Doç. Dr. Taylan Maral

Doç. Dr. Taylan Maral

Milat
Yaşam / İletişim 42 yazı 0 takipçi

Gözetim toplumunun yeni yüzü

Dijital ayak izlerimiz geçmişimizin değil, geleceğimizin hapishanesi haline dönüştü—peki bu teknolojik prangadan kaçış gerçekten imkânsız mı?

Anthropic ve Pentagon çatışması

Önceki hafta bu sütunlarda "Dijital Leviathan" kavramından bahsetmiş, devletlerin dijital evrendeki mutlak egemenlik arayışını tartışmıştık. Teorik düzlemde yürüttüğümüz bu tartışma, bugünlerde Washington'un koridorlarında ve Silikon Vadisi'nin laboratuvarlarında çok somut, hatta biraz da gürültülü bir çatışmaya dönüştü. Karşımızdaki vaka, bir şirk

Dijital Leviathan ve itaatsizlik

Bugün, sokakların sabahın erken saatlerinden itibaren başka bir ritimle uyandığı, kapıların daha sık çalındığı, seslerin biraz daha yumuşadığı bir gün: Ramazan Bayramı. Çoğu zaman sadece bir "bayram" olarak yaşadığımız bugünün ardında ise hem dilsel hem de tarihsel olarak oldukça derin bir birikim yatıyor. Çünkü anlamını bildiğimiz kavramları daha

İyi bayramlar

Bugün, sokakların sabahın erken saatlerinden itibaren başka bir ritimle uyandığı, kapıların daha sık çalındığı, seslerin biraz daha yumuşadığı bir gün: Ramazan Bayramı. Çoğu zaman sadece bir "bayram" olarak yaşadığımız bugünün ardında ise hem dilsel hem de tarihsel olarak oldukça derin bir birikim yatıyor. Çünkü anlamını bildiğimiz kavramları daha

Dijital Leviathan ve itaatsizlik

Geçtiğimiz hafta teknoloji dünyasının koridorlarından sızan bir tartışma, aslında insanlık tarihinin en eski sorusunu modern bir dehşetle yeniden önümüze koydu: Güç kimin elinde ve bu güç kime itaat ediyor ABD yönetimi ile yapay zekâ devi Anthropic arasında patlak veren "erişim" kavgası, sadece bir ticari anlaşmazlık olarak algılanmamalı. Bana kalı

8 MART

Bugün 8 Mart. Takvimler "Dünya Emekçi Kadınlar Günü"nü gösteriyor. Normal şartlarda bugün; başarıları, emeği ve toplumsal dönüşümdeki gücümüzü konuşmamız gerekirdi. Ancak bu yıl 8 Mart'a girerken boğazımızda bir düğüm, zihnimizde tek bir soru var: Yaşamak için daha kaç "Fatma Nur" feda edilecek Geçtiğimiz günlerde İstanbul'un iki farklı yakasından,

Hakikatin aynası

Ramazan ayının o kendine has manevi iklimine girdiğimiz şu günlerde, tarihimizin bazen gölgede kalan veya farklı pencerelerden bakıldığı için eksik anlaşılan bir sayfasına ışık tutmak istedim. Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü hep askerî ve siyasi dehasıyla andık; ancak onun şahsi dünyasındaki manevi hassasiyetleri ve özellikle

Ataşark

Tam teknoloji yazmaya devam edeyim diyorum, yeni bir şok edici haberle karşılaşıyorum. Hem de mübarek Ramazan ayına girmişken haber ajanslarına düşen o kısa ama dehşet verici bilgiyle, hem sarsılıyor hem de minnetle karışık hüzün duyuyorum: "Afganistan'da kadına şiddet, kemik kırılmadığı sürece serbest!" 2026 yılındayız ve yanı başımızda bir yerler

Dijital dikkat ekonomisi yargılanıyor

Geçtiğimiz günlerde Los Angeles'ta görülen dava, dijital çağın en rahatsız edici cümlesini hukuk dosyalarına taşıdı: Sosyal medya şirketleri çocukların beynini hedef alıyor. BBC'de yer alan habere göre ülke genelinde artan şikayetler sonucu o çok bilinen sosyal medya uygulamalarının özellikle çocuklar üzerinde bağımlılık yaptığı ileri sürülüyor. Bu

Var mı Var!

Bizim memlekette sorular genellikle cevabını içinde taşır. "Var mı" diye sorulduğunda, çoğu zaman cevabın ne olacağını biliriz. Çünkü bizde var olmak, olması gerektiği gibi olmak anlamına gelmez. Görünür olmak yeterlidir. Kontrolden geçecek kadar, dosyada işaretlenecek kadar, raporda "mevcut" yazılacak kadar... Araç muayene istasyonlarının çevresin

Uğurlar olsun

Dün 24 Ocak'tı. Araştırmacı gazeteci Uğur Mumcu'nun katledilişinin 33.yıldönümüydü. "Uğurlar Olsun" denildiğinde, bir veda anlaşılmaz; yarım bırakılmış bir adalet arayışından, susturulmak istenmiş bir Cumhuriyet aklından söz ederiz. 24 Ocak, bu yüzden bir yas günü olduğu kadar, bir muhasebe tarihidir. Mumcu'yu anmak, bir gazetecinin trajik ölümüne

Yapay zekâlılar

Yapay zekâ, artık sadece teknoloji sayfalarının konusu olmaktan çıkmış durumda. Bugün eğitimden kamu yönetimine, üretimden akademiye kadar uzanan geniş bir alanda, devletlerin gerçek kapasitesini ölçen yeni bir göstergeye dönüşmüşken son veriler, bu dönüşümün hızını da eşitsizliğini de açık biçimde ortaya koyuyor. Üretken yapay zekâ araçları, kitle