söylenebilir. Sanatçıların sözünün ağırlığ

Dünyada küçük bir nokta

Geçtiğimiz yüzyıl başında dünya iki büyük paylaşım savaşından kan, acı ve gözyaşıyla çıktı. Ardından da egemenler soğuk rüzgârlar arasında kalsa dahi bölgesel çatışmalar dışında yaygın bir savaş düşüncesine kendini kaptırmaktan kaçındı. Zaten çoktan sömürge düzeni başkalaşmış, toprak yerine üretimi ekonomik olarak kontrol altında tutmak yeni bir mo

Bizim burada ne işimiz var

Mussolini, 9 Kasım 1926'da kendisine yapılan bir saldırıyı bahane ederek olağanüstü hal yasalarını uygulamaya koydu ve ilk iş olarak da muhaliflere gözdağı verdi. Antonio Gramsci, parlamenter dokunulmazlığı olmasına rağmen diğer komünistlerle birlikte tutuklandı. Davada faşist rejiminin savcısı Michele Isgro, "Bu beynin çalışmasını yirmi yıl süreyl

Hakikat ve yalan

İtalyan yazar Luigi Pirandello'nun simgesel eserlerinden biri olan IV. Henry'de gerçeklik ve yalana dair unsurlar arka arkaya sıralanarak eğlenceli bir komedi çıkar ortaya. Oyunun merkezinde bir at kazasında kafasına darbe olan ve bunun sonucunda da kendisinin IV. Henry olduğuna inanan bir adam vardır. Oyun dünyası sahte olan her şeyi içerir. En ya

Siyaset halk için yapılır, halka rağmen değil!

Dino Buzzati'nin "Tatar ölü" romanında, askeri okuldan yeni mezun Teğmen Giovanni Drago, bir sonbahar sabahı ilk görev yeri olan ve Kuzey Krallığı'nın sınırında bulunan Bastiani Kalesi'ne gider. Günler göz açıp kapayıncaya kadar geçer. Yaşamı, yaklaşık otuz yıl kaldığı kaleden eve dönüş yolunda, bir han odasında son bulur. Aslında kaleye dört aylığ

Siyaset bir varmış bir yokmuş

Jose Saramago'nun "Ölüm Bir Varmış Bir Yokmuş" romanında günlerden bir gün ülkenin birinde ölüm, insanlardan can alma görevinden bir süreliğine vazgeçer. Öte dünyaya gidiş biletinin ortadan kalkmasıyla birlikte yaşamasından umut kesilen hastalardan, en ağır yaralılara kadar kimse ölemez. Ülkenin dört köşesinde derin bir sevinç kaplar herkesi. Adeta

Benim Cumhuriyet'im

ok kıymetli gazeteci-yazar Adnan Gerger ağabeyimin geçtiğimiz günlerde gazetemizin yayınlarından "Önce Cumhuriyet" kitabı çıktı. alışmada, "Cumhuriyet" gazetesinin kuruluş öyküsü ayrıntılandırılıyor; geçmişten günümüze geçirdiği dönemeçler anlatılıyor. Hep göz önünde bir gazete de olunca içeriden ve dışarıdan yıkmak isteyenlerin, egemenlik kurmaya