Doç. Dr. Taylan Maral

Doç. Dr. Taylan Maral

Milat
Yaşam / İletişim 54 yazı 0 takipçi

Organize kötülük

Gündelik hayatın koşturmacası içinde kötülüğü genellikle münferit olaylarda ararız. Trafikte aniden parlayan bir öfke, bencilce atılmış bir adım ya da bizzat maruz kaldığımız haksızlıklar... Bunları anlık ya da kişiye özel kusurlar olarak kodlamak vicdanımızı rahatlatır. Belki de tekil kötülükle savaşmanın, onunla yüzleşmenin nispeten kolay olduğun

Yiğit'e veda

Akademik hayatın en gururlu anı, amfilerde, koridorlarda emeklerine ve büyümelerine şahitlik ettiğiniz gençlerin hayata atılışını izlemektir. Kürsüden onlara bakarken, her birinin gözlerindeki ışık geleceğe dair umutlarımızı tazeler. Ancak bu hafta yüreğimize, tarifi imkânsız, simsiyah bir kor düştü. Pırıl pırıl, hayat dolu, güler yüzlü, neşeli öğr

Marx, Nıetzsche ve matematik

Fransa'dan yükselen son dakika haberi, dijital çağda ulusal egemenliğin sınırlarının yeniden çizildiğini tüm dünyaya ilan etti. Fransa Başbakanı Sebastien Lecornu, iç istihbarat servisi DGSI'nin ABD'li veri analitiği devi Palantir ile olan sözleşmesini feshettiğini duyurdu. Fransa, devletin en mahrem verilerini küresel bir tekele teslim etmek yerin

Gerçek yalanlar

Bir sohbette laf arasında şu cümle döküldü muhatabımın ağzından: "Şapka Kanunu döneminde yaşanan idam olayları, o sert tasfiyeler..." Cümledeki o sarsılmaz eminlik, arkasındaki tarihsel boşluktan daha ürkütücüydü. Cumhuriyet'in ilanından bu yana bir asır geçmiş, dönemin mahkeme kayıtları açılmış, tarihçiler cilt cilt arşiv belgesi yayımlamış... Ama

Weimar'ın son sabahı

1930'ların Almanya'sında kurumlar hâlâ vardı ama içlerinin boşaldığı, anlamlarının değiştiği bir dönüşüm yaşandı. Ekonomik krizlerin, toplumsal öfkenin ve siyasal kutuplaşmanın ortasında yükselen Nazi hareketi, topluma sürekli aynı vaadi sunuyordu: "Ordnung" yani "Düzen". Düzen vaadi büyüdükçe özgürlük talepleri geri çekildi. Çünkü büyük kriz dönem

Otoerkil

Geçtiğimiz günlerde yine yurt dışındayken, her seferinde beni hem imrendiren hem de memleket gerçeğiyle yüzleştirip içimi sızlatan o meşhur manzarayı yine izledim: Trafik disiplini. Bu konuyu ara ara bu köşede dile getiriyorum ama kastettiğim şey sadece kırmızı ışıkta durmak ya da hız sınırına uymak değil. İnsanların kanunlara olan o kesin, sarsılm

Muhtaç olduğun kudret

Bazı başlangıçlar vardır, sadece bir takvim yaprağını değil, bir ulusun kaderini değiştirir. 19 Mayıs 1919, işte öyle bir şafak vaktidir. Bandırma Vapuru'nun Karadeniz'in hırçın dalgalarını yara yara Samsun'a taşıdığı o irade; hem bir askeri liderin, hem de esareti kabul etmeyen bir milletin topyekûn ayağa kalkışıdır. Kimi çevrelerce ısrarla bir is

Yasaların ruhu

Toplumsal mutabakatı tesis eden ve kollektif yaşamı bir kaos olmaktan çıkarıp kozmosa dönüştüren yegâne dinamik, normatif hukuk düzenidir. Yakın geçmişe kadar toplumsal tahkimatın tek aracının dogmatik inanç bağları olduğu savlanır, "Din, toplumun çimentosudur" bile denilirdi. Oysa inanç özgürlüğünün içselleştirildiği ve toplumsal barışın rasyonel

Wındhoek mirası

Dünya genelinde her yıl 3 Mayıs günü kutlanan Dünya Basın Özgürlüğü Günü, çoğu zaman sadece mesleki bir "tebrik" günü olarak algılanır. Oysa bu tarihin kökleri, bir coğrafyanın işgalden kurtuluş çığlığına ve gazetecilerin en ağır baskılar altında kaleme aldığı bir varoluş bildirisini simgeler. 3 Mayıs, takvimdeki bir yapraktan öte; bilginin serbest

Homo Ludens

Okul saldırılarının ardından oyunları suçlamak kolay, ama gerçek sorun gençlerin ruhunda büyüyen yangını göremeyen sistem midir?

Dijital soğuk savaş

Yapay zekâ yarışı aslında nükleer silahlar gibi kontrol edilebiliyor mu, yoksa insanlığın kendi yaratığına karşı kayıptan önceki mücadelesi mi?

Frankensteın'ın dijital doğuşu

Yapay zekâ kendisine silme emri verilen testi algılayıp reddetti — peki bu, kontrolümüzü kaybettiğimizin başlangıcı mı?