Asu Maro

Milliyet

Sırada hangi canlı var

Sizce insan neden büyükşehirden 'kaçıp' denize yakın bir köyde yaşamak ister Bir zamanlar klasikleşmiş 'Bir Ege kasabası' emeklilik düşünün altında yatan istek neydi mesela Herhalde temiz hava idi, daha sakin akan bir hayat, sessizlik, doğayla baş başa olma imkânı, böyle şeyler. O 'baş başa olunacak' doğada da ağaçlar var, hayvanlar var, göller, de

Seyirciyi üretime tanık eden sergi

Kendisiyle yıllar önce Radikal gazetesinde beraber çalışmış ve pek çok çizim anına tanıklık etmiş olmama rağmen "Bizim çizerken tepende dikilmemiz seni rahatsız etmiyor değil mi" diye soruyorum önce. Aradan 30 yıl kadar bir zaman geçti, o zamanlar çok yetenekli gencecik bir delikanlı olan Kutlukhan Perker bugün dünyaca ünlü bir çizer, biyografileri

Kolektif sevgi

Bendeki mutluluğun arayıp da bulamadığım adını, komşum / arkadaşım yazar Seray Şahiner koydu: "Birinin bu kadar kolektif bir şekilde sevildiğini görmek çok iyi geldi" dedi. Tam da buydu pazartesi gecesi hissedilen, 100 kişilik kolektif bir sevgi çemberi. Ortasında da basınımızın 'duayen' ismi denilemez, nefret eder o sözden, temel taşlarından diyey

Gencin de genci var

Yaş almanın kadınlara getirileri (varsa) ve götürüleri son yıllarda pek çok dizinin – filmin konusu oldu, olmaya da devam ediyor. İsabet çünkü yaş ayrımcılığı da aynen devam ediyor. Sanırsınız yıllar bir tek kadınlar için geçiyor, erkek dünyasında başka bir takvim işliyor. Ama iyi haber, buna dikkat çekildi bir kere. En azından artık 50 yaşındaki '

İletişememe çağında ilişki

'İletişim çağı' tanımının tersinin hakkını veren bir isim var mı emin değilim. Elinde yekdiğerine ulaşabilmek için her türlü 'teknolojik' olanağın var ama sen hiçbirini tercih etmiyorsun, ne diyelim buna En az izlerken bizi delirten kötü dizilerdeki kadar kopuk, iletişim ağımız. Hani bütün düğüm insanların birbirine gerçeği söylememesinden ibaretti

Şiraz'dan bırakılan şişedeki mektup

Seyirciye merak unsurunu en baştan veren bir efsanesi var oyunun: "Prova yok, yönetmen yok, ön hazırlık yok". Upuzun bir oyuncu listesi var; her gece bir başka oyuncu çıkacak sahneye, "Beyaz Tavşan Kırmızı Tavşan"da. Bir doğaçlama tiyatrosu mu söz konusu Hayır, çünkü metin var. Üstelik yazarının dışına çıkılmamasını talep ettiği bir metin. Ve yok a

Parmak sallamayan mizah

Ata Demirer, gerek sahnede gerek ekranda ya da perdede yaptıklarını hep takip ettiğim bir komedyen. Sevdiğim birçok filmi var, "Tek Kişilik Dev Kadro" gösterisinde çok gülmüştüm, buna rağmen "Ata Demirer Gazinosu"nu yakalamakta biraz geç kaldım. Yakın çevremdeki arkadaşlarımın ikinci – üçüncü turlarına denk geldi benim gidişim. Sanırım uzun zamandı

Babunlar antiloplara karşı

Hırsız sözcüğünün çağrışımlarını gözden geçirdim. Ne çağrışımı olacak aslında, kendisine ait olmayan bir şeyi çalana, başkasının malına mülküne el koyana deniyor. Olumsuz bir sözcük. Ama acaba bu baktığımız yere göre değişebilir mi Ekonomik koşullara, çalınan şeyin niteliğine ya da çalan kişinin ihtiyacına / çalma sebebine ve bir sürü başka etkene

İyi gelen bir şiir gibi

Aile bağları / bağlantısızlıkları insanın inşasında ne kadar önemli yer tutuyorsa sanatı da o kadar meşgul etmeye devam ediyor. Hayatımızın geri kalanında üzerine ne koyarsak koyalım derdimiz hep o 'temelle' oluyor çünkü. Ve evet çiğnene çiğnene sakıza dönse de aslında Tolstoy en kestirmesinden söylemiş: 'Her mutsuz ailenin kendine özgü bir mutsuzl

Atatürk Evi'nin kaderi değişiyor

Önceki yıl yaptığım kısa bir seyahatten bir sürü şey öğrenerek dönmüştüm. İzmir'e uçakla gidip oradan hemen bir trenle hop diye Çamlık'a varmak bir kere, bu şahane demiryolu hattını öğrenmemi sağlamıştı. Anadolu'nun en eski demiryolu hattıydı bu. Osmanlı Hükümeti'nin verdiği imtiyazla Ottoman Railway Company adlı İngiliz şirketi tarafından inşa edi