Ahmet Can Karahasanoğlu

Yeni Akit

Yirmi bin lira kâğıt üzerinde yetiyor, hayatta yetmiyor

Yirmi bin lira kâğıt üzerinde yetiyor, hayatta yetmiyor AHMET CAN KARAHASANOĞLU Uzun yürüyüşlerin en güzel yanı, yaşlı, tanımadığınız bir adamla karşılaşmaktır. Yaşlılık, korkulacak biri olmayan insan hissi uyandırır. Gücü tükenmiş birinden büyük zarar gelmeyeceği düşüncesi olabilir bunun sebebi. Yine öyle uzun yürüyüşlerin durağı diye adlandırdığı

Kesintisiz eğitim masalı: Köy okulları nasıl yok edildi

Kesintisiz eğitim masalı: Köy okulları nasıl yok edildi AHMET CAN KARAHASANOĞLU Türkiye'nin en önemli sorunlarından biridir 8 yıllık eğitim. Bu sorun yeterince konuşulmadığı için içerden kanayan bir yara gibi… İç kanamalar çoğu zaman aniden öldürür. Büyük şehirlerden yüksek apartmanlardan bakıldığında kulağa hoş gelen kesintisiz eğitim gerçekten re

Kaçırılmadı mı, yakalandı mı Medya dilinin güçle imtihanı

Kaçırılmadı mı, yakalandı mı Medya dilinin güçle imtihanıAhmet Can Karahasanoğlu Bazen gerçeği saklamanın en etkili yolu, doğru kelimeyi kullanmamaktır. Ama saklanan şeylerin bir anda daha yüksek bir sesle ortaya çıkması da kaidedendir. Güç ilişkilerinin tekeliyle şekillenen dünyanın en büyük mahareti de budur. Göz önündekini uzak, uzaktakini de ya

Ölen bebek kutsal aile ve dilenciler

Ölen bebek kutsal aile ve dilenciler AHMET CAN KARAHASANOĞLU Fatih'te yaşanan trajik olay, insanın içini yavaş yavaş karartan türden. Küçük bir bebek, yalnızca günler içinde açlık ve ihmal yüzünden hayatını kaybetti. 5 Kasım'da dünyaya geldiği, 7 Kasım'da 3,2 kilogram ağırlıkla taburcu edildiği, öldüğünde ise kilosunun yaklaşık 2 kiloya düştüğü ve

Eşikler, gölgeler ve yüzleşmeler

Eşikler, gölgeler ve yüzleşmeler AHMET CAN KARAHASANOĞLU Her şey kapı eşiğinde başlar. İnsan ruhu, eşiğin ne tam içinde ne de tam dışında tekinsiz bir boşluktadır. Bir ayağınız içeride, diğeri dışarıdadır; tıpkı sallanan bir sarkaç gibi iki dünya arasında gidip gelirsiniz. Acıların içinde boğulma arzusu ile hedonist bir boşluğa sürüklenme isteği ar

Hayatın dalına tutunmak

Hayatın dalına tutunmak AHMET CAN KARAHASANOĞLU Tolstoy, İtiraflarım adlı eserinde bir Şark hikâyesinden ilhamla, bozkırda yol alan talihsiz bir seyyahın ibret dolu serüvenini anlatır. Seyyah, azgın bir canavar tarafından kovalanmaktadır. Kaçmak için önüne çıkan kurumuş bir kuyuya atlar; fakat kuyunun dibinde bu kez onu yutmak için bekleyen bir ejd

Mutlu hayat yoktur!

Mutlu hayat yoktur! AHMET CAN KARAHASANOĞLU Zamanı durma noktasına getiren uzun suskunlukların müntesipleri, içinde bulundukları ânı doğru okuyamaz; çünkü zaman, onların elinde ucu görünmeyen bir makaraya dönüşür. Oysa ömür kırılmış bir vazonun masada unutulmuş parçaları gibidir. Elini uzattığında kesiği hatırlarsın, güzelliğini değil. Ve genelde i

Hüzün çağının felaketi

Hüzün çağının felaketi AHMET CAN KARAHASANOĞLU Tolstoy mutsuzluğu tek cümlede özetlemişti: "İnsan, başkalarının gözünde iyi görünmek için kendinden ödün verir; işte mutsuzluğun kaynağı buradadır." Olgunlaşmamış insan fıtratı işte böyle muazzam bir ifadeyle özetlenir. Muhatabın tepkisine göre pozisyon aldıkça anlamsızlık artar, iç disiplin deforme o

Ağca neden Papa'dan önce İznik'e gitti

Ağca neden Papa'dan önce İznik'e gitti AHMET CAN KARAHASANOĞLU Anlaşılabilir tuhaflıklar ülkesindeyseniz hızlı yorumlayabilme kapasitesine sahip olmalısınız; aksi takdirde düş gücüne dair her şeyi berbat edebilirsiniz. Ağca'nın Papa'dan önce İznik'e gelmesi de bu türden bir tuhaflık. Anlaşılabilir tuhaflıklarda geçmişle buluşma takıntısı dikkat çek

Yoksul ve onurlu babaların dramı

Yoksul ve onurlu babaların dramı AHMET CAN KARAHASANOĞLU Öyle anlar vardır ki kimse duymaz, ama derin acıların çığlıkları siren çalar. Bir yoksul babanın hayatıdır sadece o sirenin sesini duyan. Cebinde taşıdığı bozuk paraların miktarı kadardır umudu. İstanbul'un kenar mahallelerinde sabahın ilk ışıklarıyla evinden çıkar o baba. Çocuklarının uyku k