Asu Maro

Milliyet

Bir tık'ın peşinde

"Ama bir noktada bir eleştirmen kitaba yakından bakar. Aykırı bir eleştiri yazısı yazar çünkü tıklama sayısı peşindeki editörler aykırı yorumlardan yanadır her zaman. Ya hepimiz yanıldıysak Şüphe tohumları ekmek işte bu kadar kolay. Sırf tartışmak için tartışan netandaşlar hikâyede boşluklar arar. Karakter suikastleri başlar. Hep birlikte çamura yu

Ne istediğini bilen modern kadın

Film – dizi piyasasında 'kadın işi' diye bir tabir var son yıllarda. 'Normali' erkek işi olduğu ve sürekli kadınların kenar süsü olduğu işler üretildiği için buna bir isim konması gerekti. Ne yapalım, bir kadının odakta olduğu hikâyeler anlatalım. Gelgelelim bunlar da yine – bir erkek tarafından yazılsa da yazılmasa da - erkek bakışıyla anlatılmaya

İkonik diziye tatsız final

İlk bölümünü bugün gibi hatırlarım (muhtemelen 10 kere izlemiş olmamın da bunda payı var); genç bir İngiliz kadın gazeteci Londra'dan New York'a taşınıyor. Bir galeri açılışında yakışıklı bir bankacıyla tanışıyor. 'İlk görüşte aşk!' ve tam iki hafta sürecek bir rüya... Her anları beraber geçiyor, gelecek planları, büyük büyük sözler ve sonunda bera

Geri tepen silahlar

Bir akşam etkinliği olarak kalkıp korku filmine gitmeyeli çok olmuş, bunun neden keyifli bir deneyim olduğunu salondaki çığlıklarla, sona doğru da sinir bozukluğu destekli kahkahalarla hatırladım, önce onu söylemeliyim. Film izlemek evimizde tek başımıza tercih ettiğimiz bir şey hâline geldi ama karanlık bir sinema salonunda, hep beraber daha keyif

En karanlık distopya

Günlerdir aklımda Bertrand Tavernier'nin "La Mort En Direct" (Türkiye'de "Naklen Ölüm" ve "Ölümü Beklerken" isimleriyle seyirci karşısına çıktı) filmi dönüp duruyor. 1980 yapımı, lüzumsuzca ileri görüşlü bir film. Aslında ileri görüşlü olan "The Continuous Katherine Mortenhoe" adlı bilim kurgu romanının yazarı David Guy Compton, çünkü film ondan uy

Bergama'da dönüşümün başlama vuruşu

Bir sanat festivali neden düzenlenir Büyükşehirlerden değil Ege'nin bir kasabasında ya da söz gelimi İzmir'in bir ilçesinde düzenlenen bir festivalden söz ediyorum. Evet, tabii, oranın halkı ulaşamadığı sanatçıların performanslarını izleyebilsin, mesleğin ustalarıyla öğrenciler, gençler bir araya gelip deneyim aktarımı yapabilsin, atölyeler düzenle

Dünya daha renkli bir yer olsun diye

Bana uzun zamandır hayatın yaşanılası, insanın (isterse) sevilesi olduğunu hatırlatan bir sosyal medya hesabı var. 'Gerçek' hayatta tanımadığım, hiç yüz yüze gelmediğim ama güçlü ve dürüst kalbiyle tanıdığım pek çok insandan daha gerçek bulduğum bir sanatçı. İsmi Evre Başak (Okumuş) Clarke. Mimar Sinan Üniversitesi'nde moda tasarımı okumuş ama kend

Sadakat'e can veren kadın

Ben Kanal D'nin "Uzak Şehir" dizisini geç keşfedenlerdenim. "Bir ağa dizisi daha mı" diye uzak durdum, herkes önerdikçe ayak diredim, sonunda yaz geldi, sezon bitti, ben bölümleri peş peşe izleyerek devirdim hepsini. Alya – Cihan çiftinin seyri çok keyifli uyumunun ve tüm diğer karakterlerin hakkını teslim ederek söylemeliyim ki dizideki Sadakat Al

Çok özel bir karaktere veda

Bazı filmler var, insanı hayatının pek çok yerinden yakalıyor ve onunla beraber yola devam ediyor. İz bırakan filmler. Benim için Aslı Özge'nin son filmi "Faruk" böyle olmuştu. Ana karakteri yönetmenin 90'lı yaşlarındaki babası Faruk Özge olan film, asıl meselesi kentsel dönüşüm olsa da müthiş bir baba – kız ilişkisi anlatıyordu. Annenin erken kayb

‘Aynatuvar’dan sahnelere

Adına 'göbek dansı' denilen, 'oryantal' denilen dansın markasının Nesrin Topkapı olduğu yıllarda büyümüş çocuklarız biz. Dansöz demek Nesrin Topkapı demek. Özellikle de yılbaşı gecesi demek. Işıl ışıl kostümü (meğer gizli ampuller dikermiş içine) ve âdeta insanı büyüleyen figürleriyle birçok kız çocuğunun büyüyünce dansöz olmaya karar verip gerdan